Küresel finans kuruluşları, Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların etkisiyle ABD Merkez Bankası’na (Fed) ilişkin faiz beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Artan enerji fiyatları ve enflasyon baskıları, piyasalarda belirsizliği artırırken, faiz indirimi beklentilerinin zamanlaması ötelendi.
ABD ile İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları öncesinde piyasalarda 2026 yılı için iki ila üç faiz indirimi beklenirken, mevcut gelişmelerle birlikte yatırımcılar daha temkinli bir “bekle-gör” yaklaşımına yöneldi.
Bu süreçte, faiz beklentisi küresel piyasalarda en kritik belirleyicilerden biri olmaya devam ediyor.
Küresel bankalar iki faiz indirimi beklentisini koruyor
UBS, Morgan Stanley, Goldman Sachs ve Barclays gibi önde gelen finans kuruluşları, Fed’in 2026 yılı içinde en az iki faiz indirimi yapabileceği öngörüsünü sürdürüyor. Ancak bu indirimlerin başlangıç tarihi Haziran ayından Eylül ayına ertelenmiş durumda.
Bu değişim, jeopolitik gelişmelerin para politikası üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.
Analistler, mevcut ortamda küresel piyasa dinamiklerinin merkez bankası kararlarını daha da karmaşık hale getirdiğini belirtiyor.
Fed’in temkinli duruşu piyasalara yön veriyor
Fed, Mart ayı toplantısında politika faizini sabit tutarken, Başkan Jerome Powell ekonomik görünümdeki belirsizliklere dikkat çekti. Özellikle Orta Doğu’daki savaşın etkileri, Fed’in karar alma sürecinde önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.
Piyasa verilerine göre, yatırımcılar artık 2026 yılı içinde faiz indirimi ihtimalini fiyatlamıyor. Oysa çatışma öncesinde bu beklenti oldukça güçlüydü.
Bu durum, para politikası görünümünde kısa vadeli belirsizliğin arttığını gösteriyor.
Kurumlar arasında faiz tahminleri farklılaşıyor
Finans kuruluşlarının tahminleri incelendiğinde, faiz patikasına ilişkin farklı senaryoların öne çıktığı görülüyor. Citigroup, toplamda 75 baz puanlık üç indirim öngörerek politika faizinin yüzde 2,75-3,00 aralığına gerilemesini bekliyor.
Goldman Sachs, Morgan Stanley, Bank of America, Wells Fargo, Nomura ve UBS ise 50 baz puanlık iki indirimle faizin yüzde 3,00-3,25 seviyesine ineceğini tahmin ediyor.
Öte yandan Barclays ve Deutsche Bank yalnızca 25 baz puanlık tek indirim öngörürken; BNP Paribas, HSBC, J.P. Morgan ve Standard Chartered ise 2026 yılı boyunca faiz indirimi beklemiyor.
Bu farklılıklar, merkez bankası politikalarına ilişkin öngörülerin ne kadar değişken olduğunu ortaya koyuyor.
Enerji fiyatları ve enflasyon belirleyici olmaya devam edecek
Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatlarını yukarı yönlü etkilemesi, küresel enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. Bu durum, Fed’in faiz indirimleri konusunda daha temkinli hareket etmesine neden olabilir.
Enerji maliyetlerindeki artışın kalıcı olması halinde, merkez bankalarının beklenenden daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceği değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Fed’in 2026 yılına ilişkin faiz patikası, büyük ölçüde enflasyon ve jeopolitik gelişmelerin seyrine bağlı olarak şekillenecek.