Schneider Electric: Su stresi Avrupa sanayisinde risk oluşturuyor | VKM Finans

Schneider Electric: Su stresi Avrupa sanayisinde risk oluşturuyor

Schneider Electric'in yayımladığı Su Darboğazı Raporu'na göre, Avrupa'da sanayi liderlerinin yüzde 44'ü son iki yılda su stresinin işletme maliyetlerini artırdığını bildiriyor; yüzde 60'ı ise riskleri azaltacak teknolojileri henüz devreye almadığını açıklıyor. Su kaynaklı riskler siber tehditlerle a…

Schneider Electric'in yayımladığı Su Darboğazı Raporu'na göre, Avrupa'da sanayi liderlerinin yüzde 44'ü son iki yılda su stresinin işletme maliyetlerini artırdığını bildiriyor; yüzde 60'ı ise riskleri azaltacak teknolojileri henüz devreye almadığını açıklıyor

blank

Schneider Electric’in yayımladığı Su Darboğazı Raporu’na göre, Avrupa’da sanayi liderlerinin yüzde 44’ü son iki yılda su stresinin işletme maliyetlerini artırdığını bildiriyor; yüzde 60’ı ise riskleri azaltacak teknolojileri henüz devreye almadığını açıklıyor.

Su kaynaklı riskler siber tehditlerle aynı düzeyde görülüyor

Küresel enerji teknolojisi şirketi Schneider Electric, “The Water Crunch Report” (Su Darboğazı Raporu) başlıklı yeni araştırmasını yayımladı. Araştırma, suyun Birleşik Krallık ve Avrupa genelinde sanayi kuruluşlarının iş sürekliliği açısından en büyük risklerden biri haline geldiğini ortaya koyuyor. Bulgulara göre su kaynaklı riskler, siber saldırılar ve tedarik zinciri kesintileriyle aynı düzeyde önem taşıyor.

Araştırma kapsamında Avrupa’daki sanayi şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile su hizmeti sağlayan kuruluşların ve belediyelerin karar vericileriyle anket yapıldı. Elde edilen sonuçlar, Schneider Electric’in geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirdiği benzer araştırmanın bulgularıyla örtüşüyor. O çalışmada iş dünyası liderlerinin yüzde 56’sı, önümüzdeki yıllarda su kaynaklı risklerin diğer altyapı risklerinden daha hızlı artacağını öngörmüştü.

Ankete katılan sanayi liderlerinin yüzde 44’ü, son iki yılda su stresinin işletme maliyetlerini artırdığını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 38’i altyapı ve bakım bütçelerinin baskı altında kaldığını, yüzde 30’u ise tedarik zincirlerinde aksama yaşandığını ifade ediyor. İşletmelerin yüzde 44’ü, su tedarikinde ciddi bir kesinti yaşanması halinde faaliyetlerinin ilk 24 saat içinde etkilenmeye başlayacağını öngörüyor. Sanayi liderlerinin yarısından fazlası, yani yüzde 52’si, su kalitesinin veya suya erişimin 2031 yılına kadar şirketlerinin büyümesinin önünde ciddi bir engel oluşturmasını beklediğini aktarıyor. Yedi yöneticiden biri, yani yüzde 14’ü ise bu sorunların faaliyetlerini veya büyümelerini şimdiden sınırladığını belirtiyor.

Araştırma, Avrupa’da son on yılların en ağır kuraklık koşullarının yaşandığı bir dönemde yayımlandı. Kuraklığın yük taşımacılığı, enerji ve tarım sektörlerine yansıyan etkileri, bu baskıların artık olası bir gelecek senaryosu olmaktan çıktığını gösteriyor.

Schneider Electric Endüstriyel Otomasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Gwenaelle Huet konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

Avrupa’nın suyu yalnızca bir çevre meselesi olarak ele alma lüksü yok. Su artık rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir konu. Enerji dönüşümü son on yılda sanayi stratejilerini nasıl yeniden şekillendirdiyse, su verimliliği de önümüzdeki on yıla yön verecek. Yapay zeka destekli endüstriyel çözümleri, şirketlerin suyun nasıl kullanıldığını, nerelerde israf edildiğini ve nasıl geri kazanıldığını daha önce mümkün olmayan bir ayrıntıyla görmesini sağlıyor. Artık asıl mesele sorunu anlamak değil, Avrupa sanayisinin geleceğini güvence altına almak için gereken hızda harekete geçmek.

Schneider Electric Su ve Çevre Segmenti Başkanı Sophie Borgne ise şunları söyledi:

Bu yaz yaşanan kuraklıkları ve sanayi üzerindeki etkilerini bir defaya özgü bir durum olarak görmek kolay. Ancak bunlar artık Avrupa’da faaliyet göstermenin kalıcı koşulları arasında yer alıyor. AB’nin Avrupa Kuraklık Gözlemevi’ne göre, şu anda Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın yaklaşık yarısı farklı düzeylerde kuraklık yaşıyor. Suyun yeniden kullanılması, zaten baskı altında olan nehirleri ve barajlara bağımlılığımızı azaltabilir. Buna rağmen bugün AB genelinde arıtılmış kentsel atık suyun yalnızca yüzde 2,4’ü yeniden kullanılıyor. Akıllı su teknolojilerine yatırım yapan kuruluşlar, su verimliliğini rekabet avantajına dönüştürüyor.

Teknolojiye güven yüksek ama uygulama hala geride kalıyor

Akıllı su teknolojilerinin su yönetiminde etkili bir çözüm sunduğu yaygın biçimde kabul ediliyor. Ancak bu farkındalık, uygulamaya aynı hızda yansımıyor. Aradaki farkın nedeni teknolojiye duyulan kuşku değil; aksine bu teknolojilerin faydasına duyulan güven oldukça yüksek. Sanayi liderlerinin yüzde 86’sı ve su hizmeti sağlayan kuruluşların yüzde 98’i, akıllı su teknolojilerinin işletme maliyetlerini azaltabileceğini belirtiyor. Her iki grubun da yüzde 80’den fazlası, bu teknolojilerin iş sürekliliğini koruduğunu ve sürdürülebilirlik performansını güçlendirdiğini düşünüyor.

Buna rağmen sanayi liderlerinin yüzde 58’i, dijital ikiz veya şebeke modelleme araçlarını bildikleri halde henüz devreye almadıklarını ifade ediyor. Su hizmeti sağlayan kuruluşların yüzde 57’si de tahmine dayalı analitik veya yapay zeka destekli su yönetimi için aynı yanıtı veriyor.

Olumlu gelişme ise kuruluşların harekete geçmek için sorunun daha da ağırlaşmasını beklememesi. Ankete katılan su hizmeti sağlayan kuruluşların tamamı ve sanayi liderlerinin yüzde 98’i, suya erişimin veya su kalitesinin önemli kararlarını şimdiden etkilediğini belirtiyor. Bu kararlar arasında şunlar öne çıkıyor:

  • Su verimliliğine yönelik yatırımların artırılması (yüzde 47)
  • Su kaynaklı risklerin yönetim kurulu düzeyinde resmi olarak değerlendirilmesi (yüzde 43)

Ankete katılan sanayi liderlerinin yarısından fazlası otomatik kontrol sistemlerini (yüzde 56) ve akıllı sayaçları (yüzde 55) devreye almış durumda. Su hizmeti sağlayan kuruluşlarda akıllı sayaç kullanım oranı yüzde 76’ya ulaşıyor.

Su sistemleri daha bağlantılı ve dijital hale geldikçe siber güvenlik de gündemde daha fazla yer tutuyor. Hem sanayi liderlerinin hem de su hizmeti sağlayan kuruluşların yarısından fazlası, siber güvenliği yönetilmesi gereken başlıca riskler arasında sayıyor.

Bununla birlikte, akıllı su teknolojilerinin daha yaygın kullanılmasıyla elde edilebilecek önemli kazanımlar bulunuyor. Birçok yönetici, operasyonları daha verimli hale getirmek üzere geliştirilen teknolojileri bildiği halde henüz kullanmaya başlamamış durumda. Bu da en büyük kazanımların henüz elde edilmemiş olabileceğine işaret ediyor. Araştırmanın Avrupa’daki iş dünyası liderlerine mesajı açık: su kaynaklı riskler, enerji ve siber güvenlik kadar etkin biçimde yönetilmeli. Teknolojiyi bilmekle uygulamak arasındaki farkın kapatılması, özellikle su stresinin maliyetini şimdiden hisseden sektörler açısından belirleyici olacak.

Bağımsız su ve çevre uzmanı Tom Freyberg, araştırmaya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

Yaklaşık yirmi yıldır su, iklim tartışmalarında geri planda kaldı ve enerjiye veya karbona yönelik yatırımların çok küçük bir bölümünü alabildi. Avrupa, dünyanın geri kalanına göre iki kattan daha hızlı ısınırken su tedariki üzerindeki baskı da artıyor. Su Darboğazı Raporu, yaklaşımın değiştiğini doğruluyor. Sanayi liderlerinin yüzde 47’si su verimliliğine yönelik yatırımlarını artırmış, yüzde 43’ü ise su kaynaklı riskleri yönetim kurulu gündemine taşımış durumda. Su güvenliği sonunda ikinci plana atılan bir detay olmaktan çıkıp iş dünyasının öncelikleri arasına giriyor.

Aarhus Vand örneği dijital ikiz teknolojisinin uygulamasını gösteriyor

Geleceğe yönelik adımlar atan su hizmeti sağlayıcıları, müşterilerinin bu risklerden mümkün olduğunca az etkilenmesi için mevcut teknolojilerden yararlanıyor. Danimarka’daki su hizmeti sağlayıcısı Aarhus Vand, su şebekesinin tedarik güvenliğini sağlamak için dijital ikizin öngörü yeteneklerini kullanıyor. Kuruluş, su tedarik şebekesini uzaktan izlemek, olası kaçakları ve tedarikteki dalgalanmaları hassas biçimde belirlemek amacıyla Schneider Electric’in EcoStruxure Water Advisor – Water Simulation çözümünü devreye aldı.

Water Simulation, şebekenin farklı noktalarından alınan verilerle planlı ve beklenmedik olayların etkilerini önceden öngörüyor. Böylece Aarhus Vand, sorunlara hızla ve en uygun yöntemle müdahale edebiliyor, su kayıplarını en aza indiriyor ve müşterilerine güvenilir biçimde yüksek kaliteli su sağlıyor. Artan verimlilik sayesinde kuruluşun enerji tüketimi ve maliyetleri de azalıyor.

Schneider Electric’in araştırması, akıllı su teknolojileri alanındaki yatırımların Avrupa sanayisinde giderek daha fazla yönetim kurulu gündemine taşındığını ve su stresi kaynaklı risklerin artık uzun vadeli bir planlama konusu haline geldiğini ortaya koyuyor.

blank

Deutsche Bank CEO’sundan Almanya’ya yabancı sermaye uyarısı

Prev
para

12 Ekim 2026 döviz kurları: Dolar kaç TL, euro ne kadar?

Sonraki