Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığının, ülkenin AA+ olan uzun vadeli kredi notunu destekleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu belirtti. Fitch’in açıklamaları, özellikle Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik son dönemde artan siyasi baskıların ardından geldi.
Fitch: Fed’in bağımsızlığı ABD’nin kredi gücü için temel unsur
Fitch Ratings’in kıdemli direktörü Richard Francis, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, kurumun ABD kredi notunu değerlendirirken yalnızca mali göstergeleri değil, aynı zamanda “kurumsal kontrol ve dengeler” gibi yönetişim unsurlarını da yakından takip ettiğini vurguladı. Francis, “Fed’in düşük ve istikrarlı enflasyon sağlama performansı ve siyasi müdahalelere karşı kurumsal direnci, ABD’nin kredi notu açısından temel öneme sahip” dedi.
Bu açıklamalar, Fed’in para politikası üzerindeki özerkliğini koruması gerektiği yönündeki uzun süredir devam eden tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Özellikle para politikası kararlarının siyasi müdahalelerden arındırılmış şekilde yürütülmesi, hem piyasa güveni hem de uzun vadeli ekonomik istikrar açısından kritik bir önem taşıyor.
Trump yönetiminin Powell’a baskısı Fitch’i endişelendirdi
Fitch’in bu değerlendirmesinin zamanlaması dikkat çekti. Açıklama, Trump yönetiminin geçtiğimiz yaz Fed Başkanı Jerome Powell’ı, bir Fed bina projesi hakkında Kongre’de verdiği ifade nedeniyle suçlamakla tehdit etmesinin ardından yapıldı. Powell, bu girişimi merkez bankasının bağımsızlığına müdahale etmek amacıyla “bahane” olarak nitelendirmişti.
Trump’ın daha önce de Powell’ı faiz oranlarını yeterince hızlı düşürmediği için eleştirmesi ve Fed üzerinde baskı kurmaya çalışması, kurumsal bağımsızlık tartışmalarını sıkça gündeme getirmişti. Fitch, bu tür siyasi müdahale girişimlerinin not değerlendirmelerinde olumsuz etki yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
S&P Global: Fed’in itibarı doların gücünü destekliyor
Benzer bir uyarı, kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings’ten de geldi. Kuruluş, Ekim 2025 tarihli raporunda Fed’in güvenilirliğinin ABD’nin kredi notu için kilit bir unsur olduğunu ifade etti. Raporda şu değerlendirmeye yer verildi:
“Fed’in güvenilirliğini benzersiz olarak görmeye devam ediyoruz. Bu, ABD’nin parasal esnekliğini ve doların birinci sınıf uluslararası rezerv para birimi rolünü destekliyor — bunların her ikisi de ülke notunun kilit bileşenleridir.”
S&P ayrıca, siyasi gelişmelerin Amerikan kurumlarının gücünü ve uzun vadeli politika yapım sürecinin etkinliğini etkileyebileceğini, bu durumun da kredi notları üzerinde baskı oluşturabileceğini vurguladı.
Kurumsal bağımsızlık ve yönetişim, not kriterlerinin merkezinde
Kredi derecelendirme kuruluşları yalnızca borç/GSYH oranı veya bütçe açığı gibi mali göstergelere odaklanmakla kalmaz; aynı zamanda kurumsal yapı, hukukun üstünlüğü, yönetim kalitesi ve bağımsız denetim mekanizmaları gibi unsurları da dikkate alır.
Fitch ve S&P gibi kuruluşlar, özellikle gelişmiş ekonomilerde merkez bankası bağımsızlığını kredi notunun korunmasında vazgeçilmez bir unsur olarak değerlendiriyor. Fed’in özerkliği; faiz oranları, bilanço yönetimi ve enflasyonla mücadele gibi temel para politikası araçlarının siyasi baskılardan uzak şekilde yönetilmesine olanak tanıyor.
Bu durum, yatırımcıların ABD varlıklarına olan güvenini artırırken, doların rezerv para birimi statüsünü de güçlendiriyor. Herhangi bir siyasi müdahalenin bu dengeyi bozma riski, hem piyasa volatilitesi hem de not indirimi tehdidi anlamına geliyor.
Fed’in bağımsızlığı yatırımcı güveni için kritik
Uzmanlara göre, Fed’in bağımsızlığı sadece kredi derecelendirme kuruluşları açısından değil, aynı zamanda uluslararası yatırımcılar için de kritik bir unsur. Küresel sermaye akışlarının önemli bölümü, merkez bankalarının güvenilirliğine ve siyasi bağımsızlığına duyulan güvene dayanıyor.
Fed’in bağımsızlığına yönelik algının zedelenmesi, ABD Hazine tahvillerine olan talebi azaltabilir, tahvil faizlerini yükseltebilir ve dolar üzerinde baskı yaratabilir. Bu da ülkenin borçlanma maliyetlerini artırarak mali sürdürülebilirlik üzerinde negatif etki oluşturabilir.
2026 senaryoları: Siyasi riskler not baskısı yaratabilir
2026 yılı, hem ABD iç siyaseti hem de küresel finansal dengeler açısından kritik bir dönem olacak. Başkanlık seçimlerinin yaklaşması, Trump’ın yeniden güç kazanması ve Fed’in politikalarının siyasi arenada tartışma konusu haline gelmesi, not değerlendirmeleri üzerinde baskı yaratabilir.
Fitch, bu tür belirsizlikleri sürekli olarak izlediğini belirtiyor. Richard Francis, “Kurumsal kontrol ve dengeler bozulursa, bu durum not görünümü üzerinde etkili olabilir. Fed’in özerkliğini koruyamaması, not indirimini tetikleyebilir” dedi.
Doların rezerv para rolü notun temel dayanaklarından biri
Hem Fitch hem de S&P, ABD’nin kredi notunda en belirleyici unsurlardan birinin doların küresel rezerv para birimi statüsü olduğunu vurguluyor. Bu durum, ABD’nin dış borçlanma esnekliğini artırırken, finansal krizlere karşı dayanıklılığını da güçlendiriyor.
Ancak bu statünün korunması için Fed’in bağımsızlığının sürdürülmesi şart. Zira yatırımcılar, rezerv para ihracında bulunan merkez bankalarının siyasi etkiden arınmış, öngörülebilir ve istikrarlı politika üretmesini bekliyor. Bu beklenti karşılanmadığında, doların küresel konumu sarsılabilir.
Derecelendirme kuruluşlarının mesajı net: Müdahale risk yaratır
Fitch ve S&P’nin açıklamaları, piyasalara ve siyasete net bir mesaj veriyor: Fed’in bağımsızlığına yönelik herhangi bir müdahale veya siyasi baskı girişimi, sadece makroekonomik istikrarı değil, ABD’nin küresel finansal güvenilirliğini de riske atar.
Sonuç olarak, kredi derecelendirme kuruluşları, merkez bankası bağımsızlığının yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda ulusal kredi profilinin temel taşı olduğunu ortaya koyuyor. 2026 ve sonrasında bu hassasiyetin artarak devam etmesi bekleniyor.