Kremlin: Miami görüşmeleri Ukrayna krizinde dönüm noktası değil | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.22
43,2784
EUR/TRY
%0.02
50,2590
GBP/TRY
%0.07
57,9557
CHF/TRY
%0.43
53,9666
SAR/TRY
%0.22
11,5408
JPY/TRY
%0.26
0,2737
RUB/TRY
%0.95
0,55687
EUR/USD
%0.08
1,16129
EUR/GBP
%-0.03
0,8672
GBP/USD
%0.12
1,3391
BRENT/USD
%0.48
63,42
XAU/TRY
%0.27
199.416,09
XAG/TRY
%-0.81
3.939,00
CAD/TRY
%0.28
31,1569
AUD/TRY
%0.30
29,0074
SEK/TRY
%0.19
4,6888
RSD/TRY
%0.00
0,4281
XAU/USD
%0.05
4.607,90

Kremlin: Miami görüşmeleri Ukrayna krizinde dönüm noktası değil

ABD ile Rusya arasında Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesi amacıyla Miami’de gerçekleşen görüşmeler uluslararası kamuoyunun odağına yerleşti. Ancak Moskova, bu temasların yapıcı olsa da "bir dönüm noktası" anlamına gelmediğini açıkça belirtti. Kremlin…

ABD ile Rusya arasında Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesi amacıyla Miami’de gerçekleşen görüşmeler uluslararası kamuoyunun odağına yerleşti

blank
Paylaş

ABD ile Rusya arasında Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi amacıyla Miami’de gerçekleşen görüşmeler uluslararası kamuoyunun odağına yerleşti. Ancak Moskova, bu temasların yapıcı olsa da “bir dönüm noktası” anlamına gelmediğini açıkça belirtti.

Kremlin: Miami görüşmeleri yapıcı ancak sınırlı

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 20-21 Aralık tarihlerinde ABD ile Rusya arasında Miami’de gerçekleşen görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. Görüşmelerin, Ukrayna’daki savaşı sona erdirme yönünde yeni bir başlangıç olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu yanıtlayan Peskov, temkinli bir yaklaşım sergiledi. Rus haber kaynağı Izvestia’ya konuşan Peskov, “Bu bir çalışma sürecidir” ifadesini kullanarak görüşmelerin henüz stratejik bir atılım anlamına gelmediğini vurguladı. Özellikle toprak meseleleri ve güvenlik garantileri gibi temel konularda taraflar arasında hâlâ ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Peskov’un bu açıklaması, görüşmelerin her ne kadar diplomatik kanalların açık tutulması açısından önemli olsa da, Ukrayna savaşında kalıcı ve yapısal bir çözüme işaret etmediğini gösteriyor.

ABD temsilcisi Witkoff: Süreç üretken ve yapıcıydı

Miami’de gerçekleşen diplomatik temaslara ABD adına özel elçi olarak katılan Steve Witkoff ise farklı bir değerlendirme yaptı. Witkoff, müzakereleri “üretken ve yapıcı” olarak nitelendirdi. Ancak açıklamasında, sürecin uzun soluklu olacağına dair işaretler de verdi. Görüşmelerde ele alınan en kritik başlıklar arasında Ukrayna’nın doğusundaki bölgelerin statüsü, Rusya’nın güvenlik talepleri ve Avrupa’daki NATO yapılanması gibi konular yer aldı. Fakat her iki taraf da henüz bu alanlarda uzlaşma sinyali vermekten uzak. Toprak bütünlüğü, güvenlik garantileri ve olası geçiş süreci gibi başlıklarda hâlâ görüş ayrılıkları yaşanıyor. Bu durum, kısa vadede tarafların ortak bir çerçevede buluşmasının zor olduğuna işaret ediyor.

Kremlin: Öncelik, ABD’nin çözüm önerilerini öğrenmek

Peskov’un açıklamasına göre Rusya, sürecin uzman düzeyinde ve titizlikle yürütülmesini istiyor. Kremlin, ABD’den, Washington’ın Avrupalı müttefikleri ve Ukraynalılarla olası bir çözüm üzerine yaptığı görüşmelerin detaylarını öğrenmek istiyor. Bu bilgilerin alınmasının ardından, Moskova’nın bu çözüm önerilerini “Anchorage ruhu” olarak adlandırdığı yaklaşım çerçevesinde değerlendireceği belirtildi. Bu bağlamda, Miami’deki temaslar henüz değerlendirme ve analiz aşamasında bulunuyor. Bu açıklamalar, Rusya’nın diplomatik sürece tamamen kapalı olmadığını ancak henüz bir anlaşma zemini görmediğini gösteriyor. Taraflar arasında iletişimin devamı, özellikle enerji piyasaları, yaptırımlar ve bölgesel istikrar açısından uluslararası ekonomik aktörlerce yakından izleniyor.

Anchorage görüşmeleri: Çözüm için ilk adım mıydı?

Miami temaslarından önce, Ağustos 2025’te ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Alaska’nın Anchorage kentinde bir araya geldiği biliniyor. Bu görüşmede, taraflar savaşın olası sona erdirilme parametrelerini masaya yatırmıştı. Anchorage buluşmasında liderler, toprak düzenlemeleri, güvenlik garantileri ve geçiş sürecine dair genel prensiplerde mutabakat sağlamaya çalışmış; ancak anlaşmaya varılamamıştı. Bu görüşmenin ardından, uzman düzeyinde müzakerelerin devam etmesi kararlaştırılmıştı. Miami’deki son temaslar, bu liderler görüşmesinin ardından atılan bir sonraki adım olarak görülse de, çözüm için henüz yeterli bir ivme oluşmuş değil. Diplomasi kanalları açık olsa da güven eksikliği, askeri dinamikler ve jeopolitik rekabet süreci yavaşlatıyor.

Ekonomik ve finansal etkiler: Belirsizlikler devam ediyor

Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik müzakerelerin halen belirsizlik taşıması, küresel piyasalarda da yankı buluyor. Özellikle enerji fiyatları, savunma sanayii hisseleri ve emtia piyasaları üzerinde etkili olan bu gerilim, 2026 yılına girerken yatırımcılar açısından risk iştahını sınırlıyor. Miami’deki temaslar sonrası bir çözüm sinyali alınamaması, jeopolitik risk priminin kısa vadede yüksek kalmasına yol açabilir. Bu durum, Avrupa’daki gaz tedarik güvenliğinden, gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerine kadar geniş bir yelpazeyi etkileyebilir. Uzmanlar, diplomatik sürecin başarıyla sonuçlanması halinde küresel büyüme ve ticaret dengeleri açısından pozitif bir etki yaratabileceğini; ancak bunun zamana yayılacağını belirtiyor. Bu süreçte, özellikle NATO üyesi ülkeler ile Rusya arasındaki güvenlik mimarisine dair görüşmelerin kilit rol oynayacağı tahmin ediliyor.

ABD ve Rusya için süreç ne anlama geliyor?

ABD açısından Miami temasları, diplomatik sürecin hâlâ işlediğini göstermek ve Avrupalı müttefiklerle eşgüdümlü hareket edildiği mesajını vermek açısından önemliydi. Washington, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmaya devam ederken, savaşın kontrollü bir şekilde sonlandırılmasını da stratejik bir öncelik olarak görüyor. Rusya ise ekonomik yaptırımların uzun vadeli etkilerini sınırlamak ve Batı ile olan çatışma çizgisini daha kontrollü hale getirmek amacıyla diplomatik süreci canlı tutmaya çalışıyor. Özellikle enerji ihracatı, SWIFT erişimi ve dış finansmana erişim gibi alanlarda kazanım sağlanması Moskova’nın öncelikleri arasında yer alıyor. Her iki taraf da diplomatik süreci kamuoyuna güçlü bir pozisyonla sunmak istiyor. Bu nedenle açıklamalar çoğunlukla temkinli, ancak iletişim kanallarının açık kalmasına dönük mesajlar içeriyor.

Ukrayna’nın pozisyonu ve Avrupa’nın tutumu

Ukrayna tarafı, Miami görüşmeleri öncesinde müzakere sürecine doğrudan katılmadı. Ancak Kiev yönetimi, ABD ve Avrupa ülkeleriyle temaslarını sürdürerek diplomatik zemin oluşturma çabası içinde. Ukrayna, savaşın sona ermesi için tam egemenlik, sınır güvenliği ve Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyon hedeflerinden vazgeçmemekte kararlı olduğunu belirtiyor. Avrupa ülkeleri ise süreci dikkatle izliyor. Almanya, Fransa ve Polonya başta olmak üzere birçok AB ülkesi, çözüm sürecinin şeffaf ve çok taraflı bir şekilde ilerlemesini talep ediyor. Ayrıca, savaşın Avrupa enerji güvenliği üzerindeki etkisi nedeniyle Brüksel de müzakerelere dolaylı katkı sunmayı sürdürüyor.

Sonuç: Diplomasi sürüyor ama çözüm için zaman gerekiyor

Miami’de yapılan temaslar, Rusya-Ukrayna savaşının çözümüne yönelik diplomatik çabaların sürdüğünü ortaya koysa da, henüz kalıcı bir çözüm yolunda net bir ilerleme sağlanabilmiş değil. Taraflar, uzman düzeyinde müzakerelerle süreci titizlikle yürütüyor. Uluslararası toplum açısından bu görüşmeler, savaşın kontrolsüz şekilde genişlemesini engelleyen bir diplomatik tampon olarak değerlendiriliyor. Ancak çözümün sağlanabilmesi için toprak statüsü, güvenlik mimarisi ve ekonomik yaptırımlar gibi çok sayıda karmaşık unsurun bir araya gelmesi gerekiyor. Önümüzdeki aylarda tarafların atacağı adımlar ve özellikle NATO ile Rusya arasında yürütülecek temaslar, sürecin kaderini belirleyecek gibi görünüyor.

blank

Petrol fiyatları jeopolitik gerilim ve arz beklentileriyle dalgalı

Prev
blank

ECB: Faiz artışı öngörülebilir gelecekte gündeme gelmeyecek

Sonraki