Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Londra ve New York’ta önde gelen uluslararası yatırım bankaları ve finans kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantılarda, Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü ve para politikası stratejilerini değerlendirdi. Karahan, toplantılarda yaptığı sunumda, enflasyon görünümünün kısa vadede dalgalı seyredeceğini ancak orta vadede pozitif eğilimlerin güçleneceğini ifade etti.
2026 yılında dezenflasyona hizmet sektörü öncülük edecek
Başkan Karahan, 2025 yılı içinde başlayan dezenflasyon sürecinin 2026 yılında daha da güçleneceğini ve bu süreçte en büyük katkının hizmet sektöründeki katılığın azalması ile sağlanacağını belirtti. Özellikle özel okul fiyatlarındaki regülasyonların ve kira enflasyonundaki gevşemenin bu iyileşmeyi destekleyeceğini ifade etti.
Karahan, “Enflasyon önümüzdeki iki ay içinde dalgalanma gösterebilir ancak hizmetlerde daha düşük katılık 2026 yılında dezenflasyonu destekleyecek” dedi.
Enflasyonun ana eğiliminde gerileme başladı
Sunumda dikkat çeken unsurlardan biri, son aylarda enflasyonun ana eğilimindeki gerilemenin belirginleştiği oldu. Karahan, özellikle hanehalkı ve firmaların enflasyon beklentilerinde gözlenen iyileşmenin, fiyatlama davranışlarında da olumlu etkiler yarattığını vurguladı.
“Reel sektör ve hanehalkının beklentilerindeki iyileşme, fiyatlama davranışlarını desteklemektedir. Bu da beklentiler üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirmektedir” diyen Karahan, bu gelişmenin para politikasının etkinliğini artırdığını kaydetti.
2025 yıl sonu enflasyonu %30,9 oldu: Gıda fiyatlarında oynaklık uyarısı
Karahan, enflasyonun 2025 yılını %30,9 seviyesinde tamamladığını belirterek, bu oranın geniş kapsamlı bir düşüş eğilimine işaret ettiğini söyledi. Bununla birlikte, gıda enflasyonunun yılın ilk aylarında yeniden yükselebileceğini, bu nedenle kısa vadeli fiyat hareketlerinde oynaklık görülebileceğini ifade etti.
2025’in ikinci yarısında gıda enflasyonundaki artışın, yıllık bazda daha yavaş bir düşüşe yol açtığını belirten Karahan, kira enflasyonundaki düşüşün ise bu baskıyı sınırladığını kaydetti.
Yapısal göstergelerde güçlü sinyaller
Karahan’ın sunumunda dikkat çeken bir diğer nokta ise ana eğilim göstergelerinin 2021 Eylül ayından bu yana en düşük seviyelere gerilemiş olmasıydı. Bu gelişme, sıkı para politikasının enflasyon üzerindeki gecikmeli etkilerini somutlaştırdığı yönünde yorumlandı.
Sunumda, 2025 yılının ikinci yarısında döviz kuru kanalının da dezenflasyon sürecine olumlu katkı sunduğu ifade edildi. Bu kapsamda TL’nin görece istikrarlı seyri ve sermaye girişlerinin artması, fiyat istikrarı açısından destekleyici bir çerçeve oluşturdu.
Ekonomik aktivite: Büyüme dirençli, kapasite kullanımı sınırlı
TCMB Başkanı, büyümenin 2025’in üçüncü çeyreğinde dirençli seyrettiğini ancak bazı sektörlerin daha zayıf performans gösterdiğini söyledi. Özellikle kapasite kullanım oranlarının yılın son çeyreğinde COVID-19 sonrası dönemin en düşük seviyelerine indiğini belirtti.
Ayrıca, iş gücü piyasasının görünenden daha durgun olduğu, buna karşılık verimlilik göstergelerinde iyileşme görüldüğü ifade edildi. Karahan, firmaların borçlanma iştahının düşük kaldığını ve kaldıraç seviyelerinin tarihsel ortalamanın altında olduğunu belirtti.
Kredi büyümesi sınırlı, ödeme sorunları artıyor
Finansal koşullara ilişkin yapılan değerlendirmelerde, kredi büyümesinin görece güçlü kaldığı ancak ödeme performansında bozulma sinyalleri olduğu aktarıldı. Yapılandırmaların artması ve tahsilat sürelerinin uzaması, finansal sıkılık işaretleri arasında yer aldı.
Bu durumun, sıkı para politikasının tüketim ve yatırım kararlarını etkilediğine işaret ettiği ve talep taraflı enflasyon baskılarını azaltıcı yönde etkili olduğu belirtildi.
Sıkı para politikası sürecek: TCMB temkinli adımlara devam edecek
Karahan, “Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu; talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir” ifadesiyle para politikasındaki kararlılığı net biçimde ortaya koydu.
TCMB’nin politika faizi konusunda atacağı adımların; enflasyon gerçekleşmeleri, beklentiler ve ana eğilim verileri dikkate alınarak, ara hedeflerle uyumlu biçimde şekillendirileceği vurgulandı. Karahan ayrıca, “Adımların büyüklüğü toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlenecek” açıklamasını yaptı.
Enflasyon görünümü ara hedeflerden saparsa sıkılaştırma artabilir
Sunumun dikkat çeken bölümlerinden biri de para politikasında olası ilave sıkılaştırma ihtimaliydi. Karahan, “Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin şekilde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır” diyerek gerektiğinde daha sert önlemler alınabileceğinin sinyalini verdi.
Küresel belirsizlikler ve mali destekler göz önünde bulunduruluyor
TCMB Başkanı ayrıca küresel ekonomideki belirsizliklerin Türkiye için dışsal bir risk unsuru olmaya devam ettiğini belirtti. Ancak, kamu maliyesi tarafında destekleyici düzenlemelerin dezenflasyon sürecine katkı sağladığını ifade etti.
Finansal piyasalarda ilk değerlendirmeler olumlu
Karahan’ın sunumu sonrasında, Londra ve New York’taki yatırım bankaları tarafından yapılan ilk yorumlarda TCMB’nin güçlü iletişim dili ve veri odaklı yaklaşımı ön plana çıkarıldı. Özellikle 2026 yılına yönelik dezenflasyon perspektifi ve hizmet enflasyonundaki gevşeme beklentisinin piyasa tarafından pozitif algılandığı bildirildi.
Uluslararası yatırımcılar, Türkiye’nin orta vadeli görünümüne ilişkin daha iyimser bir tablo çizerken, sıkı para politikası uygulamalarının sürdürülmesi halinde TL varlıklara yönelik risk iştahının artabileceğini belirtiyor.