Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 06 Ocak 2026 vadeli repo ihalesi ile piyasaya 49,99 milyar TL’lik likidite sağladı. İhaleye 187 milyar TL’nin üzerinde teklif gelirken, faiz oranlarında istikrar dikkat çekti.
TCMB’den repo ihalesine 187 milyar TL’lik rekor teklif
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bugün düzenlediği 06 Ocak 2026 vadeli repo ihalesi ile piyasayı 49 milyar 999 milyon 999 bin 980 TL tutarında fonladı. Bankanın açtığı ihaleye gelen toplam teklif miktarı ise 187 milyar 140 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu durum, piyasada oluşan kısa vadeli likidite ihtiyacını ve bankacılık sektöründeki yüksek fonlama talebini ortaya koydu. TCMB’nin repo ihalelerine gösterilen bu güçlü ilgi, özellikle politika faizinin sabit tutulduğu bir dönemde piyasa faizlerinin yönünü belirleme açısından da önemli bir gösterge haline geliyor.
Faiz oranları sabit kaldı: Ortalama yüzde 38 basit faiz
Düzenlenen ihalede basit faiz oranı, en düşük, ortalama ve en yüksek olarak yüzde 38,00 seviyesinde gerçekleşti. Bu, ihaleye katılan bankalar arasında faiz tekliflerinde herhangi bir sapma olmadığını ve beklentilerin net şekilde Merkez Bankası’nın yönlendirmesiyle uyumlu olduğunu gösterdi. Bileşik faiz oranları ise en düşük, ortalama ve en yüksek olarak %46,03 seviyesinde gerçekleşti. Bu oranlar, piyasadaki kısa vadeli borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrettiğine işaret ediyor.
Fonlama maliyetleri ve enflasyon beklentileri etkili oldu
Merkez Bankası’nın repo ihalelerinde belirlenen faiz oranları, aynı zamanda piyasadaki likidite koşulları, enflasyon beklentileri ve bankaların fonlama maliyetleri açısından önemli sinyaller içeriyor. Son dönemde yıllık enflasyonun %60 seviyelerine yaklaşması, piyasada kısa vadeli fonlama maliyetlerini yukarı çekmiş durumda. Merkez Bankası’nın faiz artırımlarının ardından repo ihalelerinde görülen bu sabit faiz seviyesi, beklentilerin en azından kısa vadede sabit kaldığını gösteriyor.
TCMB’nin likidite yönetiminde repo ihalelerinin rolü
Merkez Bankası, piyasadaki geçici likidite ihtiyacını karşılamak ve faiz koridorunu yönlendirmek amacıyla düzenli olarak repo ihaleleri açmaktadır. Bu ihaleler, bankaların kısa vadeli nakit ihtiyaçlarını Merkez Bankası aracılığıyla karşılamalarını sağlar. Repo ihaleleri aynı zamanda Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırma ya da gevşeme sinyallerini piyasaya iletmesi için önemli bir araç konumundadır. Bu bağlamda, 2026 vadeli ihalenin yüksek teklif alması, piyasada nakit sıkışıklığının sürdüğüne ve bankaların Merkez Bankası’na olan bağımlılığının arttığına işaret ediyor.
Likidite talebinde artış: Bankalar neden bu kadar teklif veriyor?
187 milyar TL’yi aşan teklif hacmi, bankacılık sektörünün yılın son günlerinde likidite ihtiyacının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bu artışta şu faktörlerin etkili olduğu değerlendiriliyor: Yıl sonu bilanço düzenlemeleri nedeniyle likidite ihtiyacının artması Mevduat faizlerindeki rekabet sonucu bankaların kısa vadeli fonlama arayışı Kredi büyümesi ve zorunlu karşılık yükümlülükleri Kur korumalı mevduat (KKM) çıkışlarının bankalar üzerindeki baskısı Uzmanlar, yeni yıla girilirken bankaların fonlama stratejilerini yeniden yapılandıracağını, bu nedenle Merkez Bankası ihalelerine olan yüksek katılımın 2026’nın ilk çeyreğinde de sürebileceğini belirtiyor.
Piyasa beklentileri: TCMB’nin para politikası duruşu
TCMB, son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini %40 seviyesinde sabit tutmuş, ancak sıkı para politikasının sürdürüleceği mesajını vermişti. Repo ihalelerinde belirlenen oranlar, bankaların kısa vadeli fonlamada bu politika faizine göre pozisyon aldığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası’nın, enflasyonda kalıcı düşüş sinyalleri alana kadar bu sıkı duruşunu devam ettirmesi bekleniyor. Bu durum, repo ihalelerinde oluşan faizlerin de yüksek seviyelerde sabit kalmasına yol açabilir.
Enflasyon ve faiz görünümü: 2026’nın ilk çeyreği kritik
Ekonomistler, 2026’nın ilk çeyreğinde açıklanacak enflasyon verilerinin, TCMB’nin politika yönü üzerinde belirleyici olacağı görüşünde. Aylık enflasyonun beklentilerin altında kalması durumunda, Merkez Bankası’nın repo ihalelerinde faiz oranlarını kademeli olarak aşağı çekmesi ihtimali konuşuluyor. Ancak 2026’da maaş artışları, kamu harcamaları ve döviz kuru hareketleri gibi etkenler, enflasyonist baskının sürmesine neden olabilir. Bu da repo ihalelerinde yüksek faiz seviyelerinin korunmasına yol açacaktır.
TCMB’nin para politikası araç seti genişliyor
Repo ihaleleri dışında Merkez Bankası, piyasayı yönlendirmek için şu araçları da kullanıyor: Geç likidite penceresi (GLP) Swap işlemleri Zorunlu karşılık oranları Açık piyasa işlemleri (APİ) TCMB’nin son dönemde para politikası araçlarını aktif şekilde kullanması, piyasa beklentilerinin yönetilmesi ve enflasyonla mücadelede kurumsal kapasitenin artırılması adına olumlu karşılanıyor.