İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi’nin 12 Aralık 2025’te yayımladığı verilere göre, İngiltere ekonomisi, Ekim ayında %0,1 oranında daraldı. Bu daralma, Eylül ayında kaydedilen %0,1’lik küçülmenin ardından gelerek iki aylık negatif büyüme dönemini teyit etti. Söz konusu gelişme, İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) Perşembe günü yapılacak toplantısında faiz indirimine gideceği beklentilerini artırdı. Ekonomistler, Ekim ayında %0,1’lik bir büyüme bekliyordu. Ancak verilerin beklentilerin tersine gelmesi, ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın tahmin edilenden daha belirgin olduğunu gösterdi.
Büyüme ivmesini kaybetti, daralma kalıcı hale geliyor
Yıllık bazda bakıldığında İngiltere ekonomisi %1,1 oranında büyüme gösterdi. Ancak üç aylık karşılaştırmalı dönemde bir önceki üç aya göre %0,1’lik daralma yaşandı. Bu veri, kısa vadeli üretim, hizmetler ve inşaat sektörlerindeki genel zayıflamayı yansıttı. 2025 yılının ilk yarısında kaydedilen büyüme, özellikle ABD ile ticarette uygulamaya konulacak tarifeler öncesi artan dış talep sayesinde yukarı yönlü ivme kazanmıştı. Ancak, üçüncü çeyrekten itibaren bu destek ortadan kalkınca, daralma kaçınılmaz oldu.
İngiltere ihracatı, yeni tarife düzenlemelerinden etkileniyor
Ekonomik büyümenin önceki aylarda geçici olarak canlanmasında, ABD’ye yapılan ihracatta artış etkili olmuştu. İngiliz firmalar, 2026’da yürürlüğe girmesi beklenen tarifelerden önce siparişleri öne çekerek stok oluşturdu. Bu da üretim ve dış ticarette kısa vadeli bir patlama yarattı. Ancak Ekim ayı itibarıyla İngiltere, ABD’ye ihraç ettiği birçok ürün için %10’luk bir tarife oranıyla karşı karşıya kaldı. Bu oran Avrupa Birliği’nin uyguladığı tarifelere kıyasla daha düşük olsa da, İngiliz ihracatçılar için önemli bir maliyet artışına yol açtı. Bu durum, dış talepte daralmaya ve üretimde yavaşlamaya neden oldu.
Hizmet sektörü yavaşladı, inşaat sektörü daraldı
İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi’nin detaylı verilerine göre, hizmet sektörü Ekim ayında sınırlı bir artış gösterse de bu artış, genel ekonomik daralmayı telafi etmeye yetmedi. Özellikle ulaşım, konaklama ve finansal hizmetlerde faaliyet azaldı. İnşaat sektörü ise düşen konut talebi, artan maliyetler ve zayıflayan tüketici güveni nedeniyle %0,4 oranında küçüldü. Sanayi üretiminde ise ciddi bir değişim gözlenmedi.
BOE için baskı artıyor: Faiz indirimi bekleniyor
Bu veriler, İngiltere Merkez Bankası’nın önümüzdeki hafta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısında faizleri sabit tutmak yerine, BOE faiz indirimi yönünde adım atabileceğine işaret ediyor. Halihazırda %5,25 seviyesinde bulunan politika faizi, yüksek enflasyonla mücadele amacıyla 2023 ve 2024 yıllarında kademeli olarak artırılmıştı. Ancak son veriler, büyüme ve tüketici harcamalarındaki zayıflamanın Banka’nın önceliğini fiyat istikrarından ekonomik büyümeye çevirmesine neden olabileceğini gösteriyor. Finansal piyasalarda BOE’nin 25 baz puanlık bir indirime gitmesi %65 olasılıkla fiyatlanıyor.
Uzman yorumu: “BOE pas geçerse bile mesaj verebilir”
ING Bank Londra Başekonomisti James Smith, Ekim ayı verilerinin BOE üzerinde baskıyı artırdığını belirtti: “Veriler açıkça ekonomide yavaşlamaya işaret ediyor. BOE, bu toplantıda faizleri sabit bıraksa bile, 2026’nın ilk çeyreğinde faiz indirimi sinyali verebilir.” Aynı şekilde JP Morgan, yıl sonuna kadar 50 baz puanlık toplam indirimin fiyatlandığını ve resesyon riskinin hâlâ yüksek olduğunu vurguladı.
Tüketici güveni ve işgücü piyasası da zayıflıyor
Verilere göre Ekim ayında tüketici harcamaları da yavaşladı. Hanehalkı harcamaları, yüksek faiz oranları ve artan enerji maliyetleri nedeniyle düşerken, perakende satışlar %0,3 geriledi. İşgücü piyasasında ise iş ilanlarında azalma ve işsizlik başvurularında hafif artış kaydedildi. Bu gelişmeler, İngiltere ekonomisindeki durgunluğun yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, istihdam tarafını da etkilemeye başladığını gösteriyor.
Yatırımcılar Fed ve ECB kararlarını da yakından izliyor
Küresel piyasalarda merkez bankalarının faiz politikaları arasındaki farklar giderek önem kazanıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) da 2026’nın ilk yarısında faiz indirimine gitmesi beklenirken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) daha temkinli bir yaklaşım sergileyeceği öngörülüyor. İngiltere’nin, Fed’den önce adım atması; pound üzerinde baskı yaratabilir. Ancak BOE’nin büyümeyi desteklemek adına atacağı adımların, uzun vadeli tahvil getirileri üzerinde olumlu etkisi olabileceği de konuşuluyor.
Sonuç: İngiltere için zor bir kış dönemi kapıda
Ekonomik veriler, İngiltere ekonomisi için yılın son çeyreğinde düşük büyüme hatta teknik resesyon riskini ortaya koyuyor. Arka arkaya gelen daralma sinyalleri ve ihracattaki yavaşlama, politika yapıcıların önceliklerini gözden geçirmesine neden olabilir. BOE’nin 14 Aralık’ta açıklayacağı karar, hem finansal piyasalar hem de İngiltere iç politikası açısından belirleyici olacak. Faiz indirimi olmasa bile, ileriye dönük yönlendirmeler piyasalar tarafından yakından takip edilecek.