2025 yılında küresel petrol piyasasında yaşanan gelişmeler, pandemi yılı olan 2020’den bu yana en zayıf performansın kaydedilmesine neden oldu. Arzın talebi aşması ve üretimdeki esneklik, petrol fiyatlarında belirgin bir düşüşe yol açtı.
Brent petrol 2025’te yüzde 18 değer kaybetti
Brent petrol, yılı yaklaşık %18’lik düşüşle tamamlarken, ABD ham petrolü WTI için değer kaybı %15 seviyesine ulaştı. Her iki gösterge de 2025 yılında, son beş yılın en düşük ortalama fiyatlarıyla işlem gördü. Son işlem gününde Brent petrol, düne göre 12 cent artarak 61,45 dolar seviyesinde işlem görürken, Batı Teksas petrolü (WTI) %0,2’lik artışla 58,07 dolar oldu. Ancak yılın genelinde yaşanan fiyat düşüşü, petrol piyasalarında ciddi bir performans zayıflığına işaret etti.
Arz fazlası fiyatları baskılamaya devam ediyor
Analistlere göre, 2025 yılı boyunca arz fazlası, fiyatlar üzerinde baskı kurdu. BNP Paribas, Brent petrol fiyatının 2026’nın ilk çeyreğinde 55 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini öngörüyor. Banka, yılın geri kalanında ise fiyatların 60 dolar civarında dengelenmesini bekliyor. Bu beklentinin arkasında, ABD’li kaya petrolü üreticilerinin yüksek fiyatlardan gerçekleştirdiği hedge işlemleri yer alıyor. Bu işlemler sayesinde üreticiler, fiyat düşüşlerine rağmen üretimi sürdürerek arzın piyasa duyarlılığını azaltıyor.
OPEC+ üretim artışlarına ara verdi
OPEC+ grubu, Nisan ayından bu yana piyasaya yaklaşık 2,9 milyon varil/gün ek arz sağladı. Ancak 2026’nın ilk çeyreği için üretim artışlarına ara verme kararı alındı. 4 Ocak’ta yapılacak olan toplantıda, bu politikanın devam ettirilmesi bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2026 yılı için 3,8 milyon varile yakın günlük arz fazlası öngörürken, Goldman Sachs bu fazlayı 2 milyon varil/gün olarak hesapladı.
Jeopolitik riskler sınırlı destek sağlıyor
Piyasalarda, jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerinde sınırlı bir destek unsuru oluşturduğu belirtiliyor. Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında Yemen’de artan gerilim, ABD’nin Venezuela petrolüne yönelik yaptırımları ve İran’a yönelik sertleşen söylemler, dikkatle izleniyor. Analistler, kısa vadede temel arz-talep dengesizliklerinin fiyatları belirlemeye devam ettiğini, ancak olası bir jeopolitik şokun dengeleri hızla değiştirebileceği uyarısında bulunuyor.