Venezuela’ya yönelik tedarik riskleri, 12 Aralık 2025 sabahında petrol piyasalarında kısa vadeli fiyat artışlarını tetikledi. ABD’nin bu hafta Venezuela’ya ait bir tankere el koymasının ardından, Washington yönetiminin daha fazla tankere müdahale etmeye hazırlandığına yönelik haberler, arz kesintisi endişelerini güçlendirdi. Bu gelişme üzerine Brent petrol %0,70 artışla varil başına 61,71 dolara, Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) ise %0,75 yükselişle 58,03 dolara ulaştı. Ancak her iki referans petrol türü de haftalık bazda hâlâ %3’ün üzerinde kayıpta bulunuyor.
Jeopolitik risklere karşı piyasanın tepkisi sınırlı kaldı
Petrol piyasalarında, jeopolitik tansiyonun kısa vadede fiyatlamalara yansıdığı görülürken, genel eğilim temkinli kalmayı sürdürüyor. ABD’nin Venezuela kaynaklı arz üzerinde baskı kurması, piyasada kısa süreli alımları tetikledi. Ancak uzmanlar, bu tür gelişmelerin yapısal bir yükseliş trendi başlatmakta yetersiz kaldığını belirtiyor. Nissan Securities yatırım stratejisti Hiroyuki Kikukawa, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Rusya-Ukrayna barış anlaşması umutlarıyla arz baskılarının hafifleyeceği beklentisiyle satışların ardından, ABD’nin Venezuela tankerine el koymasının kayıpları azaltmak için alımı tetikledi. Barış görüşmeleri önümüzdeki haftalarda ana odak olmaya devam edecek. Eğer samimi bir anlaşma sağlanırsa, WTI’nın 55 dolar seviyesini test etmesi olasıdır.” Kikukawa’nın bu yorumu, petrol piyasalarının yalnızca arz tarafına değil, aynı zamanda jeopolitik gelişmelere bağlı olarak oluşan yatırımcı psikolojisine de duyarlı olduğunu gösteriyor.
Haftalık bazda düşüş: Brent ve WTI %3’ten fazla geriledi
Haftalık verilerde ise tablo daha zayıf. Hem Brent petrol hem de WTI, hafta boyunca yaşanan dalgalanmalara rağmen genel olarak aşağı yönlü seyrini sürdürdü. Her iki kontrat, %3’ten fazla değer kaybı yaşadı. ANZ Research analistleri, bu düşüşleri riskten kaçınma eğilimi ve petrol piyasasına dair sönük görünümle ilişkilendirdi. Özellikle küresel arz fazlasına ilişkin veriler, yatırımcıların temkinli kalmasına neden oldu.
Uluslararası Enerji Ajansı ve OPEC verileri çelişiyor
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) son yayınladığı rapora göre, 2026 yılında küresel petrol arzının, talebi günlük ortalama 3,84 milyon varil aşması bekleniyor. Bu rakam, kasım ayındaki 4,09 milyon varillik tahminden daha düşük olsa da, hâlen ciddi bir fazlalığa işaret ediyor. Öte yandan OPEC’in yayınladığı son verilere göre, 2026’da arz ile talep seviyeleri birbirine daha yakın seyredecek. Bu durum, küresel üreticiler arasında veri farklılıklarının piyasa üzerinde belirsizlik yaratmasına yol açıyor. Uzmanlar, iki büyük kurumun farklı projeksiyonlar sunmasının yatırımcıların yön bulmasını zorlaştırdığını belirtiyor. OPEC’in verilerine daha fazla itibar eden yatırımcılar, üretim disipliniyle fiyatların belirli bir bantta kalmasını bekliyor.
ABD-Venezuela gerilimi fiyatlama üzerinde etkili
ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya baskı kurma amacıyla ham petrol taşıyan tankerleri hedef alması, Venezuela’dan dünya pazarına sunulan petrol miktarında ani düşüşler yaşanabileceği yönünde algı oluşturdu. Bu hafta el konulan bir tanker, piyasada sınırlı da olsa yükselişi tetikledi. Ancak bu yükselişin kalıcı olması, sadece Venezuela değil, aynı zamanda İran, Rusya ve diğer yüksek riskli üretici ülkelerde yaşanabilecek benzer gelişmelere bağlı olacak.
Ukrayna’dan petrol altyapısına saldırı: Lukoil üretimi durdu
Ukrayna güvenlik servisine dayandırılan bir açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Hazar Denizi’ndeki bir petrol platformuna saldırı düzenlediği belirtildi. Saldırı sonucunda, Rus enerji şirketi Lukoil’e ait platformda üretim geçici olarak durduruldu. Bu gelişme, enerji altyapılarının jeopolitik saldırılara açık hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Enerji tedarik zincirinde yaşanacak aksamaların, fiyatlarda ani ve sert hareketlere neden olabileceği uyarısı yapılıyor.
Uzmanlara göre barış süreci fiyatlama için kritik unsur
Uzman yorumlarına göre, Rusya-Ukrayna arasında süregelen barış görüşmeleri, yalnızca bölgesel çatışmayı sonlandırmakla kalmayacak, aynı zamanda küresel enerji fiyatları üzerinde de belirleyici bir etki yaratacak. Piyasa aktörleri, barış yönünde ilerleme sağlanması halinde Brent ve WTI fiyatlarının bir miktar daha gerileyebileceğini düşünüyor. Öte yandan, barış sürecinin tıkanması veya yeni saldırıların yaşanması halinde fiyatların yeniden 65 dolar/varil seviyelerine yaklaşması mümkün.
Sonuç: Venezuela krizi kısa vadeli fiyatlamayı etkiledi
ABD’nin Venezuela’ya yönelik tanker müdahalesi ve Ukrayna’dan gelen saldırı haberi, kısa vadede ham petrol fiyatlarında sınırlı bir toparlanmayı beraberinde getirse de, piyasa üzerindeki genel baskının sürdüğü görülüyor. Yüksek arz fazlası, talep görünümündeki zayıflık ve yatırımcı duyarlılığındaki temkinli yapı, fiyatların geniş bantta dalgalanmasına neden oluyor. Bu kapsamda, jeopolitik gelişmelerin piyasa üzerindeki etkisinin kısa vadeli ve sınırlı kalmaya devam etmesi bekleniyor. Petrol yatırımcılarının önümüzdeki dönemde özellikle OPEC+ kararları, IEA tahmin revizyonları ve barış görüşmelerinin seyri üzerinde yoğunlaşması öngörülüyor.