ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gelecek ay üçlü nükleer silahsızlanma görüşmeleri yapmaya açık olduğunu açıkladı; olası zirvede ticaret konusunun da gündeme gelebileceğini belirtti.
Trump üç lider arasında nükleer silah zirvesi önerdi
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gelecek ay üçlü silah kontrolü görüşmeleri gerçekleştirmeye açık olduğunu belirtti. Trump, olası zirvenin esas olarak nükleer silahsızlanma konusuna odaklanabileceğini, buna ek olarak ticaret meselelerinin de ele alınabileceğini söyledi.
Beyaz Saray önünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
Nükleer silahlar ve nükleer silahsızlanmayı görüşmek için bir araya gelebiliriz. Başkan Şi isterse ben de görüşürüm. Ticaret gibi başka konuları da konuşacağımızdan eminim.
Trump, Çin ve Rusya liderleriyle daha önce çeşitli vesilelerle ikili temaslarda bulunmuştu. Ancak üç liderin bir araya geldiği resmi bir üçlü zirve bugüne kadar gerçekleşmedi. Bu haliyle önerilen görüşme, üç büyük gücün liderlerini nükleer silahsızlanma başlığı altında aynı masada buluşturacak ilk girişim olma özelliği taşıyor.
APEC zirvesi üçlü görüşme için zemin olarak değerlendiriliyor
Konuya yakın bir kaynağın aktardığına göre Beyaz Saray, Çin’de 18-19 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi kapsamında üç liderin nükleer silahsızlanma konusunu görüşmesi ihtimalini haftalardır değerlendiriyor. Söz konusu zirve, üç liderin aynı anda aynı coğrafyada bulunacağı bir organizasyon olması nedeniyle olası bir üçlü temas için uygun bir fırsat olarak görülüyor.
Bu girişimin arka planında, Putin ile Trump arasında 9 Ekim tarihinde gerçekleşen telefon görüşmesi bulunuyor. Edinilen bilgilere göre Putin, bu görüşmede olası bir üçlü zirvede Ukrayna savaşının Rusya lehine koşullarla sona erdirilmesinin müzakere edilmesini önerdi. Kremlin de pazartesi günü yaptığı açıklamayla olası üçlü zirvenin ikili görüşmelerde gündeme geldiğini doğruladı.
Çin, nükleer kapasite farkını gerekçe göstererek mesafeli duruyor
Trump, geçen hafta yaptığı açıklamada Rusya ve Çin ile bir nükleer silahsızlanma anlaşmasının mümkün olduğunu, ancak bu anlaşmanın mutlaka bu yıl içinde gerçekleşmesinin zorunlu olmadığını ifade etmişti. Bu açıklama, sürecin zaman çizelgesi konusunda kesin bir taahhüt verilmediğini gösteriyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı ise konuya dair resmi tutumunu netleştirdi. Bakanlık, ülkenin nükleer kapasitesinin ABD ve Rusya ile aynı düzeyde bulunmadığını vurgulayarak, mevcut aşamada Çin’in üçlü nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmasının adil, makul veya gerçekçi olmayacağını açıkladı. Bu açıklama, Pekin’in üçlü formatta doğrudan yer almaya temkinli yaklaştığını ortaya koyuyor.
New START anlaşmasının geçmişi ve mevcut durum
Nükleer silahsızlanma tartışmalarının merkezinde yer alan bir diğer unsur, 2010 yılında imzalanan New START anlaşması oldu. Anlaşmanın süresi bu yıl sona erdi. Daha önce Putin ve eski ABD Başkanı Joe Biden, anlaşmanın izin verdiği tek uzatma hakkını kullanarak süreyi beş yıl uzatmıştı. Bu uzatmanın da sona ermesiyle birlikte, üç ülke arasında yeni bir çerçeve oluşturulması ihtiyacı gündeme geldi.
Taraflar arasındaki görüşmelerin seyri, hem küresel nükleer silahsızlanma mimarisinin geleceği hem de ABD-Çin-Rusya üçgenindeki diplomatik ilişkiler açısından yakından izleniyor. Çin’in mevcut temkinli tutumu, olası üçlü zirvenin kapsamı ve katılımcı profili konusunda belirsizliği sürdürüyor.







