Columbia Üniversitesi Profesörü Stijn Van Nieuwerburgh, son dönemde hızla artan büyük ölçekli yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin çarpıcı bir analiz paylaştı. Yeni araştırmaya göre, ABD’nin mevcut altyapı yatırımlarını ticari olarak gerekçelendirebilmesi için yapay zekâ hizmetlerine yönelik harcamaların devasa boyutlara ulaşması gerekiyor.
Finansal hedefler ve harcama büyüklüğü
Yapay zekâ altyapısına harcanan sermayenin geri dönüşü için gereken makroekonomik beklentiler rapora şu şekilde yansıdı:
-
3,5 Trilyon Dolarlık Beklenti: Mevcut devasa veri merkezi yatırımlarının haklı çıkarılabilmesi (amorti edilebilmesi) için, 2032 yılına kadar ABD pazarında yapay zekâ hizmetlerine yılda yaklaşık 3,5 trilyon dolar harcanması gerekebileceği hesaplandı.
-
Milli Gelire Oranı: İhtiyaç duyulan bu tutarın, ABD’nin Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 8,8’ine karşılık gelmesi, beklentinin büyüklüğünü gözler önüne serdi.
Kâr marjı baskısı ve getiri endişeleri
Nieuwerburgh, teknoloji şirketlerinin gelecekteki kârlılık oranları ile ekonomiye sağlanacak genel fayda arasındaki olası uyumsuzluğa dikkat çekti:
-
Fiyatlarda ve Kârlarda Düşüş Riski: Bilişim ve sunucu kapasitesindeki devasa genişlemenin arzı artırarak yapay zekâ hizmetlerinin fiyatlarını sert biçimde aşağı çekebileceği, bunun da şirketlerin kâr marjlarını daraltabileceği belirtildi.
-
Yatırımın Karşılanamaması: Fiyatlardaki bu olası düşüş nedeniyle elde edilecek gelirlerin, bugün yapılan milyarlarca dolarlık altyapı yatırımlarını desteklemekte yetersiz kalabileceği vurgulandı.
-
Ekonomi ile Yatırımcı Ayrışması: Yapay zekânın genel ekonomide ciddi verimlilik artışları ve inovasyon sağlayabileceği kabul edilse de; ekonomiye sağlanan bu faydaların, yatırımları finanse eden yatırımcıların getirilerine doğrudan yansımayabileceği uyarısında bulunuldu.




