Barclays’in yayınladığı güncel rapora göre, İngiltere’de tüketicilerin banka ve kredi kartları ile gerçekleştirdiği harcamalar, 2025 yılı itibarıyla pandemiden bu yana ilk kez düşüş kaydetti. Enflasyon, işsizlik ve siyasi belirsizlik gibi faktörler, hanehalkı güvenini ve tüketici harcamalarını olumsuz etkiledi.
2025’te kartlı harcamalar yüzde 0,2 oranında geriledi
İngiltere’de kartlı harcamalar, 2025 yılında bir önceki yıla göre %0,2 oranında azalarak son beş yılın ilk düşüşünü kaydetti. Bu gelişme, 2024 yılında görülen %1,6’lık artışla karşılaştırıldığında tüketici güvenindeki düşüşü ve ekonomik aktivitedeki zayıflamayı ortaya koydu. En son düşüş, 2020 yılında Covid-19 kısıtlamalarının etkisiyle %7,1’lik bir daralma şeklinde yaşanmıştı. Rapor, enflasyon oranlarında yeniden yükseliş, artan işsizlik oranları ve 2025 genel seçimlerinin oluşturduğu siyasi belirsizlik nedeniyle hanehalkının geleceğe dair daha temkinli hareket ettiğini ortaya koydu. Resmi verilere göre, reel harcanabilir gelirler 2025’in üçüncü çeyreğinde %0,8 düşerek 2024 sonundan bu yana artış göstermedi.
Tüketiciler zorunlu harcamaları kısmaya başladı
Zorunlu harcamalar kaleminde yıllık bazda %2,3’lük düşüş kaydedildi. Bu kalemde özellikle süpermarket harcamaları %1,7 gerileyerek tüketicilerin temel ihtiyaçlarını dahi kısmaya başladığını gösterdi. Buna karşın, “zorunlu olmayan harcamalar” yalnızca %0,8’lik mütevazı bir artış gösterdi. Banka, tüketici davranışlarındaki bu değişimi “kısıtlı bütçeyle moral arayışı” olarak yorumladı. Özellikle sağlık, güzellik ve kişisel bakım ürünlerine yönelik harcamalarda %9,5’lik bir artış görüldü. Bu durum, ekonomik daralma dönemlerinde sıkça görülen “ruj etkisi” (lipstick effect) olarak değerlendirildi. Tüketiciler, büyük harcamalardan kaçınırken kendilerini iyi hissettirecek küçük lükslere yöneliyor.
Deneyim ekonomisi harcamaları desteklemeye devam ediyor
Barclays’in analizine göre, her ne kadar genel tüketim zayıflasa da, “deneyim ekonomisi” olarak adlandırılan eğlence, konser ve etkinlik harcamaları artış eğilimini sürdürüyor. Özellikle Oasis, Coldplay ve Sabrina Carpenter gibi sanatçıların 2025 yılı boyunca İngiltere’de verdiği konserler bu eğilimi besledi. Tüketiciler, klasik tüketim kalemlerinden kısarken, anı biriktirme odaklı etkinliklere yöneliyor. Bu durum, bireysel harcama tercihlerinin değiştiğine ve markaların stratejilerini buna göre şekillendirmesi gerektiğine işaret ediyor.
Tasarruf oranlarındaki artış büyümeyi baskılıyor
Raporda dikkat çeken bir diğer veri ise tasarruf oranlarındaki yükseliş oldu. İngiltere Merkez Bankası verilerine göre, hanehalkı tasarruf oranı yıl sonunda %8,4’e ulaştı. Bu oran, 2024 yılında %6,7 seviyesindeydi. Artan tasarruf eğilimi, kısa vadede ekonomik büyüme üzerinde baskı unsuru oluşturmaya devam ediyor. Barclays, harcamalarda kalıcı bir toparlanmanın ancak ekonomik görünümde belirgin bir iyileşme yaşanmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Bu iyileşmenin gerçekleşmesi için hem siyasi belirsizliklerin ortadan kalkması hem de ücret artışlarının enflasyon karşısında reel kazanç sağlaması gerektiği ifade edildi.
Barclays: Küçük lüksler tüketimi ayakta tutuyor
Bankanın değerlendirmesinde, ekonomik belirsizlik ortamında tüketicilerin harcamalarını tamamen kısmak yerine, daha düşük maliyetli ama tatmin edici ürün ve hizmetlere yöneldiği belirtildi. Bu eğilim, kişisel bakım ve eğlence harcamalarındaki göreli artışlarla destekleniyor. Barclays, bu durumun 2026 yılı boyunca da devam edebileceğini öngörüyor. Uzmanlara göre, tüketicilerin bu davranış biçimi, ekonomide “psikolojik denge” açısından önem taşıyor. Ekonomik baskılara rağmen tüketicilerin moralini yüksek tutacak harcama kalemlerine yönelmesi, talep tarafındaki ani çöküşleri yavaşlatabilir.
İngiltere ekonomisinde 2026’ya dair beklentiler sınırlı
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve OECD gibi kurumların tahminlerine göre, İngiltere ekonomisinin 2026 yılında %0,7 ila %1,1 arasında büyümesi bekleniyor. Ancak bu büyümenin gerçekleşmesi için iç talebin yeniden güç kazanması gerekiyor. Barclays raporu, tüketici harcamalarının ekonomik büyümenin %65’ini oluşturduğunu ve bu kalemdeki gerilemenin uzun vadede yatırım, üretim ve istihdam üzerinde de baskı yaratabileceğini vurguladı. İngiltere Maliye Bakanlığı yetkilileri ise, 2026 bütçesi kapsamında özellikle düşük gelir gruplarını destekleyici politikaların devreye alınacağını ve tüketim üzerindeki baskının hafifletilmesinin hedeflendiğini bildirdi.