Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarında yarattığı dalgalanma, İngiltere Merkez Bankası’nın para politikasına yönelik beklentileri değiştirdi. Ekonomistler, artan enerji fiyatları ve küresel belirsizlik nedeniyle Bank of England’ın Mart ayında faiz indirimi yapma olasılığının büyük ölçüde ortadan kalktığını değerlendiriyor.
Jeopolitik gerilim BoE’nin faiz indirimi beklentisini erteledi
İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) Mart ayında faiz indirimi yapacağı yönündeki piyasa beklentileri, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerin ardından zayıfladı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında bölgede genişleyen çatışmalar, enerji fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabileceği endişesi, merkez bankasının para politikası kararlarına ilişkin beklentileri değiştirdi. JPMorgan’ın İngiltere başekonomisti Allan Monks, Mart ayında faiz indirimi ihtimalinin büyük ölçüde ortadan kalktığını belirtti. Monks konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Mart artık masadan kalktı, nisan için ise jeopolitik tansiyonun net biçimde düşmesi gerekiyor.” Monks ayrıca mevcut risklerin daha uzun süreli bir bekleme dönemine ve ekonomik büyüme üzerinde daha güçlü bir baskıya işaret ettiğini ifade etti.
Ekonomistler faiz indirimi takvimini yeniden değerlendiriyor
Küresel yatırım bankaları da İngiltere’de para politikasına ilişkin beklentilerini güncellemeye başladı. Morgan Stanley, İngiltere’de faiz indirimi adımlarının Nisan ve Kasım aylarında gerçekleşebileceğini öngörüyor. Kurum ayrıca 2027 yılının Şubat ayında bir faiz indiriminin daha gündeme gelebileceğini tahmin ediyor. Standard Chartered ise daha önce Mart ayında beklediği faiz indirimini yılın ikinci çeyreğine ertelediğini açıkladı. UBS tarafından yapılan değerlendirmede de İngiltere Merkez Bankası’nın Mart toplantısında politika faizini sabit tutmasının beklendiği ifade edildi. Kurumun tahminlerine göre ilk faiz indirimi Nisan ayında gelebilir ve Temmuz ayında ikinci bir indirim gerçekleşebilir. UBS ekonomisti Anna Titareva, merkez bankasının mevcut jeopolitik şokun etkilerini kısa sürede net biçimde değerlendirmesinin zor olduğunu belirtti. Titareva değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Mart toplantısında politika yapıcılar şokun doğasını yeterli kesinlikle belirleyemeyecek. Bu nedenle beklemeyi tercih edecekler.”
Enerji fiyatları İngiltere ekonomisi için risk oluşturuyor
Ekonomistler, Orta Doğu’daki çatışmaların petrol ve doğalgaz altyapısına zarar verme riskinin küresel enerji arzını tehdit ettiğini vurguluyor. Özellikle küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor. Enerji maliyetlerindeki bu artış, enflasyon görünümünü yeniden şekillendirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. İngiltere Merkez Bankası ise bu süreçte iki farklı ekonomik baskı arasında denge kurmak zorunda kalabilir. Bir yandan zayıf büyüme ve kötüleşen işgücü piyasası nedeniyle faiz indirme baskısı artarken, diğer yandan enerji fiyatlarındaki yükseliş yeni bir enflasyon dalgası riskini gündeme getiriyor. Allan Monks, İngiltere ekonomisinin yüksek doğalgaz bağımlılığının bu kırılganlığı artırdığını belirterek merkez bankasının yeni bir politika ikilemiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Analistlere göre önümüzdeki dönemde İngiltere ekonomisi için en belirleyici faktörlerden biri enerji fiyatlarının seyri olacak. Enerji maliyetlerinin yüksek kalması durumunda para politikası kararlarının daha temkinli bir çerçevede şekillenmesi bekleniyor.