Citigroup’un yayımladığı yeni analiz raporu, değerli metaller piyasasında dikkat çeken bir dönemin habercisi oldu. Banka, önümüzdeki üç aylık dönemde altının ons fiyatının 5.000 dolara, gümüşün ise 100 dolara kadar yükselebileceğini öngörüyor. Küresel çapta artan jeopolitik tansiyon, ekonomik belirsizlikler ve merkez bankalarının agresif alım politikaları, bu yükseliş beklentisinin temelini oluşturuyor.
Altın fiyatları neden yükseliyor? Citi’nin analizine göre üç temel sebep
2025 yılı boyunca etkisini sürdüren siyasi ve ekonomik gelişmeler, değerli metallere olan talebi artırdı. Özellikle ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik siyasi baskılar, Donald Trump’ın yeniden sahneye çıkması, Venezuela ve Grönland ile ilgili uluslararası gerilimler gibi başlıklar, piyasalarda risk algısını derinleştirdi.
Citigroup analistleri, yayımladıkları notta şu ifadeleri kullandı: “Jeopolitik risklerin artması, fiziksel piyasadaki arz sıkıntıları ve Fed bağımsızlığına dair belirsizlikler nedeniyle boğa piyasasının kısa vadede korunmasını bekliyoruz.”
Bu görüş, yatırımcıların güvenli limanlara yönelme eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Özellikle merkez bankalarının altın alımlarını artırması, fiziksel altın piyasasında likidite sıkışıklığı yaratıyor. Citi, bu sıkışıklığın fiyatları yukarı taşıyan önemli faktörlerden biri olduğunu vurguluyor.
5.000 dolarlık altın hedefi: Gerçekçi mi, abartı mı?
Citigroup’un 5.000 dolarlık ons altın tahmini, tarihsel olarak bakıldığında oldukça iddialı. Zira altın, 2020 pandemi döneminde bile 2.075 dolar seviyesini test etmişti. Ancak Citi, mevcut küresel konjonktürün bu seviyeleri mümkün kılabileceğini belirtiyor.
Raporda, “Altın fiyatlarının hızlı yükselmesinde yalnızca jeopolitik faktörler değil, aynı zamanda yatırım fonlarının pozisyonlanmaları, merkez bankası politikaları ve tüketici talebi de belirleyici olacaktır” ifadesine yer veriliyor. Ayrıca, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde artan fiziki altın talebinin de fiyatlara yukarı yönlü katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Gümüşte 100 dolar hedefi: Endüstriyel talep ve yatırım ilgisi etkili
Citigroup’un bir diğer dikkat çekici tahmini de gümüş fiyatlarına ilişkin oldu. Gümüş için belirlenen 100 dolarlık ons hedefi, bugünkü seviyelere kıyasla ciddi bir yükseliş anlamına geliyor. Bu beklentinin arkasında, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarında artan gümüş kullanımı yer alıyor.
Solar panellerde, bataryalarda ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanılan gümüş, sadece yatırım aracı değil aynı zamanda üretim girdisi olarak da öne çıkıyor. Citi analistleri, “Fiziksel gümüş talebi 2026 yılında arzı aşacak. Bu da fiyatları destekleyecek en önemli etkenlerden biri” değerlendirmesinde bulunuyor.
Jeopolitik gerilimler yatırımcı davranışlarını etkiliyor
Değerli metallere olan yönelim yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi dinamiklerle de şekilleniyor. 2026 başında ABD’de yaşanan gelişmeler, yatırımcının güvenli limanlara yönelmesini teşvik etti. Özellikle Donald Trump’ın Venezuela liderine yönelik operasyonu ve Grönland’ı alma yönündeki çıkışları, ABD dış politikasının öngörülemezliği konusunda yeni soru işaretleri yarattı.
Bu gibi gelişmeler, küresel yatırımcıların altın ve gümüş gibi güvenli varlıklara talebini artırıyor. Citi, bu politikalardan en çok etkilenen varlıkların değerli metaller olduğunu, çünkü bu varlıkların doğrudan hükümet politikalarından etkilenmeden değer kazandığını belirtiyor.
Merkez bankalarının altın alımları rekor seviyede
Son yıllarda dünya genelindeki birçok merkez bankası, rezervlerinin önemli bir bölümünü altına dönüştürdü. 2025 yılında merkez bankalarının toplam altın alımı 1.150 tonun üzerine çıkarak tarihi bir rekor kırdı. Bu eğilimin 2026’da da devam etmesi bekleniyor.
Citigroup, merkez bankalarının portföy çeşitlendirmesi amacıyla altın alımına yönelmesini değerli metal piyasaları açısından “uzun vadeli yapısal destek” olarak yorumluyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin dolar bağımlılığını azaltma çabaları, altının rezervlerdeki payını artırıyor.
Fed’e yönelik siyasi baskılar ve bağımsızlık tartışmaları
Citigroup’un analizinde dikkat çeken bir diğer nokta ise Fed’in bağımsızlığına dair artan endişeler. Trump’ın Powell’a yönelik eleştirilerini yeniden gündeme getirmesi, para politikalarının siyasi müdahalelere açık olabileceği algısını güçlendirdi.
Bu tür gelişmeler, yatırımcıların uzun vadeli enflasyon beklentilerini artırıyor. Dolayısıyla, enflasyona karşı korunma aracı olarak altın ve gümüş gibi varlıklara olan talep artıyor.
Altın ve gümüş yatırımcısı ne yapmalı?
Yatırımcılar açısından bu tür tahminler hem fırsat hem de risk barındırıyor. Citigroup’un öngörüleri, kısa vadeli fiyatlamalara etki edebilecek potansiyele sahip. Ancak uzmanlar, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi ve yüksek volatilite dönemlerinde temkinli davranması gerektiğini vurguluyor.
Altın ve gümüşe yatırım yapmayı düşünen bireysel yatırımcılar için fiziki ürünlerin yanı sıra ETF’ler, vadeli işlemler ve opsiyonlar gibi araçlar da değerlendirmeye alınabilir. Ayrıca, değerli metallerin uzun vadeli yatırım planlarında yer alması öneriliyor.
Değerli metallerde yeni bir süper döngü başlayabilir mi?
Citigroup’un raporu, değerli metaller için olası bir süper döngünün başlangıcına işaret edebilir. Bu tür döngüler, genellikle arz-talep dengesizlikleri, yapısal dönüşümler ve yatırımcı davranışları tarafından tetiklenir. Citi, özellikle enerji dönüşümü, jeopolitik belirsizlikler ve merkez bankası politikalarının bu süreci hızlandırabileceğini düşünüyor.
Bununla birlikte, altın ve gümüş piyasaları geçmişte de spekülatif hareketlere sahne olmuştu. Bu nedenle yatırımcıların piyasa verilerini dikkatle analiz etmesi ve stratejilerini çok boyutlu oluşturması tavsiye ediliyor.