SPK, yedi şirketin bedelsiz sermaye artırımı başvurusunu onayladı | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.22
44,8522
EUR/TRY
%0.40
53,0804
GBP/TRY
%0.47
60,9524
CHF/TRY
%0.92
57,6436
SAR/TRY
%0.22
11,9577
JPY/TRY
%0.92
0,2847
RUB/TRY
%1.06
0,59237
EUR/USD
%0.37
1,18258
EUR/GBP
%-0.01
0,8708
GBP/USD
%0.38
1,3579
BRENT/USD
%-11.72
88,15
XAU/TRY
%2.03
218.699,57
XAG/TRY
%5.94
3.718,25
CAD/TRY
%0.46
32,8119
AUD/TRY
%0.87
32,3317
SEK/TRY
%1.29
4,9335
RSD/TRY
%0.44
0,4522
XAU/USD
%1.80
4.875,99

SPK, yedi şirketin bedelsiz sermaye artırımı başvurusunu onayladı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yayımladığı son bültende Türkiye ekonomisinin farklı sektörlerinde faaliyet gösteren 7 halka açık şirketin bedelsiz sermaye artırımı (bonus issue) başvurularını onayladı. Tamamı iç kaynaklardan karşılanacak olan bu devasa sermaye reviz…

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yayımladığı son bültende Türkiye ekonomisinin farklı sektörlerinde faaliyet gösteren 7 halka açık şirketin bedelsiz sermaye artırımı (bonus issue) başvurularını onayladı

blank
Paylaş

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yayımladığı son bültende Türkiye ekonomisinin farklı sektörlerinde faaliyet gösteren 7 halka açık şirketin bedelsiz sermaye artırımı (bonus issue) başvurularını onayladı. Tamamı iç kaynaklardan karşılanacak olan bu devasa sermaye revizyonları, hem şirket bilançolarının enflasyonist ortama adaptasyonu hem de Borsa İstanbul’daki hisse likiditesi açısından büyük bir makro-finansal önem taşıyor.

Bedelsiz sermaye artırımının finansal anatomisi ve yaygın yanılgılar

Borsa İstanbul’daki bireysel yatırımcılar arasında “bedelsiz sermaye artırımı”, genellikle şirketin yatırımcılara “ücretsiz hisse dağıtması” veya doğrudan “servet transferi yapması” gibi algılanan, coşkuyla karşılanan bir kurumsal finansman olayıdır. Ancak, finansal okuryazarlık ve muhasebe standartları çerçevesinde konuyu incelediğimizde, bu işlemin teknik olarak şirketin piyasa değerini (market capitalization) veya yatırımcının elindeki toplam varlığın değerini bir gecede artırmadığı gerçeğiyle yüzleşmek gerekir.

Bedelsiz sermaye artırımı; şirketin kasasına dışarıdan yeni bir nakit (sıcak para) girişinin olmadığı, sadece bilançonun pasif tarafındaki özkaynaklar kalemi içinde yer alan “iç kaynakların” (geçmiş yıl kârları, emisyon primleri, yeniden değerleme fonları veya enflasyon düzeltme farkları) muhasebesel bir işlemle “ödenmiş sermaye” (paid-in capital) kalemine transfer edilmesidir. İşlem sonucunda şirketin toplam özkaynağı değişmezken, dolaşımdaki hisse senedi sayısı artar ve hissenin birim fiyatı aynı oranda bölünerek aşağı çekilir. SPK’nın 7 şirkete birden onay verdiği bu yoğun takvim, aslında şirketlerin yıllar içinde enflasyon karşısında eriyen ve anlamsızlaşan nominal “ödenmiş sermayelerini”, bilançolarındaki devasa boyutlara ulaşmış iç kaynakları kullanarak güncel ekonomik gerçeklere uygun hale getirme refleksidir.

Enflasyon muhasebesi ve bilançolardaki devasa i̇ç kaynaklar

Son yıllarda SPK bültenlerinde bedelsiz sermaye artırımı onaylarının bu denli yoğunlaşmasının arkasındaki temel makroekonomik itici güç, Türkiye’de uygulanmaya başlanan “Enflasyon Muhasebesi” (TMS 29 – Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama) standartlarıdır. Uzun süren yüksek enflasyon dönemlerinde şirketlerin duran varlıkları (fabrikalar, araziler, makineler) ile özkaynakları, defter üzerinde gerçek değerlerinin çok altında kalmıştı. Enflasyon düzeltmesiyle birlikte, bu varlıkların değeri güncellendiğinde bilançoların “Özkaynaklar” (Equity) bölümünde devasa “Enflasyon Düzeltme Farkları” oluştu.

İşte SPK’nın onayladığı bu 7 şirket, bilançolarında atıl duran, şişmiş ve pasif karakterli bu enflasyon düzeltme farklarını resmi “ödenmiş sermaye” statüsüne kavuşturmaktadır. Bu hamle, şirketlerin mali yapılarının dışarıdan bakıldığında çok daha güçlü, kredi veren bankalar (kreditörler) gözünde çok daha kredibl ve uluslararası ihalelerde çok daha rekabetçi görünmesini sağlamaktadır. Güçlü bir ödenmiş sermaye, şirketin şoklara karşı dayanıklılığının (resilience) en temel göstergelerinden biridir.

Tarım ve gıda sektöründe dev adımlar: cem zeytin ve merko gıda

Onaylanan başvurular arasında rakamsal olarak en büyük dikkat çeken kurum, Türkiye’nin önemli tarım ve gıda ihracatçılarından Cem Zeytin AŞ oldu. Şirket, 402 milyon TL olan mevcut ödenmiş sermayesini, tamamen iç kaynaklardan karşılanmak üzere 1 milyar 898 milyon TL artırarak 2 milyar 300 milyon TL’ye taşıyacaktır. Küresel iklim krizinin tarımsal rekolteleri vurduğu, zeytinyağı ve zeytin fiyatlarının küresel çapta rekorlar kırdığı bir dönemde; Cem Zeytin’in sermayesini bu denli agresif bir şekilde güncellemesi, şirketin artan varlık değerlerini (özellikle stok ve arazi değerlemelerini) bilançosuna resmen yansıttığının göstergesidir.

Gıda sektörünün bir diğer önemli temsilcisi Merko Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ ise, 115,1 milyon TL’lik mütevazı görünen mevcut sermayesini 734,9 milyon TL gibi devasa bir bedelsiz artırımla 850 milyon TL’ye çıkaracaktır. Endüstriyel tarım ve salça üretimi gibi işletme sermayesi (working capital) ihtiyacının çok yüksek olduğu, enflasyonist stok maliyetlerinin şirketleri zorladığı bir sektörde, ödenmiş sermayenin bu denli güçlendirilmesi, Merko Gıda’nın tedarik zinciri finansmanında elini ciddi şekilde rahatlatacaktır.

Sanayi ve i̇laç sektörlerindeki stratejik ölçek büyütme

Sermaye piyasalarının teknoloji ve sağlık alanındaki önemli oyuncularından Turk İlaç ve Serum Sanayi AŞ, 161,8 milyon TL’lik mevcut sermayesini 875,2 milyon TL’lik bedelsiz artırımla 1 milyar 37 milyon TL’ye yükselterek “milyarlık” sermaye ligine adım atmaktadır. İlaç sektörü, Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme) harcamalarının, patent süreçlerinin ve uluslararası regülasyon uyum maliyetlerinin astronomik olduğu bir alandır. Turk İlaç’ın sermayesini bu seviyeye çekmesi, global pazarlarda rekabet edebilmek ve uzun vadeli yatırım stratejilerini desteklemek adına atılmış hayati bir makro-finansal adımdır.

Ağır sanayi ve metalürji tarafında ise Özyaşar Tel ve Galvanizleme Sanayi AŞ, 103,2 milyon TL’lik sermayesini 319,9 milyon TL bedelsiz artırımla 423,1 milyon TL’ye ulaştırmaktadır. Hammadde olarak çeliğe ve çinkoya bağımlı olan, üretim maliyetleri küresel emtia fiyatlarına (LME – Londra Metal Borsası) endeksli olan tel ve galvaniz sektöründe, kur ve emtia şoklarına karşı korunmanın (hedging) yolu güçlü bir özsermaye yapısından geçmektedir. Özyaşar Tel’in bu adımı, sanayi kapasitesinin muhasebesel olarak tescillenmesidir.

Yatırım ortaklıkları: euro grubu hisselerindeki koordineli artış

SPK bülteninde dikkat çeken bir diğer detay, aynı grubun şemsiyesi altında faaliyet gösteren üç farklı menkul kıymet ve yatırım ortaklığının eşzamanlı olarak onay almasıdır. Euro Kapital Yatırım Ortaklığı AŞ, Euro Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı AŞ ve Euro Trend Yatırım Ortaklığı AŞ, her biri 20 milyon TL olan sembolik mevcut sermayelerini 40 milyon TL bedelsiz artırımla 60 milyon TL’ye yükseltmektedirler.

Yatırım ortaklıkları, Sermaye Piyasası Kanunu gereği belirli bir asgari sermaye şartını (minimum capital requirement) sağlamak ve portföy büyüklüklerini regülatif sınırlar içinde yönetmek zorundadırlar. 20 milyon TL gibi günümüz ekonomik koşullarında son derece yetersiz kalan bir ödenmiş sermayenin 60 milyon TL’ye çıkarılması, bu fonların portföy çeşitlendirmesi (portfolio diversification) yapabilmeleri ve SPK’nın güncel asgari sermaye rasyolarına uyum sağlamaları açısından mecburi bir hamledir.

Sonuç: hisse likiditesi ve “algısal ucuzluk” (perceived cheapness)

Sonuç itibarıyla, SPK’nın onayladığı bu 7 bedelsiz sermaye artırımı, Borsa İstanbul’un piyasa mikro-yapısında (market microstructure) önemli değişimlere yol açacaktır. Şirketlerin hisse fiyatları, bedelsiz artırım oranında bölüneceği için nominal olarak çok daha düşük fiyat seviyelerine inecektir. Örneğin yüksek oranlı bir bölünme sonrası 100 TL’lik bir hisse 20 TL’ye düştüğünde, şirketin toplam piyasa değeri değişmese de, küçük tasarruf sahipleri (bireysel yatırımcılar) nezdinde bir “algısal ucuzluk” (perceived cheapness) oluşacaktır.

Fiyatın düşmesi ve piyasadaki toplam hisse (lot) sayısının milyonlarca adet artması, o hisse senetlerinin “derinliğini” (order book depth) ve “likiditesini” muazzam ölçüde artırır. Likiditenin artması, kurumsal yabancı fonların ve büyük portföy yönetim şirketlerinin bu tahtalara girip çıkarken fiyatı aşırı dalgalandırmadan (slippage yaratmadan) işlem yapabilmelerine olanak tanır. SPK’nın bu onayları, şirketleri enflasyonist tahribattan koruyan muhasebesel bir zırh sağlarken, aynı zamanda sermaye piyasalarının tabana yayılması ve işlem hacimlerinin artması hedefine de doğrudan hizmet etmektedir.

 

 

blank

ABD’de petrol işlemleri inceleme altında

Prev
blank

Mısır ithalatında tarife kontenjanı uygulaması yürürlüğe girdi

Sonraki
Faizsiz Ev & Araba