Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, hükümetin şu an için ek bir bütçe hazırlamasına gerek olmadığını yineleyerek piyasalardaki söylentilere son noktayı koydu. Katayama, Japon devlet tahvili faizlerinde son dönemde yaşanan sert yükselişin ise iç dinamiklerden ziyade küresel bir eğilimin parçası olduğunu vurguladı.
Tahvil faizlerinde tarihi zirve ve “küresel trend” etkisi
“Tahvil faizleri üç büyük piyasanın tamamında yükseliyor” diyerek ABD, İngiltere ve Japonya’daki satış dalgasına dikkat çeken Bakan Katayama, bu gelişmelerin birbirini besleyerek bileşik bir etki yarattığını belirtti.
Küresel çaptaki bu satış dalgasının Japon tahvil piyasasındaki yansımaları tarihi seviyelere ulaştı:
-
30 yıllık tahvil faizi, 1999 yılındaki ilk ihracından bu yana görülen en yüksek düzeye tırmandı.
-
20 ve 40 yıllık tahvil faizleri de benzer şekilde onlarca yılın zirvesini test etti.
Uzmanlar, ABD enflasyonunda yaşanan sert yükselişin Hazine piyasasında yarattığı kaygıların, Japonya’daki bu keskin harekette belirleyici bir rol oynadığını değerlendiriyor.
Ek bütçe iddialarına yanıt: “1 trilyon yenlik yedek fonumuz var”
Tahvil faizleri üzerindeki baskıyı artıran bir diğer unsur ise hükümetin ek bütçe hazırlığında olduğuna dair basına yansıyan haberlerdi. Kyodo News, Başbakan Sanae Takaichi yönetiminin, yüksek enerji fiyatları ve jeopolitik çatışma belirsizlikleri nedeniyle fiyat destek önlemlerini finanse etmek amacıyla ek bütçe seçeneğini değerlendirdiğini yazmıştı.
Bu iddialara yanıt veren Katayama, durumun henüz bir ek bütçe gerektirecek noktaya ulaşmadığını ifade etti. Bakan, 2026 mali yılı bütçesinde halihazırda hiç kullanılmamış 1 trilyon yen (yaklaşık 6,3 milyar dolar) tutarında bir yedek fon bulunduğunu hatırlatarak piyasaları sakinleştirmeye çalıştı.
Gözler BOJ kararı ve G7 Zirvesi’nde
Tahvil piyasalarına içeriden ek baskı uygulayan bir diğer kritik etken ise Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) önümüzdeki ay faiz artırımına gidebileceğine dair güçlenen beklentiler. Küresel piyasaların yakından takip ettiği tahvil piyasalarındaki bu hareketliliğin, Fransa’da gerçekleştirilecek olan G7 maliye bakanları toplantısında da en önemli gündem maddelerinden biri olarak ele alınması bekleniyor.







