Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, son dönemde döviz piyasalarında yaşanan hareketliliğe ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Katayama, ABD ile Japonya arasında yapılan anlaşmanın, aşırı dalgalanmalara karşı döviz müdahalesi yapılmasına açıkça izin verdiğini ifade etti.
Tokyo’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Katayama, özellikle Japon Yeni’nin dolar karşısında yaşadığı sert değer kayıplarına dikkat çekerek, bu hareketlerin makroekonomik temellere dayanmadığını söyledi. “Son dönem döviz hareketleri, ekonomik temelleri yansıtmıyor. Bu pozisyonumuzu çeşitli platformlarda defalarca dile getirdik,” dedi.
BOJ ile tam uyum: Enflasyon ve ekonomi değerlendirmeleri paralel
Katayama, hükümet ile Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) ekonomi ve enflasyon görünümüne dair değerlendirmelerinde büyük bir uyum olduğunu vurguladı. BOJ Başkanı Kazuo Ueda ile “çok iyi” bir iletişim içinde olduklarını belirten Katayama, özellikle ithalat maliyetlerinden kaynaklı enflasyon baskısının geçmişe göre daha sınırlı kaldığını ifade etti.
Bu açıklama, Japonya’nın para politikası organları arasında koordinasyonun sürdüğüne işaret ederken, hükümetin fiyat istikrarı konusundaki hassasiyetinin devam ettiğini ortaya koyuyor.
Döviz müdahalesi: Piyasa temellerine dayalı hareketler öncelik
Katayama, Japonya’nın döviz piyasasına müdahale hakkının sadece teorik değil, pratikte de geçerli olduğunu belirtti. ABD ile yapılan anlaşmanın bu tür müdahalelere izin verdiğini belirten Maliye Bakanı, Japon yetkililerin temel önceliğinin döviz piyasasında istikrar sağlamak olduğunu ifade etti.
ABD Hazine Bakanlığı ile sürdürülen finansal işbirliği çerçevesinde Japonya, sadece istisnai durumlarda müdahale hakkını kullanabileceğini kabul etmişti. Ancak Katayama’nın bu açıklamaları, Tokyo’nun müdahale eşiğine yaklaştığının sinyali olarak değerlendiriliyor.
Yen carry trade işlemlerinde belirsizlik sürüyor
Basın toplantısında yen carry trade işlemleriyle ilgili yöneltilen soruları da yanıtlayan Katayama, bu alandaki pozisyonların ne zaman zirveye ulaşacağını öngörmenin zor olduğunu dile getirdi. “Bu tür işlemlerin zamanlamasını kestirmek kolay değil. Ancak Japonya ile ABD arasındaki faiz farkının önümüzdeki dönemde daha da daralmasını bekliyoruz,” dedi.
Bu değerlendirme, ABD Merkez Bankası’nın 2026 yılı boyunca faiz indirimine gidebileceği beklentilerine paralel olarak Japonya tarafında politika normalleşmesinin yavaş ilerlediğini yansıtıyor. Yüksek faiz farkı, Japon yatırımcıların döviz cinsinden borçlanarak daha yüksek getirili varlıklara yönelmesine neden oluyor ve bu durum yende baskı yaratıyor.
Uluslararası işbirliği vurgusu
Katayama ayrıca, geçtiğimiz günlerde ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell’a destek veren diğer merkez bankalarının açıklamalarına BOJ tarafından herhangi bir tepki gelmediğini belirtti. Bunun Japonya’nın kendi bağımsız para politikası yürütme konusundaki kararlılığının altını çizdiğini söyledi.
Öte yandan, ABD ile yapılan mevcut anlaşma çerçevesinde Japonya’nın aşırı spekülatif hareketler karşısında döviz piyasasına müdahale hakkı bulunduğuna dikkat çeken Katayama, bu çerçevenin yalnızca ekonomik istikrarı korumak amacıyla kullanılabileceğini belirtti.
Dolar/Yen paritesinde son durum
2026 yılı başında dolar/yen paritesi 150 seviyesini test ettikten sonra Japonya’dan gelen sözlü müdahale sinyalleriyle 146 seviyelerine kadar gerilemişti. Ancak küresel risk iştahının artması ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüksek seyrini koruması, Japon Yeni üzerindeki baskıyı yeniden artırdı.
Uzmanlara göre, Japonya’nın döviz müdahalesi konusundaki söylemi, piyasa katılımcılarını sınırlı ölçüde etkilese de, pratikte uygulanacak bir müdahale için uluslararası destek arayışının kritik olacağı değerlendiriliyor.
Değerlendirme: Müdahale sinyali mi, hazırlık mı?
Katayama’nın açıklamaları, Tokyo’nun döviz piyasasındaki gelişmeleri yakından izlediğini ve gerektiğinde müdahale etmeye hazır olduğunu gösteriyor. Ancak bu müdahalenin zamanlaması ve kapsamı, Japon Yeni’nin uluslararası piyasalardaki pozisyonuna ve ABD ile koordinasyona bağlı olarak şekillenecek.
2022 yılında Japonya, döviz piyasasına doğrudan müdahale etmiş ve bu adım piyasalarda ciddi volatiliteye yol açmıştı. 2026’da benzer bir müdahalenin tekrar edilip edilmeyeceği ise piyasa koşullarına ve uluslararası iş birliğinin düzeyine bağlı olacak.