Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, ülkenin uzun süredir tartışılan emeklilik reformlarının askıya alınmasını içeren sosyal güvenlik bütçesi nedeniyle siyasi baskı altına girdi. Bugün Fransa Parlamentosu’nda yapılacak oylama, sadece refah bütçesinin değil, aynı zamanda hükümetin geleceğinin de belirleyicisi olabilir.
Emeklilik yaşı reformu askıya alındı
Lecornu hükümeti, sosyalist ve sol partilerin desteğini almak amacıyla Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron‘un emeklilik yaşını 62’den 64’e çıkaran reform paketini geçici olarak askıya almayı kabul etti. Ayrıca, sağlık sisteminde yapılması planlanan, hastaların cepten ödeyeceği tıbbi maliyetleri artıran düzenlemelerde de yumuşamaya gidildi.
Ancak bu tavizler, merkez ve sağcı milletvekillerinin tepkisini çekti. Parlamento kulislerinde bazı milletvekillerinin bütçeye destek vermeyeceği konuşuluyor. Bu durum, hükümetin meclis çoğunluğunu kaybetme riski taşıdığını ortaya koyuyor.
Bütçenin reddi, siyasi istikrarsızlığı tetikleyebilir
Hükümet sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, bütçenin onaylanmaması durumunda Başbakan Lecornu’nun istifa etmeyeceği belirtilse de, olası bir ret kararı Başbakan üzerindeki meşruiyet baskısını artıracak. Ayrıca, bu refah paketinin onaylanmaması, önümüzdeki haftalarda müzakere edilecek olan ana bütçe metninin de tehlikeye girmesi anlamına geliyor.
Ekonomistler, sosyal güvenlik bütçesinin onaylanmamasının, hükümetin kamu finansmanı politikalarında aksamalara yol açabileceğini ve Fransa’nın kredi notu üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor.
Lecornu: “Bu, mümkün olan en iyi bütçe”
Başbakan Lecornu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu bütçe mükemmel değil ama şu anda mümkün olan en iyi bütçe. Farklı bir bütçe için çoğunluk olduğunu kimse göstermedi” ifadelerini kullandı.
Lecornu, hükümetin toplumun tüm kesimlerini gözeten bir yaklaşım benimsediğini ve ekonomik sürdürülebilirliği ön planda tutmaya devam edeceğini vurguladı. Ancak siyasi analistler, Lecornu’nun bu yaklaşımının hem sağ hem de sol kanadı tatmin etmekte zorlandığı görüşünde birleşiyor.
Sosyal güvenlik reformları neden tartışmalı?
Macron hükümeti, 2023 yılında başlattığı emeklilik yaşının kademeli artırılması reformuyla, kamu bütçesini dengelemeyi ve Fransa’nın yaşlanan nüfusuna karşı sosyal güvenlik sistemini sürdürülebilir kılmayı hedefliyordu. Ancak bu reformlar, sendikalar ve halk arasında büyük tepki toplamış, ülke genelinde grev ve protestolar yaşanmıştı.
Özellikle düşük gelirli ve ağır iş kollarında çalışanların daha uzun süre çalışmak zorunda kalacak olması, gelir eşitsizliğini artırabileceği endişesiyle karşılanmıştı. Reformun askıya alınması, bu anlamda sosyal tansiyonu geçici olarak düşürse de, hükümetin uzun vadeli mali hedefleri açısından belirsizlik yaratıyor.
Finansal piyasalar yakından izliyor
Fransa’daki bu politik gelişmeler, yalnızca iç siyasi dengeleri değil, aynı zamanda ülkenin finansal piyasalarındaki görünümünü de etkiliyor. Özellikle Avrupa’daki yatırımcılar, Fransa’nın bütçe politikalarında sürdürülebilirliğe ne derece bağlı kalacağını dikkatle takip ediyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları da, sosyal güvenlik bütçesindeki gelişmelerin ardından Fransa’nın kamu borcu dinamiklerine ilişkin yeni değerlendirmeler yapabilir. Ülkenin kamu borcu, GSYH’nin yaklaşık %110’una ulaşmış durumda ve bu oran Euro Bölgesi ortalamasının üzerinde seyrediyor.
Siyasi sonuçlar ve ileriye dönük riskler
Bugünkü oylamanın sonucu, sadece bir sosyal güvenlik bütçesinin geçip geçmemesiyle sınırlı olmayabilir. Parlamento’dan güvenoyu çıkmaması durumunda, Fransa’da erken seçim çağrıları ya da hükümet değişikliği gündeme gelebilir.
Uzmanlara göre, oylamanın reddedilmesi halinde Macron hükümeti, 2026 için öngördüğü yapısal reformların çoğunu uygulamakta zorlanabilir. Bu durum, Fransa’nın Avrupa Birliği içindeki reformist rolünü de zayıflatabilir.
Not: Bu haber, 09 Aralık 2025 tarihinde Fransa’daki siyasi gelişmeler, resmi açıklamalar ve ekonomik kaynaklara dayanarak ForInvest Haber tarafından hazırlanmıştır.