Goldman Sachs, 2026 yılına yönelik küresel sermaye piyasaları tahminlerini yayımladı. Banka, küresel hisse senedi piyasaları için olumlu bir yıl beklerken, yatırımcılara dikkatli iyimserlik öneriyor. Strateji raporuna göre, 2026’da daha geniş tabanlı bir boğa piyasası yaşanacak, ancak 2025’e kıyasla daha düşük seviyelerde getiri sağlanacak. Banka, ABD doları bazında %13 fiyat getirisi, temettüler dahil edildiğinde ise toplamda %15’e yakın bir kazanç beklendiğini belirtiyor. Ancak bu artışın değerleme genişlemesinden çok şirketlerin kazanç büyümesi sayesinde gerçekleşeceği vurgulanıyor.
Kazanç büyümesi 2026’da öne çıkacak
Goldman Sachs stratejistlerine göre, 2026 yılı küresel ölçekte kazançların toparlanma yılı olacak. Bu toparlanmayı yönlendiren en önemli etkenler; Fed’in ılımlı para politikası ve ekonomik genişlemenin devamı. Banka, ABD Merkez Bankası’nın Mart ve Haziran 2026’da ikişer kez 25 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirmesini bekliyor. Bu adımlar, piyasadaki likiditenin artmasına ve risk iştahının desteklenmesine yardımcı olabilir. Peter Oppenheimer liderliğindeki strateji ekibi, “Yatırımcılar bu yıl yapay zekaya yoğunlaştı, ancak aslında 2025 çeşitlendirme açısından verimli bir yıl oldu” diyerek yatırımcı davranışlarına da dikkat çekiyor.
ABD borsaları geri planda kalabilir
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise ABD piyasalarına ilişkin yapılan değerlendirme oldu. Goldman Sachs, yaklaşık 15 yıl aradan sonra ABD hisse senetlerinin düşük performans sergilediğini ve bu eğilimin 2026’da da devam edebileceğini belirtti. Buna karşın Avrupa, Asya ve gelişmekte olan piyasaların daha güçlü kazançlar sunduğu vurgulanıyor. Banka, özellikle altyapı yatırımları ve endüstriyel üretim alanındaki genişlemenin “eski ekonomi” sektörlerini öne çıkaracağını ve teknoloji yatırımlarının bu alanlara kaymaya başladığını belirtti.
“Magnificent 7” etkisi azalıyor, katkı payı düşecek
2023-2025 döneminde S&P 500 endeksinin performansına büyük katkı sağlayan “Magnificent 7” olarak anılan dev teknoloji hisselerinin, 2026 yılında daha sınırlı katkı sağlayacağı öngörülüyor. Goldman Sachs analistleri, bu şirketlerin 2025 yılında S&P 500’ün kazanç büyümesine %50 oranında katkı sağladığını; ancak 2026’da bu katkının %46 seviyesine düşeceğini tahmin ediyor. Bu durum, piyasa getirilerinin daha yaygın sektörler üzerinden dağılacağına işaret ediyor.
Hisse başına kazanç büyümesinde gelişen piyasalar öne çıkacak
Goldman Sachs, 2026 yılı için üç ana bölgeye yönelik hisse başına kazanç büyüme tahminlerini paylaştı: – S&P 500 (ABD): %12 – STOXX Europe 600 (Avrupa): %5 – Gelişmekte olan piyasalar: %17 Bu oranlar, gelişmekte olan piyasaların yeniden portföylerde daha fazla yer tutabileceğini gösteriyor. Yüksek büyüme potansiyeli ve görece düşük değerleme çarpanları, bu bölgeleri cazip hale getiriyor. Ayrıca Goldman Sachs, STOXX Europe için 12 aylık hedefini 595 puandan 615 puana yükseltti. Bu da Avrupa piyasalarına yönelik olumlu bakış açısının devam ettiğini ortaya koyuyor.
Yapay zekâ yatırımları sektör bazlı yayılıyor
2023’te ivme kazanan yapay zekâ yatırımları, 2026 yılında sadece teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmayacak. Goldman’a göre, yapay zekânın altyapı etkisi artık enerji, ulaşım, üretim ve finans gibi sektörlere de yayılıyor. Banka, özellikle yapay zekâ yatırımlarının, geleneksel sektörlerdeki verimliliği artırarak büyüme hikayesini destekleyebileceğini savunuyor. Bu nedenle, yatırımcıların teknoloji dışındaki sektörlerde de yapay zekâ bağlantılı şirketlere yönelmesi öneriliyor.
Riskler: Büyüme düşerse teknoloji düzeltmesi gelebilir
Olumlu beklentilere rağmen Goldman Sachs, yatırımcıları bazı potansiyel risklere karşı da uyarıyor. Raporda öne çıkan başlıca risk faktörleri şunlar: – Küresel ekonomik büyümede yavaşlama – İşsizlik oranlarında artış – Belirli sektörlerdeki aşırı yoğunlaşma – Teknoloji kaynaklı piyasa düzeltmeleri – Kredi risklerinde artış Stratejistler ayrıca, yalnızca yapay zekâ temalı şirketlerin değil, bunlarla bağlantılı tahvil ihraççılarının da risk altında olabileceğini belirtiyor. Nitekim 2025 yılında ABD doları cinsinden kurumsal kredi ihraçlarının %30’unu yapay zekâ ile bağlantılı firmalar oluşturdu.
Stratejik öneri: Bölgesel çeşitlendirme ve sektör tahsisi önemli
Goldman Sachs, yatırımcılara 2026 yılında başarılı olmak için üç temel strateji öneriyor: 1. **Bölgesel çeşitlendirme**: ABD merkezli yatırımların yanı sıra Avrupa ve gelişmekte olan piyasalar dengeli şekilde portföylerde yer almalı. 2. **Sektörel yayılım**: Yalnızca teknoloji değil, yapay zekânın etkilediği geleneksel sektörler de takip edilmeli. 3. **Kazanç büyümesine odak**: Değerleme yerine kazanç büyümesi sağlayan şirketlere yönelmek daha verimli olabilir. Bu stratejiler, 2026 yılının daha dengeli ve temkinli geçeceği beklentisiyle paralellik gösteriyor.
Sonuç: 2026 yılında temkinli iyimserlik öne çıkıyor
Goldman Sachs, 2026 yılının yatırım açısından olumlu geçeceğini öngörse de, yatırımcıların beklentilerini gerçekçi tutmaları gerektiğini vurguluyor. 2025’e kıyasla daha düşük ancak sürdürülebilir kazançların ön planda olacağı bir dönem öngörülüyor. Yaygınlaşan kazanç büyümesi, sektör ve bölge bazlı fırsatları artırabilir. Ancak artan jeopolitik ve ekonomik risklerin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Bu doğrultuda, yatırımcıların dikkatli bir portföy stratejisiyle hareket etmeleri öneriliyor.