Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın iki aydır süren savaşı sona erdirmeye yönelik sunduğu son “geçici anlaşma” teklifinden memnun olmadığı bildirildi. Diplomatik kaynaklardan sızan bu bilgi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ablukasını ve bölgedeki çatışmaları çözmeye yönelik barış umutlarına ağır bir darbe vurdu.
Nükleer şart masayı kilitledi: ABD ertelemeyi kabul etmiyor
Konuya ilişkin bilgi sahibi bir ABD’li yetkilinin aktardıklarına göre Başkan Trump, pazartesi günü ulusal güvenlik danışmanlarıyla gerçekleştirdiği kritik toplantının ardından İran’ın masaya getirdiği öneriden duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi. Krizin temelindeki anlaşmazlık ise müzakerelerin sıralamasından ve kapsamından kaynaklanıyor. İran’ın sunduğu son plan, nükleer programa ilişkin müzakerelerin ancak savaşın tamamen sona ermesi ve Körfez’deki deniz taşımacılığı ablukasının kaldırılmasının ardından başlamasını öngörüyor. Buna karşın ABD yönetimi, nükleer meselelerin sürecin en başından itibaren masada olması gerektiğini güçlü bir şekilde savunarak Tahran’ın bu “erteleme” yaklaşımını kesin bir dille reddediyor.
Beyaz Saray: “Basın üzerinden müzakere yürütmeyiz”
İran’ın teklifinin basına yansıması ve müzakere şartlarının tartışmaya açılmasının ardından Beyaz Saray’dan da resmi bir değerlendirme geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Olivia Wales, yönetimin tutumunun tavizsiz olduğunu vurgulayarak, ABD’nin “kırmızı çizgilerini çok net bir biçimde ortaya koyduğunu” belirtti. Wales, diplomatik süreçlerin doğasına atıfta bulunarak, Washington’ın “basın üzerinden müzakere yürütmeyeceğini” ifade etti ve sürecin ABD’nin güvenlik endişelerini doğrudan ele alacak şekilde ilerlemesi gerektiğinin mesajını verdi.
İptal edilen ziyaretler ve Erakçi’nin Rusya teması
Bölgede barış görüşmelerinin yeniden ivme kazanacağına dair umutlar, geçtiğimiz hafta sonu yaşanan sürpriz iptallerle zaten büyük ölçüde sarsılmıştı. Başkan Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner‘ın arabulucu ülke Pakistan’ın başkenti İslamabad’a yapmaları planlanan kritik ziyaretin son anda iptal edilmesi, diplomatik iplerin gerildiğinin en net sinyaliydi. ABD cephesindeki bu geri çekilmeye karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, yoğun bir diplomasi trafiği yürüterek hafta sonu boyunca Pakistan’a iki kez gidip geldi. Bölgesel destek arayışlarını sürdüren Erakçi, Umman temaslarının ardından pazartesi günü rotasını Moskova’ya çevirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen İranlı bakanın, Tahran’ın uzun süredir müttefiki olan Moskova’dan bu krizde destek mesajı aldığı bildirildi.
2015 Anlaşması’nın gölgesi krizin üzerinde
Bugün masada yaşanan derin güven krizinin kökleri ise yakın geçmişe dayanıyor. İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) arasında 2015 yılında imzalanan ve Tahran’ın nükleer programını uluslararası denetime açarak önemli ölçüde kısıtlayan nükleer anlaşma, Başkan Trump’ın ilk döneminde ABD’nin tek taraflı olarak çekilmesiyle tamamen çökmüştü. Mevcut tabloda, her iki ülkenin geçmişten gelen bu kırılmaları ve birbirlerinin niyetlerine yönelik taşıdıkları tarihsel güvensizlik, yeni bir diplomatik çözümün önündeki en büyük politik engel olmaya devam ediyor.