Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings; Türkiye’nin döviz rezervlerindeki toparlanma, Türk lirası üzerindeki değer kaybı baskısının hafiflemesi ve dezenflasyon patikasına ilişkin kapsamlı makroekonomik değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda dolar/TL kuru, enflasyon, cari açık ve büyüme oranlarına dair orta vadeli projeksiyonlar yer aldı.
Döviz rezervlerinde toparlanma ve kur projeksiyonları
Fitch Ratings değerlendirmesinde, mart sonundan bu yana uygulanan sıkı para ve maliye politikası bileşiminin döviz rezervlerinde belirgin bir iyileşme sağladığına dikkat çekildi. Brüt döviz rezervlerinin 25 milyar dolar artışla 176 milyar dolara yükseldiği, swap hariç net rezervlerin ise 16 milyar dolardan 45 milyar dolara tırmandığı kaydedildi.
Bununla birlikte döviz kuru ve dış dengeye ilişkin öne çıkan projeksiyonlar şu şekilde sıralandı:
- Dolar/TL Beklentisi: Türk lirasında ihracatın rekabet gücünü korumaya dönük nominal değer kaybı sürecinin devam edeceği öngörüldü. Dolar/TL paritesinin 2026 sonunda 51, 2027 sonunda ise 60 seviyesine ulaşacağı tahmin edildi.
- Cari Açık ve Petrol Fiyatı Etkisi: Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yıllık ortalama petrol fiyatının 2026’da 87 dolar, 2027’de 70 dolar olacağı varsayıldı. Cari açığın GSYH’ye oranının 2025’teki yüzde 1,9 seviyesinden 2026’da yüzde 3’e yaklaşacağı öngörüldü. Petrol fiyatındaki her 20 dolarlık artışın cari açık oranına 1 puandan fazla ek yük getirdiği belirtildi.
- Fon Tasfiyelerinin Etkisi: Yaklaşık 18 milyar dolar büyüklüğündeki yatırım fonlarının tasfiyesinin merkez bankasının hızlı likidite adımlarıyla yönetildiği ve bu gelişmenin Türkiye’nin “BB-” seviyesindeki kredi notuna doğrudan olumsuz bir etki yapmasının beklenmediği ifade edildi.
Enflasyon, büyüme ve politika riskleri
Fitch, Türkiye’de dezenflasyon sürecinin Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine kıyasla daha dirençli ve yavaş bir seyir izleyeceğini hesaplıyor. OVP’de 2026 yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 28,4’e, 2027 hedefi yüzde 21’e yükseltilmişken; Fitch’in tahminleri 2026 sonunda yüzde 30,5, 2027 sonunda ise yüzde 23,5 olarak şekillendi.
Büyüme ve mali disipline dair raporda öne çıkan ana başlıklar şunlardır:
- Büyüme İvmesi: Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,8 oranında büyümesi, 2027 yılında ise kredi teşvikleri ve ılımlı politika gevşemesinin etkisiyle büyümenin yüzde 4,3’e tırmanması bekleniyor.
- Kamu Borç Stoku: Genel yönetim borcunun GSYH’ye oranının yüzde 24 civarında yatay kalarak “BB” not kategorisi ortalamasının oldukça altında bir performans sergileyeceği öngörüldü.
- Politika Riskleri: Geçmişteki aşırı heterodoks politikalara geri dönüş beklenmemekle birlikte, seçim döneminin yaklaşması ve olası dış şokların sermaye çıkışlarını tetikleme ihtimali kredi notu üzerinde temel risk unsurları olarak değerlendirildi.







