Çin hükümeti, ekonomide yaşanan zorluklara rağmen 2026 yılı için mevcut yıllık yüzde 5 ekonomik büyüme hedefini korumaya hazırlanıyor. Bu hedef, hem iç tüketimi desteklemeyi hem de emlak sektöründeki durgunluk gibi yapısal sorunların aşılmasını amaçlayan daha geniş kapsamlı bir ekonomi politikası dönüşümünün parçası olarak değerlendiriliyor.
2026 hedefi, beş yıllık kalkınma planı ile uyumlu olacak
Çin’in büyüme hedefi, hükümetin Mart 2026’da açıklamayı planladığı yeni beş yıllık kalkınma planı ile uyumlu bir yapıda şekillendiriliyor. Bu hedef, Çin’in ekonomik büyümesini sürdürülebilir kılma, hanehalkı tüketimini artırma ve sanayi kapasitesindeki fazlalığı dengeleme amacı taşıyor.
Reuters’a konuşan birçok hükümet danışmanı, yetkililerin 2026 yılı için de bu yılki gibi yaklaşık yüzde 5 seviyesinde bir büyüme oranını hedeflemeye devam edeceğini belirtti. Danışmanların çoğu, büyüme hedefinin sürdürülebilir kalkınma ve sosyal istikrar açısından kritik önemde olduğuna dikkat çekti. Azınlıkta kalan danışmanlar ise yüzde 4,5 ile 5 arası daha ılımlı bir hedef önerisinde bulunuyor.
2026 yılına ilişkin büyüme hedefinin, her yıl Aralık ayında gerçekleştirilen ve Çin ekonomisinin ana hatlarının belirlendiği Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı’nda netlik kazanması bekleniyor. Kamuya duyurusu ise Mart 2026’daki Ulusal Halk Kongresi sırasında yapılacak.
Para ve maliye politikaları genişlemeci duruşunu sürdürecek
Hükümet danışmanlarına göre Çin’in mevcut ekonomik yapısındaki zorluklar dikkate alındığında, maliye politikalarının gevşek tutulması ve parasal teşviklerin devam etmesi kaçınılmaz hale geliyor. Uzun süredir devam eden emlak sektörü durgunluğu, zayıf tüketici harcamaları ve altyapı yatırımlarındaki yavaşlama bu politikaların temel gerekçeleri arasında yer alıyor.
Çinli yetkililer, özellikle iç talebi canlandırmak amacıyla tüketim odaklı önlemleri gündeme almış durumda. Ancak uzmanlara göre bu tür önlemlerin etkisinin ortaya çıkması zaman alacağı için, 2026 yılında da para ve maliye politikalarında destekleyici duruşun sürmesi bekleniyor.
Çin, 2025 yılı içerisinde büyüme hedefini desteklemek amacıyla GSYİH’nin yaklaşık yüzde 4’ü kadar bir bütçe açığı hedefi belirledi. 2026 yılı için ise danışmanlar, yıllık bütçe açığı oranının yüzde 4 veya biraz üzerinde kalmasını talep ediyor. Bu oran, Çin açısından tarihsel olarak yüksek bir seviyeyi temsil ediyor ve büyüme hedefinin önemini ortaya koyuyor.
Uzun vadeli hedef: Tüketim tabanlı büyüme modeli
Çin hükümetinin yeni dönem stratejisinde, tüketim tabanlı büyüme modeli öne çıkıyor. Geleneksel olarak ihracata ve yatırım harcamalarına dayanan büyüme modeli, küresel ticaretteki belirsizlikler ve iç pazardaki doygunluk nedeniyle yeniden yapılandırılıyor. Bu kapsamda, orta vadede hanehalkı gelirlerinin artırılması, refah düzeyinin yükseltilmesi ve yerli tüketimin teşvik edilmesi hedefleniyor.
Bununla birlikte, yapısal dönüşümün hayata geçmesi zaman alacak. Çinli planlamacılar, kısa vadede iç tüketimi artıracak finansal ve mali teşviklere ağırlık verirken, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme için teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi gibi alanlara yöneliyor.
Küresel piyasalara etkisi: Yatırımcılar büyüme sinyallerini takip ediyor
Çin’in büyüme hedefini koruma eğilimi, küresel finans piyasaları açısından da önemli sinyaller taşıyor. Özellikle gelişmekte olan ülke borsaları, emtia piyasaları ve küresel ticaret hacmi üzerinde Çin’in büyüme performansı belirleyici bir rol oynuyor. Analistler, Çin’in büyüme temposunu korumasının, dünya genelinde risk iştahını destekleyeceğini ve sermaye akışlarını yönlendirebileceğini belirtiyor.
Bu bağlamda, Pekin’in büyüme hedefi sadece iç politika açısından değil, aynı zamanda küresel ekonomik dengeler açısından da stratejik öneme sahip.
Emlak sektörü ve kapasite fazlası hâlâ kritik başlıklar
Çin’in büyüme hedefini gerçekleştirmesi önündeki en büyük engellerden biri, devam eden emlak piyasası sorunları olarak görülüyor. Büyük şehirlerde gayrimenkul fiyatlarının düşüş eğilimi, yatırım iştahını sınırlarken bankaların teminat yapısını da olumsuz etkiliyor. Buna paralel olarak, aşırı fabrika kapasitesi de üretim verimliliğini azaltıyor ve piyasalarda fiyatlama baskısına neden oluyor.
Bu iki alanda reform yapılmadan, büyüme hedefinin tam anlamıyla tutturulmasının zor olacağı ifade ediliyor. Hükümetin bu alanlara yönelik özel teşvikler ve yeniden yapılandırma planları üzerinde çalıştığı bildiriliyor.
Uzmanlara göre “gerçek büyüme” potansiyelinin altına düşmemeli
Çin’in potansiyel büyüme oranının yüzde 5 civarında olduğu belirtiliyor. Bu nedenle, hükümetin 2026 yılı için de aynı oranda hedef belirlemesi, piyasalarda güvenin korunması açısından önem arz ediyor. Ekonomistler, hedefin daha düşük belirlenmesinin, piyasa beklentilerinde olumsuz algıya neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, gerçek büyüme oranının resmi verilerle tam olarak örtüşmediği yönünde de yorumlar var. Ancak bu tartışmaların ötesinde, politika yapıcıların odak noktasının istihdamı artırmak, fiyat istikrarını sağlamak ve orta sınıfı güçlendirmek olduğu net şekilde görülüyor.