Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu BB- seviyesinde teyit ederken görünümünü durağan olarak korudu. Kurum, düşük kamu borcu ve güçlü bankacılığı nota destek olarak sıraladı.
Fitch Türkiye’nin kredi notunu BB- seviyesinde sabit bıraktı
Uluslararası finans sisteminin ve küresel yatırımcıların en yakından takip ettiği kredi derecelendirme kuruluşlarından biri olan Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı değerlendirme raporunu yayımlamıştır. Kuruluş tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notu “BB-” seviyesinde teyit edilmiş, kredi notuna ilişkin görünüm ise “Durağan” olarak korunmuştur. Piyasa beklentileriyle tam uyum sergileyen bu karar, Türkiye’nin son dönemde uyguladığı rasyonel ve kararlı makroekonomik programın, finansal istikrar adımlarının ve mali disiplin hedeflerinin uluslararası arenadaki karşılığını bir kez daha tescillemiştir. Not görünümünün durağan olarak kalması, kısa vadede ülkenin kredi profilinde her iki yönde de ani bir değişiklik beklenmediğini ve makro dengelerin kontrollü bir patikada seyrettiğini göstermektedir. Fitch Ratings yayımladığı analiz raporunda, Türkiye’nin “BB-” seviyesindeki derecelendirmesini destekleyen temel yapısal ve makroekonomik faktörleri ayrıntılı bir şekilde sıralamıştır. Raporda, Türkiye ekonomisinin gelişmekte olan ülkeler arasındaki dayanıklılığına dikkat çekilerek; nispeten düşük seviyelerdeki kamu borç stoku, yüksek üretim çeşitliliğine sahip geniş ve esnek ekonomik yapı, emsal not grubunda yer alan “BB” kategorisindeki ülkelere kıyasla belirgin şekilde yüksek olan kişi başına düşen milli gelir seviyesi ön plana çıkarılmıştır. Tüm bunlara ek olarak, küresel ve bölgesel stres dönemlerinde dahi Türk bankacılık sektörünün sergilediği yüksek sermaye yeterliliği ve bilanço dayanıklılığı ile ülkenin uluslararası piyasalardan dış finansman temin etme kabiliyetini kesintisiz sürdürebilmesi, kredi notu değerlendirmesini güçlendiren birincil sütunlar olarak tanımlanmıştır.
Enflasyon düşüş patikasına girerken erken gevşeme uyarısı yapıldı
Ekonomi yönetiminin ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yürüttüğü parasal sıkılaşma ve dezenflasyon sürecine ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulunan Fitch Ratings, kurumun uyguladığı politika setini yakından izlemeyi sürdürdüğünü ifade etmiştir. Raporda, merkez bankasının Türk lirasındaki kademeli ve öngörülebilir nominal değer kaybı stratejisini korumasının yanı sıra, yerel para birimi cinsinden mevduatları ve tasarrufları teşvik eden makroihtiyati araçları aktif bir biçimde kullanmaya devam etmesinin beklendiği vurgulanmıştır. Finansal istikrarı güçlendiren bu adımların, dolaşımdaki likiditeyi dengeleyerek para politikasının aktarım mekanizmasını desteklediği ifade edilmiştir. Makroekonomik dengelerin en kritik ayağını oluşturan enflasyon patikasına yönelik projeksiyonlarını da güncelleyen derecelendirme kuruluşu, yıllık tüketici enflasyonunun Haziran ayındaki %32 seviyesinden kademeli olarak gerileyeceğini öngörmüştür. Kuruluşun tahminlerine göre, dezenflasyonist sürecin etkisiyle enflasyonun 2026 yıl sonunda %29,5 seviyesine, 2028 yılı sonunda ise %18 seviyesine inmesi beklenmektedir. Ancak Fitch, bu gerileme trendine rağmen söz konusu oranların, derecelendirilen emsal ülkeler genelinde hala en yüksek enflasyon seviyeleri arasında kalmaya devam edeceğinin altını çizmiştir. Bu kapsamda derecelendirme kuruluşu, zamanından önce atılabilecek erken bir para politikası gevşemesinin fiyat istikrarı, dış dengeler ve genel makroekonomik görünüm üzerinde ciddi riskler yaratabileceği yönünde hayati bir uyarıda bulunmuştur.
Merkez Bankası rezervleri ve büyüme tahminleri yeniden belirlendi
Uluslararası finansal tamponlar ve dış dengeler açısından büyük önem taşıyan rezerv dinamiklerine ilişkin tahminlerini kamuoyuyla paylaşan Fitch Ratings, Türkiye’nin döviz rezervi pozisyonunda toparlanma sürecinin devam edeceğine işaret etmiştir. Kuruluşun yayımladığı projeksiyonlara göre, merkez bankasının brüt döviz rezervleri büyüklüğünün 2026 yılı sonunda 167 milyar dolar seviyesine ulaşacağı öngörülmektedir. Piyasa aktörlerinin ve analistlerin yakından takip ettiği swap hariç net rezervlerin ise aynı dönem itibarıyla 43 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Son dönemde alınan sıkılaştırıcı adımların ve dış kaynak girişlerinin, ülkenin dış şoklara karşı koruma kalkanı olan rezerv birikimini pozitif yönde desteklediği kaydedilmiştir. Reel ekonomi ve üretim tarafına ilişkin makro büyüme tahminlerine de raporda geniş yer ayrılmıştır. İç talepteki dengelenme ve sıkı finansal koşulların etkisiyle, Türkiye ekonomisindeki GSYH artış hızının 2026 yılında %2,8 seviyesine gerileyeceği, ardından 2027 yılında yeniden ivme kazanarak %4,4 seviyesine yükseleceği tahmin edilmektedir. Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme oranının ise uzun vadede %4 civarında bulunduğu değerlendirilmiştir. Fitch, dezenflasyon programının kararlılıkla sürdürülmesi ve dış finansman ihtiyacının kalıcı olarak azaltılması halinde Türkiye’nin kredi notunda yukarı yönlü güncelleme potansiyelinin doğabileceğini belirterek raporunu tamamlamıştır.