İngiltere’de genç işsizlik oranı, 16-24 yaş grubunda Ekim’e kadar olan 3 aylık dönemde %16’ya yükselerek 2015 yılının başından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Bu artış, ülke ekonomisinde işgücü piyasasının yeni mezunlar ve genç çalışanlar açısından giderek zorlaştığını gösteriyor.
Uzmanlar, iş piyasasındaki genel yavaşlamanın, iş hayatına yeni atılan gençleri daha fazla etkilediğini ve hükümetin işsizlikle mücadelede genç nüfusa özel politikalar geliştirmesi gerektiğini belirtiyor.
İş piyasası yavaşladı, gençler daha fazla etkileniyor
Resmi verilere göre İngiltere’de şu anda 735.000 genç işsiz bulunuyor. Bu sayı, sadece son birkaç ay içinde istikrarlı bir artış gösterdi. Özellikle işverenlerin artan bordro vergileri ve yükselen asgari ücret yükü nedeniyle istihdamda daha temkinli davrandığı ifade ediliyor.
Ekonomistler, genç işsizlikteki bu yükselişin sadece ekonomik faktörlerle değil, aynı zamanda gençlerin iş gücüne katılım isteğindeki artışla da bağlantılı olduğunu belirtiyor. Ancak iş arayanların büyük kısmının hala iş bulmakta zorlandığına dikkat çekiliyor.
Hükümet üzerindeki ekonomik baskılar artıyor
İngiltere Başbakanı Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti, ekonomik büyüme konusunda kamuoyundan gelen baskılarla karşı karşıya. Özellikle yüksek genç işsizliği, sosyal destek sistemine olan talebi artırırken, kamu harcamaları üzerindeki yükü de büyütüyor.
Learning and Work Institute CEO’su Stephen Evans, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu:
“Bu rakamlar, bir yandan daha fazla gencin iş gücüne katılmak için harekete geçtiğini gösteriyor, ancak aynı zamanda iş bulmada yaşanan zorlukların arttığına da işaret ediyor.”
İngiltere’de istihdam piyasasının görünümü
Son veriler, yalnızca genç işsizliği değil, genel istihdam artışında da ivme kaybı yaşandığını ortaya koyuyor. İngiltere Merkez Bankası’nın yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikası, özel sektör yatırımlarında yavaşlamaya neden oldu. Bu durum, istihdam yaratma kapasitesini olumsuz etkiliyor.
Finansal piyasalarda bu durum, tüketici harcamalarında durgunluk, vergi gelirlerinde düşüş ve potansiyel büyümenin zayıflaması risklerini de beraberinde getiriyor. İngiltere’nin büyüme hedeflerini tutturabilmesi için hem genç işgücü entegrasyonu hem de yeni yatırım ortamı yaratılması kritik önem taşıyor.