Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 12 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 2026 yılı bakanlık bütçesinin görüşmeleri sırasında önemli açıklamalarda bulundu. Kacır, meclis kürsüsünde hem stratejik teknoloji projelerini hem de Türkiye’nin ekonomik kalkınma hamleleri kapsamında yapılacak yeni yatırımları kamuoyuyla paylaştı. Kacır, konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği noktayı gösteren yerli üretim **Milli Hedef Algılayıcı** MİHAL’i milletvekillerine göstererek dikkat çekerken, **Sanayi Alanları Master Planı** kapsamında oluşturulacak **4 yeni sanayi koridoru** hakkında da bilgi verdi.
MİHAL ilk kez mecliste sergilendi: Yerli lazer sensör dünyada ilk
Konuşmasında savunma sanayindeki milli kabiliyetleri vurgulayan Kacır, Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağının GÖKDOĞAN füzesiyle gerçekleştirdiği başarılı test görevine değinerek, bu görevin en kritik bileşenlerinden biri olan lazer sensörlü **Milli Hedef Algılayıcı** MİHAL’i kürsüde gösterdi. Kacır, şu ifadeleri kullandı: > “Bu başarıların ardında, platformdan alt sistemlere, çekirdek teknolojilere kadar yerli ve milli ürünleri geliştirme kabiliyetimiz var. Bu görevde, uçağı biz ürettik. Radarı biz ürettik. Füzeyi biz ürettik. Füzenin lazer sensörlü hedef algılayıcısı (MİHAL) burada. Yurtdışından vermediler. Onu da biz ürettik.” Kacır, bu teknolojiyi hayata geçiren ilk ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayarak, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen MİHAL’in savunma teknolojilerinde Türkiye’nin kendi kendine yetebilme kapasitesini gösterdiğini belirtti.
4 yeni sanayi koridoru: Türkiye üretim coğrafyasını genişletiyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır’ın konuşmasında en çok dikkat çeken başlıklardan biri de Türkiye’nin üretim altyapısını genişletmeye yönelik planlanan **4 yeni sanayi koridoru** projesi oldu. **Sanayi Alanları Master Planı** kapsamında bu koridorlar aşağıdaki iller arasında kurulacak:
- Samsun – Mersin
- Mersin – Şırnak
- Sivas – Iğdır
- Trabzon – Şırnak
Bakan Kacır, bu koridorlar sayesinde sanayi yatırımlarının bölgesel dağılımını dengede tutacaklarını, yatırımcılara altyapısı hazır alanlar sunacaklarını ve istihdamın Anadolu’nun doğusuna yayılmasını hedeflediklerini belirtti.
Samsun – Mersin hattı öncü olacak
Master Plan’ın ilk etabında en kapsamlı yatırımın **Samsun – Mersin hattı** üzerinde yapılacağı bildirildi. Bu hatta 13 ilde toplam 16 yeni sanayi alanı belirlenmiş durumda. Bu yeni yatırım bölgeleri, mevcut organize sanayi bölgelerinin (OSB) toplam alanının ortalama 11 katı büyüklüğünde olacak. Kacır, bu yatırımlarla birlikte “mega endüstriyel bölgeler” kurulacağını ve bu bölgelerin sadece üretim değil, aynı zamanda sosyal yaşam alanlarıyla da entegre olacağını ifade etti.
Akıllı ve yeşil üretim üsleri geliyor
Yeni sanayi koridorları sadece büyüklükleriyle değil, teknolojik altyapılarıyla da dikkat çekecek. Kacır’ın verdiği bilgiye göre, bu alanlarda: – **Dijital altyapılar**, – **Yeşil enerji sistemleri**, – **Atık yönetimi ve çevre dostu üretim çözümleri**, – **Sosyal donatı alanları** bulunacak. Bu şekilde Türkiye’nin sanayi altyapısı yalnızca üretim değil, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi açısından da çağdaş normlara uygun hale getirilecek.
Sanayi politikalarında yeni dönem: Doğu Anadolu da odakta
Kurulacak sanayi koridorlarının doğrudan kapsayacağı iller arasında yer alan **Şırnak** ve **Iğdır**, uzun yıllardır ekonomik kalkınma açısından görece geri planda kalmış iller olarak biliniyor. Bakanlık, bu projelerle doğu ve güneydoğu illerinin de sanayi haritasında etkin rol oynamasını sağlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, sadece büyükşehir merkezlerine değil, bölgesel kalkınma hedefleri doğrultusunda Anadolu’nun iç kesimlerine de yatırım çekecek bir strateji olarak yorumlanıyor.
Yerli üretim vurgusu ve teknolojik bağımsızlık
Konuşmasının genelinde **yerli üretim** ve teknolojik bağımsızlık temasını öne çıkaran Bakan Kacır, savunma sanayisinden sanayi altyapısına kadar her alanda milli kabiliyetleri artırmanın Türkiye için stratejik önemde olduğunu belirtti. MİHAL örneğinde olduğu gibi, dışa bağımlılığın risklerini azaltmak için kamu-özel sektör iş birliğinin genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Sonuç: 2026 Türkiye için sanayi ve teknoloji yılı olacak
2026 yılı bütçe görüşmeleri çerçevesinde yapılan bu açıklamalar, Türkiye’nin üretim ve teknoloji eksenindeki büyüme planlarının somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Meclis kürsüsünden tanıtılan MİHAL sistemi, savunma sanayiindeki yerlileşme vizyonunun sembolü olurken; kurulacak **sanayi koridorları**, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında bölgesel eşitsizlikleri azaltmaya yönelik atılmış büyük adımlar olarak öne çıkıyor. Tüm bu gelişmeler, yatırımcılar, sanayiciler ve kamuoyu tarafından merakla takip ediliyor.