EBRD Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini %3,0'a düşürdü: Kalıcı enflasyon ve zayıf ihracat etkili | VKM Finans

EBRD Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini %3,0’a düşürdü: Kalıcı enflasyon ve zayıf ihracat etkili

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), yayımladığı "Eylül 2026 Bölgesel Ekonomik Görünüm Raporu" kapsamında Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini 0,5 puan düşürerek yüzde 3,0 seviyesine indirdi. Türkiye ekonomisinde b&uuml…

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), yayımladığı "Eylül 2026 Bölgesel Ekonomik Görünüm Raporu" kapsamında Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini 0,5 puan düşürerek yüzde 3,0 seviyesine indirdi

blank

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), yayımladığı “Eylül 2026 Bölgesel Ekonomik Görünüm Raporu” kapsamında Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini 0,5 puan düşürerek yüzde 3,0 seviyesine indirdi.

Türkiye ekonomisinde büyüme tahmini düşürüldü, kalıcı enflasyon vurgulandı

Doğu Avrupa, Kafkasya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki üye ülkelerin ekonomik performansını değerlendiren EBRD, Türkiye için orta vadeli büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Yayımlanan raporda, Türkiye ekonomisinin 2024’teki yüzde 3,3’lük performansının ardından 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğü; ancak 2026 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 2,5 seviyesine gerilediği bildirildi.

Banka, Türkiye’nin 2026 yılı büyüme öngörüsünü yüzde 3,5’ten yüzde 3,0’a çekerken, 2027 yılı için yüzde 4,0’lık büyüme tahminini sabit tuttu. Revizyonun temel gerekçesi olarak, yüksek ve kalıcı enflasyonist baskılar nedeniyle sürdürülen sıkı para politikası, zorlaşan finansman koşulları ve ihracat kanadında yaşanan reel kayıplar gösterildi.

Risk primi olumsuz ayrıştı, para birimlerinde değer kaybı yaşandı

Raporda, Orta Doğu’daki çatışma ortamının patlak vermesinin ardından mart ayında genişleyen tahvil faiz farklarının (CDS ve risk primi) EBRD bölgelerinin çoğunda kriz öncesi seviyelere gerilediği, buna karşın Türkiye’nin olumsuz ayrıştığı kaydedildi. Türkiye’nin Almanya tahvillerine karşı faiz farkı, eylül ortası itibarıyla yıl başına kıyasla 0,6 puan daha geniş seyretti. Bu durum, ülkenin yüksek ithal enerji bağımlılığı ve dezenflasyon sürecinin beklenenden yavaş ilerlemesiyle açıklandı.

Makroekonomik dengeler ve bölgesel pazar koşullarına ilişkin raporda öne çıkan tespitler şu şekildedir:

  • Türk Lirası ve Rekabetçilik: Türkiye, Mısır ve Romanya para birimlerinin ABD doları karşısında değer kaybetmesi maliyet rekabetçiliğini kısmen desteklese de yurt içi enflasyonu artırıcı etki yapmaktadır.
  • Gümrük Tarifeleri: Türkiye, Batı Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkeleri, ABD tarafından uygulanan efektif gümrük tarifelerinden yüksek oranda etkilenmeye devam etmektedir.
  • Bölgesel Büyüme: EBRD bölgesel büyüme tahmini, Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle petrol ihracatı çöken Irak’taki derin resesyonun etkisiyle 2026 için yüzde 2,5’e çekilmiştir.

Enerji ve gıda fiyatları üzerindeki küresel baskı sürüyor

EBRD raporunda jeopolitik gerilimlerin emtia piyasaları üzerindeki etkileri detaylandırıldı. Brent petrolün varil fiyatının çatışma öncesindeki 65 dolar seviyelerinden nisan ayında 100 doların üzerine çıktığı, mevcut fiyatların kriz öncesinin yüzde 30 ila 60 üzerinde seyrettiği vurgulandı. Brent petrolün 2026 genelinde 80-100 dolar bandında kalacağı öngörüldü.

Avrupa’da gaz fiyatlarının şubat ayından bu yana yüzde 70’in üzerinde arttığı ve AB gaz depolarındaki doluluk oranının yüzde 65 ile son 15 yılın en düşük ağustos seviyesine gerilediği bildirildi. Karadeniz ablukası ve yükselen gübre maliyetleri sebebiyle buğday fiyatlarının üçte birden fazla değer kazandığı ve bu yüksek seviyelerin 2028 yılına kadar korunabileceği uyarısı yapıldı.

 

blank

Altın Fed baskısıyla yatay: Gözler 4.262 dolar desteğinde

Prev
blank

Resmî Gazete’de yayımlandı: Varlık Fonu ve Hazine iştirakleri Milli Emlak kapsamına alındı

Sonraki