ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki protestolara dair yaptığı açıklamalar, enerji piyasalarında hızlı bir etki yarattı. Trump’ın, İranlı yetkililerden protestoculara yönelik şiddetin sona erdiğine dair güvence aldığını söylemesi, bölgedeki jeopolitik gerilimin yumuşadığı algısını oluşturdu. Bu gelişme, petrol arzının kesintiye uğrayacağı endişesini zayıflattı ve fiyatlarda sert bir gerilemeye yol açtı.
Trump’ın açıklaması sonrası petrol fiyatlarında sert düşüş
Petrol fiyatları 15 Ocak 2026 sabahı itibarıyla yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti. Brent ham petrol varil fiyatı 2,84 dolar düşerek 63,68 dolara gerilerken, ABD tipi West Texas Intermediate (WTI) ham petrolü ise 2,68 dolar düşüşle 59,34 dolardan işlem gördü. Bir gün önce Brent fiyatı 66,50 doları aşarak son haftaların zirvesine çıkmıştı ancak ABD’nin İran’a yönelik saldırı beklentilerinin zayıflaması, yükselişi tersine çevirdi.
Analistlere göre risk primi azaldı ancak ortadan kalkmadı
Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, fiyatlardaki gerilemenin arkasında Trump’ın İran’dan gelen güvencelere atıfta bulunan açıklamalarının etkili olduğunu belirtti. Hansen’e göre, “Acil jeopolitik risk primi” yumuşasa da tamamen ortadan kalkmış değil. Özellikle Orta Doğu’daki ABD üslerine yönelik potansiyel tehditler piyasaları baskı altında tutmaya devam ediyor.
ABD’li üst düzey bir yetkili, İranlı kıdemli bir ismin, “ABD saldırırsa, Amerikan üsleri hedef alınır” yönündeki açıklamasının ardından, Pentagon’un bölgede bulunan bazı üslerdeki personeli geçici olarak çektiğini bildirdi. Bu gelişme, jeopolitik risklerin hâlâ sürdüğüne işaret etse de, piyasanın ilk tepkisi düşüş yönünde oldu.
ABD ham petrol stokları tahminleri aştı, fiyatlar üzerinde baskı yarattı
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, fiyatlar üzerinde baskı oluşturan bir diğer etken ise ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) açıkladığı haftalık stok verileri oldu. EIA’ya göre, geçen hafta ABD ham petrol stokları ve benzin rezervleri, piyasa beklentilerinin üzerinde artış gösterdi. Bu durum arz fazlası endişelerini tetikledi.
Hansen, “EIA, Kasım ayından bu yana en büyük haftalık stok artışını bildirdi. Bu artışın önemli bir kısmı, ithalatın son 14 ayın en yüksek seviyesine ulaşmasından kaynaklandı. Bu da özellikle WTI üzerinde baskı oluşturdu ve Brent’e kıyasla aşağı yönlü ayrışmaya yol açtı” dedi.
Venezuela petrol ihracatını yeniden artırıyor
Enerji piyasasını etkileyen bir başka gelişme ise Venezuela’dan geldi. Reuters’a konuşan üç farklı kaynağa göre, ülke, ABD yaptırımlarında yumuşamaya gidilmesinin ardından durma noktasına gelen petrol üretimi ve ihracatını yeniden artırmaya başladı. Bu durum, küresel arzın tekrar büyümeye başladığını gösteriyor ve fiyatlar üzerinde baskı yaratıyor.
OPEC, 2027 talebinin bu yıla benzer artacağını öngörüyor
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), 2027 yılına yönelik petrol talep beklentilerini açıkladı. Rapor, bu yılki talep artış oranının önümüzdeki yıllarda da benzer şekilde süreceğini ortaya koydu. 2026 yılında arz ile talep arasında neredeyse denge oluştuğunu belirten OPEC, piyasanın daha dengeli bir yapıya kavuştuğunu ifade etti.
Çin’de ham petrol ithalatı rekor seviyelere ulaştı
Çin hükümeti tarafından açıklanan verilere göre, 2025 yılı boyunca Çin’in toplam ham petrol ithalatı yüzde 4,4 oranında arttı. Özellikle Aralık ayında gerçekleşen ithalat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artış gösterdi. Bu artış, küresel enerji talebine yönelik olumlu sinyaller verirken, aynı zamanda piyasanın geleceği için önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Yatırımcılar belirsizlikle baş etmeye çalışıyor
Enerji piyasalarındaki bu dalgalı seyir, yatırımcıların yön bulmasını zorlaştırıyor. Jeopolitik risklerin sürekli değişkenlik göstermesi ve ekonomik verilerdeki belirsizlik, yatırım kararlarını karmaşık hale getiriyor. Özellikle petrol gibi yüksek oynaklığa sahip varlık sınıflarında, kısa vadeli gelişmelerin fiyatlara etkisi çok daha güçlü hissediliyor.
Öte yandan, küresel faiz oranlarındaki belirsizlik de emtia fiyatlarını etkileyen başka bir faktör olarak ön plana çıkıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair net bir takvim olmaması, doların seyrini ve dolaylı olarak petrol fiyatlarını etkiliyor. Doların güçlenmesi, petrolü diğer para birimlerini kullanan ülkeler için daha pahalı hale getirerek talebi sınırlayabiliyor.
Önümüzdeki süreçte piyasalar ne bekliyor?
Uzmanlara göre petrol piyasası, kısa vadede haber akışına ve siyasi gelişmelere duyarlı kalmaya devam edecek. İran ve ABD arasındaki ilişkiler, Orta Doğu’daki genel istikrar ve OPEC+ üretim politikaları, fiyatların yönünü belirlemede kritik rol oynayacak. Ayrıca, Çin ekonomisinden gelecek yeni veriler ve ABD’nin enerji politikasına dair açıklamalar da yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor.
Yılın geri kalanında, Brent petrol fiyatlarının 60-70 dolar bandında hareket etmesi öngörülüyor. Ancak olası bir jeopolitik kriz veya büyük arz-talep dengesizliği, bu seviyelerin hızla aşılmasına neden olabilir.