Petrol fiyatlarında düşüş, Venezuela’dan ABD’ye yapılacak yeni petrol sevkiyatı açıklamasının ardından hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, geçici Venezuela yönetimiyle yapılan anlaşma kapsamında 30 ila 50 milyon varil petrolün ABD limanlarına doğrudan gönderileceğini duyurdu. Bu açıklama, arz fazlası endişelerini tetikledi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı paylaşımda, Enerji Bakanı Chris Wright’a petrolün sevkiyatına ilişkin planı derhal hayata geçirmesi yönünde talimat verdiğini açıkladı. Söz konusu plan, geçtiğimiz hafta sonu ABD’nin düzenlediği sürpriz askeri operasyon sonucunda Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun gözaltına alınmasının hemen ardından duyuruldu.
WTI ve Brent’te düşüş hızlandı
Petrol piyasaları bu gelişmeye hızlı tepki verdi. Batı Teksas tipi (WTI) ham petrol, %1,7’lik düşüşle varil başına 56,14 dolar seviyesine kadar geriledi. Gün içerisinde sınırlı toparlanmayla 56,25 dolardan işlem gördü. Brent petrol ise %1,12’lik kayıpla 60,03 dolar seviyesine geriledi. Enerji analistlerine göre, sevkiyatın kısa vadeli olması muhtemel olsa da piyasadaki psikolojik etkisi yüksek. ABD’nin Körfez Kıyısı’ndaki rafinerilerin özellikle Venezuela tipi ağır ham petrol işlemek üzere tasarlanmış olması, bu sevkiyatın lojistik ve rafineri zinciri açısından da etkili olacağını gösteriyor.
Venezuela üretimi yeniden mi artacak?
Siyasi gelişmelerin ardından Venezuela’nın petrol üretim kapasitesinde artış beklentisi de gündeme geldi. Westpac Bankası Emtia ve Karbon Araştırmaları Başkanı Rob Rennie, Venezuela’daki istikrarın artması durumunda üretimin günlük 1,5 milyon varil seviyesine yükselebileceğini ifade etti. Rennie, “Her şey yolunda giderse, Venezuela’nın üretimi geçen yılki ortalama 930.000 varil/gün seviyesinden yeniden 2000’lerin ortasındaki 3 milyon varil/gün bandına yaklaşabilir,” dedi.
Fiyatlar daha da düşebilir mi?
Küresel danışmanlık şirketi Wood Mackenzie, Venezuela’dan gelecek 30 ila 50 milyon varillik petrolün halihazırda arz fazlası yaşayan piyasayı daha da zorlayacağını belirtti. Kuruluş, bu durumun Brent petrolünü 2026 ilk çeyreği için öngörülen 50 dolar bandının altına çekebileceğine dikkat çekti. Petrol fiyatları, 2025’in son çeyreğinde Çin ve Hindistan’daki yavaşlayan büyüme, OPEC+ ülkeleri arasındaki koordinasyon sorunları ve ABD kaya gazı üretimindeki artış nedeniyle dalgalı bir seyir izliyordu. Yeni gelişmeler, fiyatlar üzerinde ilave baskı oluşturuyor.
Jeopolitik risk ve enerji piyasasına etkisi
Venezuela’nın küresel enerji piyasasındaki payı, ABD yaptırımları ve iç karışıklık nedeniyle uzun süredir sınırlıydı. Ancak Trump yönetiminin askeri ve diplomatik hamleleriyle Venezuela’nın yeniden üretim zincirine entegre edilmesi olasılığı, enerji politikalarını doğrudan etkiliyor. Bu gelişmeler, sadece ham petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda enerji şirketlerinin hisse değerlerini, rafineri marjlarını ve uluslararası ticaret dengelerini de etkileyebilir. ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, ABD rafinerileri 2025 yılı boyunca günde ortalama 16,5 milyon varil petrol işledi. Venezuela tipi ağır ham petrolün yeniden devreye girmesi, rafineri optimizasyonlarını değiştirebilir.
Finansal piyasalarda etkiler
Petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyon üzerindeki baskıyı azaltabileceği için tahvil piyasalarında pozitif algı yaratabilir. Ancak enerji hisselerine dayalı borsa yatırım fonları (ETF) ve emtia türevleri bu gelişmeden olumsuz etkilenebilir. Yatırım bankaları, gelişmelerin ardından revize etmeye başladı. JP Morgan, 2026 ilk çeyrek için daha önce belirlediği 62 dolar/varil tahminini 58 dolara çektiğini açıkladı.
Kaynak: ForInvest Haber