Morgan Stanley, 2026 yılına ilişkin temel metal fiyatları tahminlerini güncellediği yeni raporunda, piyasada farklı yönlerde seyreden arz-talep dinamiklerine dikkat çekti. Özellikle bakır piyasasında artan arz açığına vurgu yapılırken, diğer metaller için daha dengeli ya da zayıf bir görünüm öngörüldü. Rapora göre, küresel büyüme dinamikleri, enerji dönüşümü hedefleri ve sanayi talebi metal fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Bakırda 2026 için 600 bin tonluk arz açığı öngörülüyor
Morgan Stanley, bakır piyasasında arz-talep dengesinin ciddi şekilde bozulmaya devam ettiğini ve bu durumun fiyatları yukarı yönlü baskılayabileceğini belirtti. Bankanın analizine göre, 2025 yılında 260.000 ton, 2026 yılında ise 600.000 ton düzeyinde arz açığı oluşması bekleniyor.
Raporda şu değerlendirme yer aldı: “Bakır arzındaki bu daralma, piyasada yeni arz kesintilerine çok az alan bırakıyor. Devam eden altyapı yatırımları ve yeşil enerji projeleri nedeniyle bakıra olan yapısal talep yüksek kalmaya devam edecek.”
Bu görünüm doğrultusunda, bakır fiyatlarının 2026’nın ortalarına kadar dirençli kalması ve zamanla yukarı yönlü potansiyel taşıması öngörülüyor. Özellikle elektrikli araçlar, batarya üretimi ve yenilenebilir enerji altyapıları, bakır talebini uzun vadeli olarak desteklemeye devam ediyor.
Alüminyumda fiyat yükselişi öngörülüyor
Morgan Stanley, 2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla alüminyum fiyatlarının ton başına 3.250 dolara ulaşmasını bekliyor. Bu artışta özellikle enerji maliyetlerindeki azalma ve üretim kısıtlamalarının etkili olacağı vurgulanıyor.
Alüminyum, hem ulaşım hem de inşaat sektöründe yaygın olarak kullanılan bir metal olması nedeniyle, ekonomik aktivitedeki toparlanmalardan doğrudan etkileniyor. Ayrıca yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda daha hafif ve geri dönüştürülebilir malzeme tercihi, alüminyum talebini uzun vadede destekliyor.
Çinko, nikel ve kurşun zayıf seyrini sürdürecek
Banka, çinko fiyatlarının 2026 yılında ton başına 2.900 dolara hafif bir gerileme göstereceğini tahmin ediyor. Çinko talebindeki yavaşlama ve stoklardaki artış, fiyatları aşağı yönlü baskılayan ana etkenler olarak öne çıkıyor.
Nikel tarafında ise arzın talep ile benzer hızda büyüdüğü belirtiliyor. Bu durumun fiyatları dengelemesi beklenirken, 2026 yılı için ton başına 15.500 dolar seviyesine doğru bir gerileme öngörülüyor. Elektrikli araç bataryaları için kritik önemde olan nikel, zaman içinde yeniden dikkat çekebilir; ancak kısa vadede fiyat baskısı sürüyor.
Kurşun içinse yüksek LME (Londra Metal Borsası) stokları, piyasada arz fazlası olduğuna işaret ediyor. Bu nedenle Morgan Stanley, ortalama fiyatın 2026’da ton başına 2.000 doların biraz üzerinde kalacağını tahmin ediyor. Özellikle geleneksel otomotiv sektörünün zayıflayan talebi kurşun üzerindeki baskıyı artırıyor.
Arz-talep dengesizlikleri metallerde farklılaşan fiyat yapısı yaratıyor
Morgan Stanley’nin raporu, 2026’da metal piyasalarının farklı yönlerde fiyat hareketlerine sahne olacağını gösteriyor. Bankanın öngörülerine göre, arz açığı nedeniyle bakır fiyatları güçlü seyrini sürdürürken, fazla arz ve talep zayıflığı olan metallerde fiyatlar durağan ya da gerileyen bir patika izleyebilir.
Bu farklılaşma, yatırımcıların portföy yapısında çeşitlendirme ihtiyacını artırırken, sanayi üreticileri açısından da maliyet planlaması ve tedarik zinciri stratejilerinde dikkatli olunması gerektiğini ortaya koyuyor.
Enerji geçişi metaller üzerindeki yapısal talebi artırıyor
Yeşil enerji dönüşümü ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, bazı metaller için uzun vadeli destekleyici talep unsurları oluşturuyor. Bakır ve alüminyum, bu süreçte kritik rol oynayan metaller arasında yer alırken, lityum, nikel ve nadir toprak elementlerine olan stratejik ilgi de artıyor.
Bununla birlikte, sürdürülebilir maden politikaları, çevresel regülasyonlar ve yatırımcı baskıları, yeni maden projelerinin devreye alınmasını zorlaştırıyor. Bu durum, arz tarafında daha sınırlı büyümelere neden olarak fiyatların yukarı yönlü riskini artırıyor.
Jeopolitik belirsizlikler ve ticaret politikaları fiyatlamaları etkiliyor
Küresel metaller piyasasında fiyatlara etki eden önemli faktörlerden biri de jeopolitik gelişmeler ve ticaret politikaları. Özellikle Çin’in iç piyasa stratejileri, Endonezya’nın nikel ihracat kısıtlamaları ve Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri, arz yönlü belirsizlikleri artırıyor.
ABD-Çin rekabeti, nadir metallerde güvenli tedarik zinciri arayışını hızlandırırken, bu arayış fiyatlar üzerinde dalgalanma yaratıyor. Morgan Stanley, bu risklerin 2026 boyunca fiyatlara volatilite getirmeye devam edeceğini öngörüyor.
Sonuç: 2026’da metallerde ayrışan fiyat hareketleri öne çıkacak
Morgan Stanley’nin güncellediği 2026 tahminlerine göre temel metal piyasası, arz-talep dengesizliklerine bağlı olarak ayrışan bir fiyat yapısı sergileyecek. Bakır, arz açığı ve enerji dönüşümü gibi faktörlerle güçlü seyrini sürdürebilirken; alüminyum yükseliş potansiyeli taşımakta, çinko, nikel ve kurşun ise daha yatay ya da aşağı yönlü bir fiyat patikasına girebilir.
Bu tablo, sanayi üreticilerinden yatırımcılara kadar geniş bir paydaş kitlesi için yeni stratejik planlama gereksinimlerini beraberinde getiriyor. Fiyat oynaklıklarının artabileceği bir döneme girilirken, emtia piyasalarında risk yönetimi ve uzun vadeli öngörü mekanizmalarının önemi daha da artıyor.