İngiltere ekonomisinde zayıflayan büyüme verileri ve enflasyon verileri ışığında, piyasa katılımcıları Perşembe günü yapılacak toplantıda İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz indirimine gitmesini bekliyor. BoE’nin 2025 yılı içinde gerçekleştirdiği üç faiz indiriminin ardından, dördüncü adımın atılması ihtimali yükselmiş durumda. Ekonomistlere göre faiz indirimi, merkez bankasının ekonomideki yavaşlama karşısında para politikasında daha destekleyici bir duruşa geçişini temsil edecek.
Mevcut durumda %4 seviyesinde olan politika faizinin, Perşembe günü açıklanacak karar ile %3,75’e çekilmesi bekleniyor. Bu indirimin gerçekleşmesi halinde İngiltere, 2023’te başlayan sıkı para politikası döngüsünün ardından 2025 yılı itibarıyla önemli bir yön değişimi sergilemiş olacak. Ancak bu seviye hâlâ Avrupa Merkez Bankası’nın %2,25 olan eşdeğer oranının oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor.
Gözler Perşembe günkü toplantıda: 25 baz puanlık indirim güçlü ihtimal
Para Politikası Kurulu (MPC) üyelerinin çoğunluğunun, 25 baz puanlık indirimi desteklemesi bekleniyor. Reuters tarafından yapılan bir ankete göre, kurulun 5’e 4 oyla faiz indirimi yönünde karar alacağı tahmin ediliyor. BoE Başkanı Andrew Bailey’nin bu noktada dengeleyici oy kullanarak kararı belirlemesi bekleniyor. Bu durum, Para Politikası Kurulu’nda halen ciddi görüş ayrılıklarının olduğunu gösteriyor.
Kasım ayında yapılan bir önceki toplantıda da kurul üyeleri arasında benzer bir bölünme yaşanmıştı. O dönemde faizlerin sabit kalması yönünde 5’e 4 oy çıkarken, bazı üyeler indirime daha erken geçilmesi gerektiğini savunmuştu.
Enflasyon geri çekiliyor ancak hâlâ yüksek
İngiltere’de enflasyon verileri Aralık ayının ortasında açıklandı ve yıllık enflasyon Kasım itibarıyla %3,2’ye geriledi. Bu oran Ekim ayında %3,6 düzeyindeydi. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki düşüş bu gerilemenin başlıca nedenleri arasında yer aldı. Ancak yine de İngiltere, G7 ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülke olmayı sürdürüyor.
İngiltere İstatistik Ofisi verilerine göre:
- TÜFE (Yıllık): %3,2
- Çekirdek TÜFE: %3,2
- RPI (Yıllık): %3,8
Bu rakamlar, BoE’nin 2026 yılı hedefi olan %2’lik enflasyon oranının hâlâ oldukça üzerinde. Ancak çekirdek enflasyondaki düşüş ve istihdam piyasasındaki yavaşlama, bankanın faizleri düşürme konusunda daha esnek hareket etmesine olanak tanıyor.
İşgücü piyasası yumuşuyor, ücret artışları yavaşlıyor
BoE’nin faiz politikasında değişikliğe gitmesinin bir başka nedeni de işgücü piyasasında gözlenen yavaşlama. Son yayınlanan verilere göre, işsizlik oranı hafif artış gösterirken, ücret artışlarının hızında yavaşlama dikkat çekiyor. Özellikle hizmet sektöründeki istihdam yaratma hızı belirgin biçimde gerilemiş durumda.
BoE yetkilileri, iş gücü piyasasındaki bu “yumuşama” sinyallerini yakından izlediklerini ve faiz indirim kararlarının yalnızca enflasyon değil, aynı zamanda ekonomik aktiviteye ve istihdama da dayalı olduğunu sık sık dile getiriyor.
Finansal piyasalar faiz indirimini büyük ölçüde fiyatladı
Londra finans merkezinde işlem gören vadeli kontratlar ve swap verileri, piyasaların %80’in üzerinde bir olasılıkla BoE’den 25 baz puanlık faiz indirimi beklediğini gösteriyor. Bununla birlikte, 2026 yılına ilişkin faiz beklentileri daha temkinli.
Yatırımcılar şu anda yalnızca bir ek faiz indirimi daha bekliyor. Bu indirimin Nisan ayının sonuna doğru gerçekleşebileceği yönünde fiyatlamalar mevcut. Bunun dışında, 2026 yılı boyunca BoE’nin faizleri düşük tutmaya devam edeceği, ancak agresif bir indirim serisine girmeyeceği öngörülüyor.
BoE’nin 2025’teki faiz indirimi takvimi
İngiltere Merkez Bankası, 2025 yılı boyunca şu ana kadar üç kez faiz indirimine gitti:
- Şubat 2025: %4,50 → %4,25
- Mayıs 2025: %4,25 → %4,00
- Eylül 2025: %4,00 → %3,75
Perşembe günü gerçekleşmesi beklenen indirimle birlikte 2025 yılı, toplamda 100 baz puanlık gevşeme ile kapanmış olacak. Bu, BoE’nin pandemiden bu yana gerçekleştirdiği en hızlı faiz indirimi döngüsü olarak da kayıtlara geçebilir.
BoE’nin faiz kararı Türkiye ekonomisi için ne anlama geliyor?
BoE’nin faiz indirimi kararları, yalnızca İngiltere değil, gelişmekte olan piyasalar üzerinde de etkili oluyor. Türkiye gibi yabancı yatırım çekmeye çalışan ülkelerde, gelişmiş ülke merkez bankalarının daha düşük faiz politikaları izlemesi, sermaye akımları açısından pozitif bir atmosfer yaratabiliyor.
Özellikle:
- TL cinsi varlıklara olan ilginin artması
- CDS primlerinde düşüş
- Döviz rezervlerinde toparlanma
gibi gelişmeler, bu tür küresel gevşeme sinyalleriyle ilişkilendiriliyor. Ancak bu etkinin kalıcı olabilmesi için Türkiye’nin de mali disiplinini ve sıkı para politikasını koruması gerektiği belirtiliyor.
Uzman yorumları: Faiz indirimi kararı ne ifade ediyor?
Nomura Avrupa Başekonomisti George Buckley: “BoE bu yıl 100 baz puanlık indirime gidebilir. Ancak bu indirimin, ABD ve Avrupa Merkez Bankası ile koordineli değil, daha çok iç dinamiklere bağlı şekilde ilerlediğini unutmamak gerekiyor.”
HSBC Gelişmiş Piyasalar Analisti Liz Martins: “İngiltere hâlâ yüksek enflasyon ve kırılgan büyüme arasında bir denge kurmak zorunda. O nedenle faiz indirimleri yavaş ve temkinli olacak.”
Enflasyon hedefi: BoE’nin nihai amacı ne?
İngiltere Merkez Bankası’nın temel hedefi %2 seviyesindeki enflasyon oranına ulaşmak. Ancak gerek enerji fiyatlarındaki dalgalanma, gerekse işgücü arzındaki sıkışıklık nedeniyle bu hedefe ulaşmak 2026 yılına kadar uzayabilir.
BoE içindeki bazı şahin üyeler, faiz indirimlerine erken başlanmasının enflasyonu yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak güvercin üyeler, faizlerin uzun süre yüksek kalmasının durgunluğa neden olabileceğini savunuyor.
Sonuç: Piyasalar karar için hazır, etki sınırlı olabilir
İngiltere Merkez Bankası’nın Perşembe günü açıklayacağı karar, büyük ölçüde fiyatlanmış durumda. Bu nedenle piyasalar, karar sonrası büyük bir hareketlilik beklemiyor. Ancak BoE Başkanı Andrew Bailey’nin yapacağı açıklamalar, 2026 yılına yönelik para politikası yönlendirmesi açısından belirleyici olabilir.
Özellikle “veri odaklı” para politikası yaklaşımı çerçevesinde, BoE’nin gelecekteki faiz indirimleri için hangi verilere öncelik vereceği ve hangi riskleri takip edeceği önem kazanıyor.
BoE’nin adımı, yalnızca İngiltere ekonomisinin değil, küresel para politikası ortamının da yumuşadığını teyit eden bir gelişme olabilir.
Kaynak: ForInvest Haber