Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi Üyesi Peter Kazimir, para politikasına ilişkin yaptığı son açıklamada, yakın vadede faiz oranlarında bir değişiklik yapılması için gerekçe bulunmadığını söyledi.
Kazimir, “Aralık ayında faiz değişikliği kesinlikle olmayacak” diyerek ECB’nin yılın son toplantısında herhangi bir faiz indirimi seçeneğini gündeme almayacağını net şekilde ifade etti.
Son aylarda döviz kurundaki hareketliliğin fiyatlar üzerindeki etkisinin zayıf kaldığını belirten Kazimir, bu bağlamda enflasyonun seyrine dair yukarı yönlü risklerin daha belirgin hale geldiğini kaydetti.
Kazimir şu ifadeleri kullandı:
“Enflasyondaki küçük sapmalar etrafında para politikasını aşırı mühendisliğe tabi tutmak, yalnızca gereksiz politika belirsizliği yaratır. Merkez bankalarının güvenilirliği, uzun vadeli hedeflere odaklanmalarında yatar.”
ECB’nin politika faizi, 2025 yılı boyunca %4.50 düzeyinde tutulmuştu. Ancak piyasalar, özellikle 2026 başlarında olası faiz indirimi senaryolarını fiyatlamaya başlamış durumda. Bu nedenle ECB üyelerinden gelen şahin tonlu açıklamalar, piyasalarda belirsizliği artırabiliyor.
ECB’nin Aralık ayı faiz kararı, 12 Aralık 2025 tarihinde açıklanacak. Kurumun, yılın son toplantısında da sıkı duruşunu koruması ve enflasyonla mücadeleyi önceliklendirmesi bekleniyor.
Küresel Görünümde ECB’nin Yeri
Fed’in bu hafta yapacağı toplantı öncesinde, ECB’den gelen bu açıklama, küresel merkez bankalarının para politikası duruşlarının hâlen büyük ölçüde veri odaklı ve temkinli kaldığını ortaya koyuyor. ECB’nin yanında, Bank of England ve Fed gibi diğer büyük merkez bankalarının da enflasyon baskıları konusunda sert tutumunu sürdürebileceği yorumları öne çıkıyor.
Enflasyonun yavaşlamasına rağmen, hizmet fiyatları ve enerji maliyetleri gibi bileşenlerde yukarı yönlü risklerin devam etmesi, ECB üyeleri arasında geniş çaplı bir faiz indirimi konsensüsü oluşmasını engelliyor.
Öte yandan, bazı piyasa analistleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde Euro Bölgesi’nde büyümenin zayıflaması ve çekirdek enflasyonun daha net gerilemesiyle birlikte faiz indirimi senaryolarının yeniden masaya gelebileceğini değerlendiriyor.