Küresel yatırımcıların yakından takip ettiği S&P 500 endeksine ilişkin son beklentiler, 2025 yılının son çeyreği için güçlü bir finansal performansa işaret ediyor. Analistler, endeksteki şirketlerin hisse başına kârlarının geçen yılın aynı dönemine göre ortalama %8,3 artmasını bekliyor. Bu oran, S&P 500 için arka arkaya 10. çeyrekte de kâr artışı yaşanacağı anlamına geliyor. Bu performans, şirketlerin yüksek faiz ortamı ve küresel talep dalgalanmalarına rağmen dayanıklılığını koruduğunu gösteriyor.
Gelir büyümesi de güçlü seyrediyor
Kâr büyümesinin yanında, şirket gelirlerinin de pozitif yönde ilerlediği görülüyor. 2025’in son çeyreğine dair tahminler, şirket gelirlerinin yıllık bazda %7,8 oranında büyüme göstereceğini ortaya koyuyor. Bu gerçekleşirse, S&P 500 gelirlerinde üst üste 21. pozitif çeyrek tamamlanmış olacak. Aynı zamanda bu oran, son 3 yılın ikinci en güçlü gelir büyüme performansı olarak kayıtlara geçecek. Özellikle enerji, sağlık ve teknoloji sektörlerindeki güçlü bilançoların bu büyümeye katkı sağlaması bekleniyor.
Sektörel bazda kârlılıkta geniş tabanlı artış
S&P 500’ün 11 sektöründen 8’inde dördüncü çeyrekte pozitif kârlılık büyümesi öngörülüyor. Bu sektörler arasında bilgi teknolojileri, sağlık, finans ve iletişim hizmetleri öne çıkıyor. Enerji ve temel tüketim malları sektörlerinde ise kârlılığın yatay seyretmesi bekleniyor. Analistler, yapay zekâ yatırımları, yazılım gelirlerindeki artış ve tüketici talebindeki istikrarın bu geniş tabanlı büyümeyi desteklediğini ifade ediyor.
2025 yılı genelinde hisse başına kâr büyümesi %12,3
Yıllık bazda bakıldığında, 2025 yılı tamamında S&P 500 şirketlerinin hisse başına kârlarının %12,3 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Bu oran, pandemi sonrası toparlanma dönemindeki çift haneli büyüme hızlarının devam ettiğini gösteriyor. Söz konusu büyümenin gerçekleşmesi durumunda, 2025 yılı, 2023 ve 2024’teki %7-9 bandındaki daha ılımlı büyüme performanslarının üzerine çıkmış olacak.
2026 beklentileri daha da iyimser
Analistler, 2026 yılına dair beklentilerde daha güçlü bir görünüm ortaya koyuyor. Ortalama tahminlere göre, S&P 500 şirketlerinde hisse başına kâr büyümesi %14,9 seviyesine ulaşacak. Bu oran, ABD ekonomisinde resesyon ihtimalinin azalması ve şirket marjlarının güçlenmesiyle destekleniyor. Bu tahmin, yatırımcıların 2026 yılına dair risk alma iştahını olumlu yönde etkileyebilir. Ancak küresel jeopolitik riskler, Çin ekonomisindeki belirsizlikler ve Fed’in faiz politikası gibi unsurlar bu beklentiler üzerinde baskı yaratabilir.
Piyasa çarpanları yeniden değerlendiriliyor
Kârlılık beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar, aynı zamanda S&P 500 şirketlerinin değerleme çarpanları üzerinde de etkili oluyor. Hisse başına kazançlar arttıkça, mevcut fiyat/kazanç oranları daha makul seviyelere inebilir. Ancak bazı sektörlerde hâlâ yüksek çarpanlar dikkat çekiyor. Özellikle teknoloji sektöründe, büyüme potansiyeline rağmen fiyatlamaların ileriye dönük oldukça iyimser olduğu ifade ediliyor.
Makro veriler ve bilanço sezonu etkisi birleşecek
Piyasalarda, 2026’nın ilk çeyreği için yön belirleyici unsurlar arasında bilanço sezonu ile makroekonomik veriler birlikte değerlendiriliyor. Enflasyon, işsizlik, sanayi üretimi gibi göstergeler ile şirket bilançoları arasındaki uyum, genel ekonomik sağlığa dair güçlü bir sinyal sağlayacak. Özellikle ABD’de açıklanacak enflasyon rakamlarının beklentilerden sapması durumunda, S&P 500 üzerindeki etkilerin çarpanlar ve getiri beklentileri üzerinden hissedileceği öngörülüyor.
Küresel yatırımcı ilgisi artıyor
S&P 500 endeksi, yalnızca ABD değil, küresel yatırımcıların da en yakından izlediği gösterge konumunda bulunuyor. 2026’ya girerken, özellikle Avrupa ve Asya merkezli fonların yeniden ABD borsalarına yönelmesi bekleniyor. Bu durum, endekste hacimlerin artmasını ve sermaye akışlarının güçlenmesini sağlayabilir.
Sonuç: S&P 500 güçlü büyümeyle yeni yıla giriyor
S&P 500 şirketleri, yüksek faiz ortamına ve küresel belirsizliklere rağmen dördüncü çeyrek itibarıyla güçlü bir kârlılık tablosu sergilemeye hazırlanıyor. Hisse başına kâr artışı ve gelir büyümesindeki yukarı yönlü tahminler, yatırımcı güvenini destekliyor. 2026 yılına dair beklentilerin de olumlu seyretmesi, piyasalarda orta vadeli iyimserliği güçlendiriyor. Ancak olası dalgalanmalara karşı temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiği ifade ediliyor.