Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi mayısta aylık yüzde 0,44, yıllık bazda ise yüzde 36,65 artış gösterdi. Yıllık bazda en yüksek artış gübre ve toprak geliştiriciler grubunda kaydedildi.
Tarımsal girdi fiyat endeksi mayıs ayı resmi verileri açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarım sektörünün üretim maliyetlerini ve girdi fiyatlarındaki değişim eğilimlerini gösteren Mayıs 2026 dönemine ait Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini kamuoyuna duyurmuştur. 2020=100 temel yıllı endeks sonuçlarına göre, Tarım-GFE 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,44 oranında sınırlı bir artış kaydetmiştir. Söz konusu endeks, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,01 yükselirken, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 36,65 oranında tırmanmıştır. On iki aylık ortalamalar dikkate alındığında ise tarımsal girdi fiyatlarındaki artış oranı yüzde 34,20 seviyesinde gerçekleşmiştir. Genel endeks değeri Mayıs 2026 itibarıyla 1.008,08 seviyesine ulaşmıştır. Açıklanan resmi veriler, tarım sektöründeki üretim maliyetlerinin yıllık bazda yüksek seyrini koruduğunu, ancak aylık bazda artış ivmesinin daha makul ve sınırlı seviyelerde kaldığını göstermektedir. Üreticilerin kullandığı tohum, gübre, ilaç, yem ve enerji gibi temel girdiler ile tarımsal yatırımlara yönelik makine ve ekipman maliyetlerinin genel endeks üzerindeki birikimli etkisi, yıllık bazdaki yüzde 36,65’lik yükselişin ana gerekçesini oluşturmaktadır. 12 aylık ortalamalara göre gerçekleşen yüzde 34,20’lik artış da maliyet baskısının uzun döneme yayılan yapısını teyit etmektedir.
Ana gruplar bazındaki tarımsal girdi fiyatı değişim oranları
Tarım-GFE endeksini oluşturan ana gruplar detaylıca incelendiğinde, doğrudan üretime yönelik harcamalar ile yatırım odaklı harcamalar arasında fiyat artış hızları açısından belirgin bir farklılaşma olduğu görülmektedir. Ana gruplardan birincisi olan tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi, Mayıs 2026’da bir önceki aya göre yüzde 0,35 oranında artış göstermiştir. Bu grup, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 19,20 artarken, yıllık bazda (bir önceki yılın aynı ayına göre) yüzde 39,29 oranında yükselmiş ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 35,54 artış kaydetmiştir. Tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeks değeri Mayıs ayında 984,20 olarak hesaplanmıştır. İkinci ana grubu oluşturan tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde ise aylık ve yıllık bazda farklı bir seyir izlenmiştir. Söz konusu endeks, Mayıs 2026’da bir önceki aya kıyasla yüzde 1,04 oranında artarak operasyonel mal ve hizmetlere göre aylık bazda daha yüksek bir yükseliş göstermiştir. Ancak yıllık karşılaştırmada yatırım ürünlerindeki artış daha mütevazı kalmıştır. Bu grup, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,76 artış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,52 oranında tırmanmıştır. On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı yüzde 26,46 olan grubun endeks değeri ise 1.198,88 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Alt gruplarda gübre fiyatları tırmanırken enerji maliyeti düştü
Endeksin alt bileşenleri ve ürün grupları bazında yapılan ayrıntılı değerlendirmeler, çiftçilerin üretim maliyetlerinde en çok zorlandığı ve rahatladığı alanları net bir biçimde ortaya koymaktadır. Alt gruplar arasında yıllık bazda en yüksek fiyat artışının yaşandığı kalem, yüzde 63,56’lık rekor yükseliş ile gübre ve toprak geliştiriciler grubu olmuştur. Küresel ham madde tedarikindeki kırılganlıklar, döviz kuru etkileri ve uluslararası piyasalardaki fiyatlamalar, gübre maliyetlerinin yıllık bazda genel tarımsal girdi enflasyonunun çok üzerinde seyretmesine yol açmıştır. Buna karşılık, aylık bazda üreticinin maliyet yükünü hafifleten en olumlu gelişme enerji kaleminde gözlenmiştir. Alt gruplar arasında aylık değişimin en yüksek oranlı gerileme kaydettiği alan, yüzde 4,39 azalış ile enerji ve yağlayıcılar grubu olmuştur. Akaryakıt ve enerji fiyatlarında Mayıs ayında yaşanan bu gevşeme, tarımsal üretimde mazot ve elektrik tüketiminin yoğunlaştığı dönemde aylık genel endeks artışının yüzde 0,44 gibi düşük bir seviyede kalmasında en kritik dengeleyici faktör olarak öne çıkmıştır.