Kuru meyvede üretim kaybına rağmen 1,7 milyar dolarlık ihracat | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.22
43,2784
EUR/TRY
%0.02
50,2590
GBP/TRY
%0.07
57,9557
CHF/TRY
%0.43
53,9666
SAR/TRY
%0.22
11,5408
JPY/TRY
%0.26
0,2737
RUB/TRY
%0.95
0,55687
EUR/USD
%0.08
1,16129
EUR/GBP
%-0.03
0,8672
GBP/USD
%0.12
1,3391
BRENT/USD
%0.48
63,42
XAU/TRY
%0.27
199.416,09
XAG/TRY
%-0.81
3.939,00
CAD/TRY
%0.28
31,1569
AUD/TRY
%0.30
29,0074
SEK/TRY
%0.19
4,6888
RSD/TRY
%0.00
0,4281
XAU/USD
%0.05
4.607,90

Kuru meyvede üretim kaybına rağmen 1,7 milyar dolarlık ihracat

Türkiye’nin dünya lideri konumda bulunduğu kuru meyve sektörü, 2025 yılında iklim krizinin yol açtığı ciddi üretim kayıplarına rağmen 1,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek önemli bir başarıya imza attı. Çekirdeksiz kuru üzüm, …

Türkiye’nin dünya lideri konumda bulunduğu kuru meyve sektörü, 2025 yılında iklim krizinin yol açtığı ciddi üretim kayıplarına rağmen 1,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek önemli bir başarıya imza attı. Çekirdeksiz kuru üzüm, …

sliced lemon and red chili
Photo by K8 on Unsplash
Paylaş

Türkiye’nin dünya lideri konumda bulunduğu kuru meyve sektörü, 2025 yılında iklim krizinin yol açtığı ciddi üretim kayıplarına rağmen 1,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek önemli bir başarıya imza attı. Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirin domine ettiği sektörde, kalite ve gıda güvenliği odaklı çalışmaların üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğiyle sürdürülmesi kararlaştırıldı.

ForInvest Haber’e gönderilen açıklamada, kuru meyve sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara rağmen ihracat performansını koruduğu vurgulanırken, sürdürülebilir üretim, risk yönetimi ve iklim değişikliğine uyumun önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları olacağı ifade edildi.

Kuru meyve sektörü 2025’i zorlu koşullara rağmen güçlü kapattı

Türkiye, üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir sayesinde küresel kuru meyve ticaretinde stratejik konumunu korumayı başardı. 2025 yılında iklim krizinin neden olduğu don, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışlar gibi olumsuzluklar üretimde ciddi düşüşlere yol açsa da sektör, ihracat tarafında güçlü bir direnç sergiledi.

Toplam 1,7 milyar dolarlık ihracat rakamı, kuru meyve sektörünün Türkiye ihracat gelirleri içindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Sektör temsilcileri, bu başarının ardında pazar çeşitliliği, kalite odaklı üretim anlayışı ve gıda güvenliği konusundaki hassasiyetin yattığını belirtiyor.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği sektörü bir araya getirdi

Kuru meyve ihracatının yüzde 55’ini tek başına gerçekleştiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EKMMİB), “Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı” ile sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de bir araya getirdi.

Swissotel’de düzenlenen toplantının açılış konuşmasını, Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve EKMMİB Başkanı Mehmet Ali Işık yaptı. Toplantıda, üretimden ihracata, gıda güvenliğinden sürdürülebilirliğe kadar geniş bir yelpazede sektörün mevcut durumu ve geleceği ele alındı.

İklim krizi üretimde sert düşüşlere yol açtı

Açılış konuşmasında iklim krizinin etkilerine dikkat çeken Mehmet Ali Işık, son üç yılda üretim rakamlarında yaşanan dramatik düşüşleri paylaştı.

“Son 3 yıldır iklim krizinin etkilerini yakıcı bir şekilde hissediyoruz” diyen Işık, üretim verilerindeki gerilemeyi şu sözlerle aktardı:

“Kuru kayısıda rekolte bu sezon 100 bin tondan 5 bin tona geriledi. Kuru üzüm rekoltesi 3 yılda 320 bin tondan 165 bin tona geldi. Kuru incirde rekoltemiz 90 bin tondan 70 bin tona indi. İklim krizinin etkileriyle ürünlerimizde verim kaybı sorunları yaşıyoruz.”

Bu veriler, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerinin artık yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor.

Risk yönetimi ve ülke genelinde ortak hareket vurgusu

Başkan Işık, üretimde yaşanan kayıpların ithalatçı ülkeleri de tedbir almaya yönelttiğini belirterek, Türkiye’nin bu sürece hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

“İthalatçılar tedbir alma yoluna gitti. Küresel ısınma uzmanların değerlendirmelerine göre devam edecek. Bir risk yönetimi gerekiyor. Ülke olarak hareket etmeliyiz” ifadelerini kullanan Işık, iklim krizine karşı dağınık değil, bütüncül politikalar geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Uzmanlar, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin, önümüzdeki yıllarda gıda arzı ve fiyat istikrarı açısından da belirleyici olacağına dikkat çekiyor.

Uluslararası deneyimler sektöre yol gösteriyor

İklim krizinin yalnızca Türkiye’ye özgü bir sorun olmadığını belirten Işık, Güney Afrika’da düzenlenen 65. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’ndan edindikleri izlenimleri paylaştı.

“Geçen ay Güney Afrika’ya 65. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’na gittik. Güney Afrika’da da benzer durumu gördük” diyen Işık, bu ülkede Ar-Ge çalışmalarına büyük önem verildiğini vurguladı.

Güney Afrika’da farklı kuru üzüm çeşitlerinin geliştirildiğini, hasat dönemlerinin 2-3 ay boyunca kademeli hale getirildiğini ve bu sayede pazara farklı zamanlarda ürün sunulabildiğini aktaran Işık, bu yaklaşımın Türkiye için de örnek teşkil edebileceğini ifade etti.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile yakın temas sürüyor

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Tarım ve Orman Bakanlığı ile temaslarını sürdürdüğünü belirten Mehmet Ali Işık, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret ettiklerini ve sektörün öncelikli sorunlarını ilettiklerini söyledi.

Işık, Bakan Yumaklı’nın kuru incir gündemiyle Aydın’ı ziyaret etme sözü verdiğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:

“Tarım ve Orman Bakanımızla kuru incir özelinde yapılabilecek projeleri belirlemek üzere Aydın’da bir araya geleceğiz. Tarım ve Orman Bakanlığı’yla ortak politikalar geliştirmeye devam edeceğiz.”

Stok yönetimi ve kalite sorunları gündemde

Kuru meyve sektöründe stok yönetiminin kalite ve fiyat açısından etkin biçimde yapılamadığına dikkat çeken Işık, bu sorunun ancak çok paydaşlı bir iş birliğiyle çözülebileceğini vurguladı.

“Kuru meyve stoğumuzu kalite ve fiyat açısından yönetemiyoruz. Bakanlıklar, üniversiteler ve özel sektör iş birliği yaparak sorunlarımızı çözebiliriz” diyen Işık, devlet desteği olmadan yeşil mutabakat fonlarından yararlanmanın mümkün olmadığını belirtti.

Bu noktada, üniversitelerin sürece dahil edilmemesi halinde projelerin eksik kalacağına dikkat çekildi.

İhracatçılardan gıda güvenliğinde örnek adım

Mehmet Ali Işık, ihracatçıların gıda güvenliği konusunda önemli sorumluluklar üstlendiğini vurguladı. 2025 yılında kuru incirde kaliteyi artırmak amacıyla 1.400 ton aflatoksinli ve küflü ürünün imha edildiğini belirten Işık, bunun dünyada benzeri olmayan bir uygulama olduğunu ifade etti.

“Bu projemizle Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) Sürdürebilirlikte Mükemmellik Ödülünü kazandık” diyen Işık, ihracatçıların üzerine düşeni yaptığını, ancak üretim altyapısının da bu anlayışa uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Gıda güvenliği oturumunda çok paydaşlı katılım

“Kuru Meyve Sektörü Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nın ilk oturumu, “Kuru Meyvelerde Gıda Güvenliği” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü EKMMİB Başkanı Mehmet Ali Işık’ın üstlendiği oturumda, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcileri söz aldı.

Oturumda; Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Halis Kaya, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, Codex Alimentarius Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Betül Vazgeçer, Türkiye’nin AB Daimî Temsilciliği 2021-2025 Dönemi Tarım Müşaviri Şahika Gülizar Atılgan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan görüşlerini paylaştı.

Kuru incir değer zinciri masaya yatırıldı

Toplantının ikinci oturumu “Kuru İncir Değer Zinciri” başlığıyla düzenlendi. EKMMİB Başkan Yardımcısı Yusuf Gabay’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, üretimden ihracata kadar tüm süreçler ele alındı.

Oturumda Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Özkul, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü Mühendisi Mümin Güngör ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan değerlendirmelerde bulundu.

Kuru üzüm ve kuru kayısı için yol haritası

Toplantının son oturumu ise “Kuru Üzüm & Kuru Kayısı Değer Zinciri” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğü EKMMİB Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür’ün üstlendiği oturumda, sektörün önde gelen isimleri söz aldı.

EKMMİB Denetim Kurulu Üyesi Erkan Geyik, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Selçuk Karabat ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Uzmanı Sinan Arslan, kuru üzüm ve kuru kayısının değer zincirini artırmaya yönelik önerilerini paylaştı.

Genel değerlendirme ve sektörün gelecek beklentileri

Kuru meyve sektörü, 2025 yılında yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen ihracat performansını koruyarak Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlamayı sürdürdü. Ancak sektör temsilcileri, iklim krizinin etkilerinin kalıcı olabileceği uyarısında bulunuyor.

Bu nedenle, önümüzdeki dönemde sürdürülebilir üretim modelleri, Ar-Ge yatırımları, gıda güvenliği ve çok paydaşlı iş birlikleri sektörün temel öncelikleri arasında yer alacak. Üniversite-kamu-özel sektör iş birliğiyle geliştirilecek politikaların, kuru meyve sektörünün küresel rekabetteki konumunu güçlendirmesi bekleniyor.

1,7 milyar dolarlık ihracat rakamı, tüm bu zorluklara rağmen sektörün sahip olduğu potansiyeli ortaya koyarken, doğru politikalarla bu potansiyelin daha da yukarı taşınabileceği ifade ediliyor.

people gathered outside buildings and vehicles

Japonya ekonomisi toparlanma sinyali veriyor, faiz artışı gündemde

Prev
blank

Aralık ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı

Sonraki