TGSD'den Türkiye Markası çağrısı: Ortak strateji şart | VKM Finans

TGSD’den Türkiye Markası çağrısı: Ortak strateji şart

TGSD'nin düzenlediği 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı'nda Müşterek Başkan Dr. Ümit Özüren, farklı sektörlerin katılımıyla Türkiye Markası'nı güçlendirecek ortak bir strateji oluşturulması çağrısı yaptı; sektörün 2022'den bu yana birim fiyatını yüzde 13 artırdığı açıklandı. Hazır giyim konferansı …

TGSD'nin düzenlediği 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı'nda Müşterek Başkan Dr. Ümit Özüren, farklı sektörlerin katılımıyla Türkiye Markası'nı güçlendirecek ortak bir strateji oluşturulması çağrısı yaptı; sektörün 2022'den bu yana birim fiyatını yüzde 13 artırdığı açıklandı

blank

TGSD’nin düzenlediği 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nda Müşterek Başkan Dr. Ümit Özüren, farklı sektörlerin katılımıyla Türkiye Markası’nı güçlendirecek ortak bir strateji oluşturulması çağrısı yaptı; sektörün 2022’den bu yana birim fiyatını yüzde 13 artırdığı açıklandı.

Hazır giyim konferansı Made in Türkiye temasıyla açıldı

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından düzenlenen ve hazır giyim sektörünün en büyük buluşması olarak nitelenen İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın on dokuzuncusu gerçekleştirildi. Bu yıl 50. kuruluş yılını kutlayan TGSD’nin organize ettiği etkinlik, “Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye” temasıyla başladı.

Sektörün en büyük buluşmasına kamu temsilcileri, yurt içinden ve yurt dışından üreticiler, alım grupları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Konferansın açılışını T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya ve TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren gerçekleştirdi.

Türkiye’de üretilen değerin küresel pazarlarda daha güçlü bir karşılık bulması için farklı alanlardaki başarıların birbirini desteklemesi gerektiğini kaydeden Özüren, konuşmasında şef Fatih Tutak’ın NATO zirvesindeki menüsünü, bilim insanı Prof. Canan Dağdeviren’in giyilebilir teknoloji çalışmalarını, Arda Güler’in Real Madrid’deki başarısını ve konferansın konuşmacıları arasında yer alan Kerem Bürsin’in uluslararası izleyici kitlesini örnek gösterdi.

Bizim ürettiğimiz giysiler de tasarımı ve kalitesiyle Türkiye hakkında olumlu bir izlenim oluşturuyor. Bir şefimizin, bir bilim insanımızın, bir sporcumuzun, bir sanatçımızın, bir tasarımcımızın başarısı hepimiz için yeni bir kapı açabilir. Türkiye’nin dünyadaki itibarını birlikte büyütebiliriz. Bunun için de iş dünyasının, akademinin, kamunun ve sivil toplumun yanı sıra tarihçilerimizden sporcularımıza ve pazarlama uzmanlarımıza uzanan geniş bir katılımla Türkiye markasını güçlendirecek ortak bir strateji geliştirmeliyiz. Made in Türkiye’nin değerini yükseltmek, Türkiye’de üreten herkesin geleceğini güçlendirmektir.

Türkiye’nin ham maddeden kumaşa, tasarımdan nihai ürüne uzanan üretim yetkinliğine dikkat çeken Özüren, Avrupa’ya yakınlığın, lojistik bağlantıların ve esnek üretim kabiliyetinin birbirini tamamladığını söyledi. Bu birikimin yapılan yatırımlar, yetişmiş insan kaynağı ve uluslararası ortaklarla kurulan güven sayesinde oluştuğunu belirten Özüren şöyle devam etti:

Üniversitelerimizin araştırma gücüyle işletmelerimizin deneyimini daha sık buluşturmalıyız. Çünkü bilgiyi üretime taşıma hızımız, rekabet gücümüzü belirleyecek. Türkiye’de geliştirdiğimiz tasarımların, teknolojilerin ve markaların çoğalmasını bu nedenle önemsiyoruz. Ürünümüzün değerini artırırken o değerden aldığımız payı da büyütmeliyiz.

TGSD Gelişim Akademisi ile sektördeki deneyimi yeni bilgilerle buluşturduklarını ve işletmelerin gelişimini desteklediklerini anlatan Özüren, Genç TGSD’nin de derneğin geleceğe bakışında önemli bir yeri olduğunu ifade etti.

Gençlerin sektörümüzde kendi geleceklerini görebilmeleri bizim için çok kıymetli. Ancak gençlerin geleceğimizde yer almasını istiyorsak bugünkü kararlarımızda onlara yer açmalıyız. Bununla birlikte kadınların çalışma hayatına katılımını ve yönetimde temsilini güçlendirmeliyiz. Fırsat eşitliğini, güvenli çalışma koşullarını ve emeğe saygıyı üretim kültürümüzün temelinde tutmalıyız.

Uluslararası markalara ve alıcılara da seslenen Özüren, uzun vadeli ilişkilerin, öngörülebilir siparişlerin ve dönüşüm yatırımlarında iş birliğinin bütün değer zincirini güçlendireceğini dile getirdi.

TGSD’den net ihracata kur dönüşüm desteği talebi geldi

Açılış konuşmalarının ardından TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay ve TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç’ın katılımıyla “Kritik Eşikteyiz: Çıkış Yolu Nerede? Raporlar Ne Söyledi, Bugün Neredeyiz?” başlıklı bir oturum düzenlendi. Sektörün mevcut durumunun değerlendirildiği oturumda Narbay, sektörün ağır bir sınavdan geçtiğini ancak üretim gücünü koruduğunu vurguladı.

Geçen yılki konferansta 2026’yı bir denge yılı olarak öngördüklerini hatırlatan Narbay, jeopolitik gerilimlerin, Körfez’de yaşanan İran-ABD çatışmasının ve yükselen enerji fiyatlarının pazarları beklenenden fazla daralttığını, ancak sektörün pazarlarını çeşitlendirerek daha az daraldığını söyledi.

Ocak-Temmuz döneminde Avrupa Birliği’nin hazır giyim ithalatı yüzde 4,9, ABD’ninki yüzde 8,2 düşerken bizim kaybımız yüzde 1,5’te kaldı. Kuzey Amerika’ya ihracatımız ise yüzde 4,6 arttı. Yılbaşından bu yana istihdam da yeniden artmaya başladı. Konkordato başvuruları yüzde 28 geriledi. Ama bu bir toparlanma değil, bir duraklama. Zemin düzelmeden ve TGSD’nin talep ettiği stabilizasyon dönemi destekleri tam olarak sağlanmadan bu dengenin kalıcı olduğunu söyleyemeyiz.

Rekabet gücünün yalnız işçilik maliyetiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Narbay, hız, dikey entegrasyon, pazara erişim ve işletme standartları dikkate alındığında Türkiye’nin 23 ülke arasında birinci sırada yer aldığını belirtti.

Sektör, birim fiyatını 2022’den bu yana yüzde 13 yükseltti; yüzde 21’lik üretim kaybına karşılık verimliliğini de artırdı. Ancak bunlar maliyet artışımızın yalnızca bir kısmını telafi etti ve firmalar kârlılıklarını önemli ölçüde kaybetti. Fiyat artışına rağmen katma değerde ise bir artış sağlayamadık. Belirsizliğin önümüzdeki 5-10 yılda azalmayacağı bir dünyada yakın tedarik bir tercih değil, bir sigortadır. Avrupa için bu sigortanın en güçlü adresi de Türkiye. Kısa terminli, esnek, uyumlu ve izlenebilir bir ortak arıyorsanız aradığınız ortak buradadır.

138 maddelik çerçeve Cumhurbaşkanlığı’na sunuldu

İlk olarak geçen yıl yaptıkları Türkiye Markası çağrısının bugün somut bir politika önerisine dönüştüğünü belirten Narbay, TGSD’nin Strateji Haritası ve Uzgörü 2050 çalışmasını Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunulan 138 maddelik bir çerçeveye dönüştürdüklerini aktardı.

Mevcut 86 desteğin 83’ünü yeniden düzenledik, 55 yeni öneri ekledik; çerçevenin bir maddesi de Türkiye Markası. Strateji Haritamızdaki önerimiz, teşviklerin tek elden, performansa ve niteliğe dayalı, ölçülebilir bir sisteme bağlanması.

Önümüzdeki üç yılın yol haritasını üç adımda özetleyen Narbay, ilk adımın net ihracata yüzde 10 kur dönüşüm desteği, kişi başı 3.500 TL istihdam desteğinin bölgesel gelişmişliğe göre artırılarak 6. bölgede 6.000 TL’ye yükseltilmesi ve finansmanda üç yıllık bütüncül bir köprü olduğunu belirtti.

Orta Vadeli Program emek yoğun sektörlere destek sözü verdi ancak bunun ayrıntısını görmemiz gerekiyor. Zira sektörün dönüşümü gerçekleştirebilmesi için bilançoların toparlanmasına ihtiyaç var.

İkinci adımın nitelikli üretim, büyük ölçekli işletme sayısının artırılması, iş gücü planlaması, sınırda yeni üretim havzalarının oluşturulması, Doğu’da Serbest Ticaret ve Endüstri Bölgesi kurulması, Nitelikli Tedarikçi Sisteminin kurulması, marka satın alma ve ortak showroom, lojistik merkezlerin kurulması ile dijitalleşme ve yapay zeka için zemin oluşturulmasını kapsadığını açıklayan Narbay, üçüncü adımın ise Türkiye Markası’na yatırım olduğunu söyledi.

Hacmi artırarak katma değeri yükseltmeliyiz, butikleşerek değil. Mevcut gidişatla 2050’de 30 milyar dolarda kalırız; stratejiyle 39 milyar dolara ulaşırız. Seçim bugün yapılacak.

Narbay sözlerini Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözüyle tamamladı.

Kale yalnız duvarlardan ibaret değildir; kale, içindeki insandır. Bugün 860 bin insan, 50 yıllık know-how birikimiyle her sabah o kalelerde üretiyor, 15,8 milyar dolar dış ticaret fazlası yaratıyor ve Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri en yüksek üçüncü sektörü olarak ekonomiye büyük katkı veriyor. Yalnız bu bile sektörün stratejik sektör kapsamına alınması için yeterlidir.

Konferansa uluslararası marka temsilcileri konuşmacı oldu

Konferansın uluslararası açılış konuşmacısı McKinsey Hazır Giyim, Lüks Moda Sektörü Küresel Lideri Gemma D’Aura oldu. D’Aura, “Yeni Değer Denklemi: Made in Türkiye Nerede Kazanıyor?” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.

İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın ana sponsorluğunu Cotton Council, SANKO ve Beymen üstlendi. Etkinliğin diğer sponsorları arasında şu kuruluşlar yer aldı:

  • 1Ci, Aster Tekstil, Burteks, CEVA Lojistik
  • Control Union, Damat Tween, DHL Express, EİB
  • Eurofins, Galata Taşımacılık, İTKİB, Koton
  • Linkyon, Ovido, Penti, Permess, Qualiro, SGS
  • Style3D, TEB Factoring, Tetaş, Trendyol
  • TTSİS, Turkish Airlines, USB Certification ve YKK

19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın ikinci ve son günü olan 14 Ekim Çarşamba, her yıl olduğu gibi “B2B İkili İş Görüşmeleri” gerçekleştirilecek. Bu kapsamda başta Avrupa ve ABD olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki markaları temsil eden alım grupları ile yerli üreticiler bire bir temas kuracak.

blank

Bolat: Cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,9’da kaldı

Prev
blank

Bitcoin’in piyasa hakimiyeti yüzde 60,28’e yükseldi

Sonraki