Türkiye otomotiv sektöründe üretim düşerken satışlar arttı | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%-0.07
44,1892
EUR/TRY
%0.08
50,5760
GBP/TRY
%0.09
58,6048
CHF/TRY
%-0.01
55,8686
SAR/TRY
%-0.07
11,7758
JPY/TRY
%0.22
0,2777
RUB/TRY
%-0.79
0,54497
EUR/USD
%0.16
1,14334
EUR/GBP
%-0.02
0,8630
GBP/USD
%0.19
1,3248
BRENT/USD
%1.75
103,02
XAU/TRY
%-0.52
220.789,63
XAG/TRY
%-1.49
3.508,85
CAD/TRY
%0.13
32,2432
AUD/TRY
%0.44
31,0054
SEK/TRY
%0.41
4,6827
RSD/TRY
%0.09
0,4307
XAU/USD
%-0.45
4.996,45

Türkiye otomotiv sektöründe üretim düşerken satışlar arttı

Otomotiv Sanayii Derneği’nin yayımladığı 2026 yılı ocak-şubat dönemi verileri, sektörde üretim ve ihracat adetlerinde gerilemeye işaret ederken iç pazarda büyümenin sürdüğünü ortaya koydu. İç satışlardaki artışa rağmen üretim ve i…

Otomotiv Sanayii Derneği’nin yayımladığı 2026 yılı ocak-şubat dönemi verileri, sektörde üretim ve ihracat adetlerinde gerilemeye işaret ederken iç pazarda büyümenin sürdüğünü ortaya koydu

blank
Paylaş

Otomotiv Sanayii Derneği’nin yayımladığı 2026 yılı ocak-şubat dönemi verileri, sektörde üretim ve ihracat adetlerinde gerilemeye işaret ederken iç pazarda büyümenin sürdüğünü ortaya koydu. İç satışlardaki artışa rağmen üretim ve ihracattaki düşüş, sektörün küresel talep ve maliyet baskılarıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Türkiye otomotiv sektörü yılın ilk iki ayında farklı yönlü bir görünüm sergiledi. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından yayımlanan mart 2026 raporuna göre, üretim ve ihracat adet bazında gerilerken iç pazarda büyüme kaydedildi. Sektör temsilcileri, küresel talepteki dalgalanmalar ve üretim planlamalarındaki değişimlerin bu tablo üzerinde etkili olduğunu değerlendiriyor.

Rapora göre 2026 yılı ocak-şubat döneminde toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2 azalarak 215 bin 284 adet olarak gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil üretimindeki düşüş daha belirgin oldu. Otomobil üretimi yüzde 15 gerileyerek 120 bin 823 adede indi.

Sektörde traktör üretiminde de önemli bir gerileme görüldü. Tarım traktörü üretimi söz konusu dönemde yüzde 36 düşüşle 3 bin 419 adet seviyesinde kaydedildi. Buna karşılık ticari araç segmentinde üretim artışı dikkat çekti.

Ticari araç üretimi ocak-şubat döneminde yüzde 20 artış gösterdi. Bu artışın özellikle ağır ticari araç segmentinden kaynaklandığı görülüyor. Kamyon üretimi yüzde 44 artarken midibüs üretimi yüzde 24, otobüs üretimi yüzde 21 ve kamyonet üretimi yüzde 21 yükseldi.

Uzmanlar, ticari araç üretimindeki artışın lojistik faaliyetlerdeki hareketlilik ve ticari taşımacılık talebindeki büyüme ile bağlantılı olduğunu belirtiyor. Özellikle bölgesel ticaretin canlanması ve altyapı yatırımları ağır ticari araç üretimini destekleyen faktörler arasında gösteriliyor.

İç pazarda satışlar artarken ithalatın payı yüksek kaldı

Rapora göre otomotiv sektöründe iç pazar büyümesini sürdürdü. Ocak-şubat döneminde toplam otomotiv satışları yüzde 3 artışla 168 bin 595 adede ulaştı. Bu artış, iç talebin sektör için önemli bir destek unsuru olmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Otomobil satışları ise sınırlı bir daralma gösterdi. Söz konusu dönemde otomobil satışları yüzde 1 gerileyerek 130 bin 831 adet seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık hafif ticari araç segmentinde güçlü bir büyüme görüldü.

Hafif ticari araç satışları yılın ilk iki ayında yüzde 19 artış kaydetti. Ağır ticari araç pazarı ise yüzde 6 büyüme gösterdi. Bu segmentte özellikle toplu taşımaya yönelik araçlarda dikkat çekici artışlar yaşandı.

Otobüs satışları yüzde 66 artarak 373 adede ulaştı. Midibüs satışları ise yüzde 10 artışla 444 adet olarak kaydedildi. Sektör temsilcileri, toplu taşıma yatırımlarındaki artış ve belediyelerin filo yenileme süreçlerinin bu yükselişte etkili olduğunu ifade ediyor.

İç pazarda dikkat çeken bir diğer unsur ise ithalatın payı oldu. Otomobil pazarında ithalatın payı yüzde 64 olarak gerçekleşirken hafif ticari araç pazarında bu oran yüzde 77 seviyesine çıktı.

Bu veriler, Türkiye otomotiv pazarında ithal araçların önemli bir ağırlığa sahip olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, döviz kuru, üretim maliyetleri ve model çeşitliliğinin ithalat payı üzerinde belirleyici faktörler arasında yer aldığını belirtiyor.

Adet bazında ihracat düşerken dolar bazında artış görüldü

Otomotiv sektöründe ihracat tarafında adet bazında gerileme yaşandı. Ocak-şubat döneminde toplam otomotiv ihracatı yüzde 9 düşüşle 144 bin 357 adet seviyesinde gerçekleşti.

Otomobil ihracatında daha belirgin bir düşüş kaydedildi. Bu dönemde otomobil ihracatı yüzde 23 azalarak 72 bin 150 adede geriledi. Buna karşılık ticari araç ihracatı yüzde 11 artış göstererek 72 bin 207 adede yükseldi.

Tarım traktörü ihracatında da artış görüldü. Traktör ihracatı söz konusu dönemde yüzde 5 yükselerek 1.730 adet olarak kaydedildi.

Adet bazında düşüşe rağmen ihracatın dolar değeri artış gösterdi. Toplam otomotiv ihracatı dolar bazında yüzde 10 artarak 6,47 milyar dolar seviyesine çıktı.

Otomobil ihracatı ise değer bazında yüzde 1 artarak yaklaşık 1,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ana sanayi ihracatı yüzde 12, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 7 artış kaydetti.

Alt segmentlerde de güçlü artışlar dikkat çekti. Kamyon ve kamyonet ihracatı yüzde 18 yükselirken otobüs ihracatı yüzde 31 artış gösterdi. Römork ve yarı römork ihracatı yüzde 17, tarım traktörü ihracatı ise yüzde 39 artış kaydetti.

Otomotiv sektörü ihracatta lider konumunu korudu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri de otomotiv sektörünün ihracattaki lider konumunu sürdürdüğünü ortaya koydu. Ocak-şubat döneminde sektör toplam 6,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Bu rakam, otomotiv endüstrisinin Türkiye’nin toplam ihracatı içinde yüzde 18 pay almasını sağladı. Böylece otomotiv sektörü ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu.

Uzmanlar, otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Üretim, istihdam ve ihracat açısından büyük bir ekosistem oluşturan sektör, aynı zamanda yüksek katma değerli üretim kapasitesiyle öne çıkıyor.

Küresel otomotiv pazarındaki dönüşüm, elektrikli araç yatırımları ve tedarik zincirindeki değişimler ise sektörün geleceğini şekillendiren başlıca faktörler arasında yer alıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren otomotiv üreticilerinin de bu dönüşüme uyum sağlamak amacıyla yeni yatırımlar ve teknoloji geliştirme çalışmalarına ağırlık verdiği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, iç pazardaki büyümenin kısa vadede üretimi destekleyebileceğini ancak küresel talep koşullarının ihracat performansı açısından belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor.

blank

Trump hürmüz boğazı güvenliği için uluslararası koalisyon çağrısı yaptı

Prev
red and blue light streaks

Borsa İstanbul haftaya yükselişle başladı BIST 100 artıda açıldı

Sonraki