ABD Merkez Bankası’nın (Fed) aralık ayında gerçekleştireceği yılın son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde, Wall Street’in önde gelen bankaları faiz indirimi beklentilerini net şekilde ortaya koymaya başladı. Aralarında J.P. Morgan, Goldman Sachs, Citigroup ve BofA Global Research gibi finans devlerinin de yer aldığı 10 büyük yatırım bankası, Fed’in politika faizini 25 baz puan düşürmesini beklediklerini açıkladı.
Faiz indirimi beklentisi güçleniyor: 10 büyük banka ortak görüşte
Fed’in 9-10 Aralık tarihlerinde gerçekleştireceği toplantı öncesinde, piyasa aktörleri giderek daha fazla gevşek para politikası senaryolarını fiyatlamaya başladı. BofA Global Research, kısa süre önce yaptığı açıklamada, “kilit oy kullanan üyelerin güvercin sinyalleri ve işgücü piyasasındaki zayıflığın”, faiz indirimi için yeterli zemin oluşturduğunu belirtti.
Böylece BofA Global, daha önce benzer beklentiler açıklayan J.P.Morgan, Goldman Sachs ve Citigroup gibi kurumlara katılmış oldu. Bank of America, bu toplantıda çeyrek puanlık bir indirimin hem piyasalar hem de Fed’in uzun vadeli hedefleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.
Yatırımcıların büyük bölümü indirimi fiyatlıyor
CME Group’un FedWatch Tool verilerine göre, vadeli işlem piyasaları, Aralık toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimi olasılığını %87,2 oranında fiyatlıyor. Bu oran, yatırımcıların büyük çoğunluğunun Fed’in sıkı para politikası döneminin sonuna yaklaştığını düşündüğünü gösteriyor.
2022 ve 2023 yıllarında agresif bir faiz artırım süreci izleyen Fed, 2024’ün ikinci yarısından itibaren politika faizini sabit tutmuştu. Enflasyonda gözlenen yavaşlama ve iş gücü piyasasında ortaya çıkan soğuma sinyalleri, merkez bankasının artık gevşeme adımları atabileceğine işaret ediyor.
Faiz indirimi bekleyen bankalar: Kim ne öngörüyor?
Faiz indirimi yönünde beklenti açıklayan büyük bankaların listesi şu şekilde:
- Citigroup
- Wells Fargo
- Goldman Sachs
- J.P. Morgan
- Barclays
- Deutsche Bank
- BofA Global Research
- BNP Paribas
- HSBC
- UBS Global Research
Bu bankaların ortak görüşü, Fed’in yıl sonuna kadar 25 baz puanlık bir indirim yapacağı ve 2025 sonunda Fed Fon Oranı‘nın %3,50 – %3,75 aralığında olacağı yönünde. Bu senaryo, hem enflasyon kontrolünün devam edeceğini hem de büyümeyi destekleyici adımların atılabileceğini öngörüyor.
Bekleme modunda kalan bankalar: Azınlıkta ama dikkat çekici
Öte yandan, bazı büyük finans kurumları ise Fed’in Aralık toplantısında politika değişikliği yapmayacağı görüşünde. Bu grupta yer alan bankalar şunlar:
- Morgan Stanley
- Standard Chartered
- Nomura
- Macquarie
Bu kurumlar, Fed’in enflasyonla mücadelede yeterince veri toplamadan faiz indirimi gibi güçlü bir adım atmayacağını savunuyor. Ayrıca, olası bir erken faiz indiriminin enflasyon beklentilerini bozabileceği ve yeniden fiyatlama risklerini gündeme getirebileceği yönünde uyarılar yapılıyor.
İşgücü piyasasında soğuma sinyalleri
Fed’in para politikasını belirleyen en önemli göstergelerden biri olan iş gücü piyasası, son aylarda görece zayıflama sinyalleri vermeye başladı. Açıklanan istihdam verileri, yeni iş yaratma hızında yavaşlama olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda ücret artışlarının da enflasyonist baskı yaratacak düzeyde olmadığı görülüyor.
Bu tablo, Fed’in faiz indirimine daha sıcak bakmasına neden oluyor. Çünkü işgücü piyasasında yaşanan zayıflama, talep yönlü baskıların azaldığını ve enflasyonun daha kontrollü hale geldiğini gösteriyor.
Piyasa etkisi: Hisse senetleri ve tahvillerde beklenti fiyatlaması
Fed’den gelecek faiz indirimi sinyalleri, finansal piyasalarda varlık fiyatlaması üzerinde doğrudan etkili oluyor. Hisse senedi piyasalarında pozitif fiyatlamalar gözlemlenirken, tahvil getirilerinde gerileme eğilimi öne çıkıyor.
Özellikle S&P 500 ve Nasdaq endekslerinde son haftalarda yaşanan yükselişler, yatırımcıların faiz indirimi senaryosunu satın almaya başladığını ortaya koyuyor. Tahvil piyasasında ise 10 yıllık ABD tahvili getirisi %4,20 seviyelerine kadar geriledi. Bu durum, Fed’in 2026’ya kadar kademeli faiz indirimi süreci yürüteceği beklentisini güçlendiriyor.
2025 sonu Fed faiz beklentileri: Aralık sinyali yeterli mi?
2025 sonu için faiz tahminleri konusunda ise farklı görüşler bulunuyor. İndirim bekleyen 10 büyük banka, Fed Fon Oranı’nın yıl sonunda %3,50 – %3,75 seviyesinde olmasını beklerken; bekle-gör pozisyonunu koruyan bankalar bu seviyeyi %3,75 – %4,00 bandında öngörüyor.
Bu beklentiler, hem enflasyon görünümüne hem de küresel ekonomik gelişmelere bağlı olarak değişebilir. Özellikle jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve gelişmekte olan piyasalardan gelen sermaye hareketleri, Fed’in kararlarında belirleyici olabilir.
Para politikasında yol ayrımı: Riskler ve fırsatlar
Fed’in faiz indirme kararı, yalnızca ABD ekonomisi için değil, küresel finans piyasaları açısından da kritik bir rol oynuyor. Doların değerinde yaşanacak olası zayıflama, gelişmekte olan ülke para birimlerini rahatlatabilirken; emtia fiyatlarında da yukarı yönlü baskı yaratabilir.
Öte yandan, Fed’in erken ve agresif bir indirime gitmesi, enflasyonist baskıların yeniden yükselmesine neden olursa, bu durum kurumun kredibilitesini zedeleyebilir. Bu nedenle, merkez bankası yöneticileri, karar sürecinde hem iç ekonomik verileri hem de uluslararası etkileri dikkatle izliyor.
Sonuç: Aralık kararı, 2026 için yol haritasını belirleyecek
Wall Street’in önde gelen 10 yatırım bankasının ortak beklentisi, Fed’in Aralık 2025’te 25 baz puanlık faiz indirimi yönünde adım atacağı yönünde. Bu senaryo, hem piyasaların yönü hem de 2026 yılına girerken şekillenecek para politikası çerçevesi açısından büyük önem taşıyor.
Beklentilerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, 9-10 Aralık’ta yapılacak FOMC toplantısı sonrası açıklanacak karar metni ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı basın toplantısında netleşecek. Piyasalar, bu toplantıyı yalnızca kısa vadeli bir faiz kararı olarak değil, aynı zamanda 2026 yılı için finansal yönlendirme aracı olarak değerlendiriyor.