ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından yapılan son anket, ülkedeki büyük şirketlerin finans yöneticilerinin 2026 yılına dair beklentilerinde önemli bir temkinlilik olduğunu ortaya koydu. 11 Kasım – 1 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve 548 şirket CFO’sunun katıldığı anket, hem şirket bazlı hem de genel ekonomik iyimserlik seviyelerinde dikkat çekici bir düşüş olduğunu gösterdi.
CFO’ların iyimserliği azaldı, beklentiler daha temkinli
Anket sonuçlarına göre, ABD genelinde CFO’ların ekonomik güven endeksi üçüncü çeyrekte 62,9 seviyesinden 60,2’ye geriledi. Bu oran, 2024 sonundaki 66 puanlık seviyenin de altında. Aynı zamanda kendi şirketlerine yönelik beklentilerde de benzer bir düşüş gözlemlendi.
Fed’in düzenli olarak gerçekleştirdiği bu anketler, özel sektörün geleceğe dair ekonomik sinyallerini ölçmesi açısından büyük önem taşıyor. CFO’ların beklentileri; yatırım, istihdam, fiyatlandırma stratejileri ve sermaye harcamaları gibi kararları doğrudan etkiliyor.
Fiyat artışları, büyümeye olan güveni zayıflatıyor
Anket sonuçlarında en dikkat çekici noktalardan biri, 2026 yılında beklenen fiyat artışı oranı oldu. CFO’ların beklentilerine göre, ortalama fiyat artışı %4,2 seviyesinde olacak. Bu oran, Fed’in %2 enflasyon hedefinin oldukça üzerinde.
Fiyat artışlarının özellikle girdi maliyetlerinden kaynaklandığı belirtiliyor. Enerji, lojistik, iş gücü ve teknoloji maliyetlerindeki artışın, ürün ve hizmet fiyatlarına yansımaya devam edeceği düşünülüyor. Katılımcılar, bu durumun talep üzerinde baskı yaratabileceğini ve büyümeyi sınırlayabileceğini ifade etti.
Şirketler 2026’da sınırlı istihdam artışı planlıyor
Fed anketine göre, şirketlerin büyük çoğunluğu 2026 yılında sınırlı düzeyde personel artışı öngörüyor. Katılımcıların %40’ı yeni pozisyonlar için işe alım yapacaklarını belirtirken, %20’si herhangi bir işe alım planı olmadığını ve %9’u da işten çıkarma yapacaklarını açıkladı. Bu veriler, iş gücü piyasasında dengeli ama güçlü olmayan bir görünüm sunuyor.
Şirketlerin medyan istihdam artış beklentisi ise %1,7 olarak ölçüldü. Bu oran, önceki yıllara kıyasla düşük kalıyor. İşgücü piyasasının ılımlı seyri, maaş baskılarını ve üretim kapasitesini de dolaylı olarak etkileyebilir.
Ekonomik büyüme beklentisi: Ortalama %1,9
Fed anketine katılan CFO’ların ABD ekonomisine dair büyüme beklentileri de oldukça mütevazı. 2026 yılında ülke genelinde ortalama ekonomik büyüme beklentisi %1,9 olarak ölçüldü. Bu oran, pandemi sonrası yıllardaki toparlanma dönemine kıyasla daha düşük bir seviyede kalıyor.
Bu tahminler, ekonomide ılımlı bir genişleme olacağına işaret ederken, güçlü bir ivme ya da canlanma beklentisinin ise zayıf kaldığını gösteriyor. Özellikle ihracata dayalı sektörlerdeki belirsizlikler ve küresel talep zayıflığı, CFO’ların dikkatli yaklaşmasına neden oluyor.
Tarifeler ve dış ticaret politikaları CFO’ları endişelendiriyor
Anketin öne çıkan diğer bir başlığı ise ticaret politikaları ve tarifelere dair beklentiler oldu. Katılımcıların büyük bir kısmı, ABD’nin Çin ve diğer ülkelerle olan dış ticaret ilişkilerindeki belirsizliklerin iş planlarını etkilediğini ifade etti. Özellikle yarı iletken, otomotiv ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren firmalar; tedarik zinciri problemleri ve yeni gümrük vergilerinden duydukları kaygıyı dile getirdi.
Bu bağlamda küresel tedarik zincirindeki değişimlerin ve jeopolitik gelişmelerin, 2026 yılında da firmaların stratejilerini belirleyeceği öngörülüyor.
Yatırım kararlarında daha temkinli bir yaklaşım
Yatırım planlarına bakıldığında, CFO’lar 2026 yılında daha seçici davranacaklarını belirtiyor. Özellikle yüksek faiz ortamı, yatırım maliyetlerini artırırken, firmalar mevcut nakit rezervlerini koruma eğiliminde. Dijital dönüşüm ve otomasyon gibi zorunlu alanlar dışında büyük çaplı yatırım planları şimdilik beklemeye alınmış durumda.
Katılımcıların çoğu, yatırım konusunda “koruma odaklı” davranacaklarını, büyüme yerine sürdürülebilirlik ve risk yönetimine öncelik vereceklerini belirtti. Bu da önümüzdeki yıl şirket yatırımlarının genel olarak durağan kalabileceğine işaret ediyor.
Finansman erişimi ve faiz oranları etkisi
Anket katılımcıları, yüksek faiz oranlarının finansmana erişimi zorlaştırdığını belirtirken, bu durumun hem işletme sermayesi hem de yatırım kararlarını etkilediği ifade edildi. Fed’in faizleri kademeli olarak düşürmesi beklense de, CFO’lar 2026’nın ilk yarısında bu konuda ciddi bir rahatlama beklemiyor.
Şirketlerin büyük çoğunluğu borçlanma yerine özkaynak kullanımı ya da mevcut kaynakların etkin yönetimiyle ilerlemeyi planlıyor. Finansman maliyetinin bu ölçüde artması, risk iştahını düşürerek ekonomik hareketliliği sınırlıyor.
Enflasyonla mücadelede beklenti: Kontrollü düşüş
Her ne kadar fiyat artışları 2026’da da devam edecek gibi görünse de, CFO’lar enflasyonun kademeli olarak gerileyeceğini ve 2026’nın ikinci yarısında daha istikrarlı bir tablo oluşabileceğini düşünüyor. Ancak bu tablo, enerji fiyatları, tüketici harcamaları ve küresel gıda arzı gibi değişkenlere bağlı olarak şekillenecek.
Anketin sonuçları, Fed’in 2026 para politikası planlarını oluştururken özel sektörün temkinli tutumunu dikkate alması gerektiğini ortaya koyuyor.
Özetle: Temkinli iyimserlik hâkim
Fed’in CFO anketine göre, ABD’deki büyük ölçekli firmalar 2026 yılına temkinli ama tamamen karamsar olmayan bir perspektifle yaklaşıyor. Fiyat artışlarının süreceği, büyümenin ise sınırlı kalacağı bir döneme girildiği ifade ediliyor. Yüksek faiz ortamı ve belirsiz dış ticaret koşulları, şirketlerin büyüme ve yatırım planlarını törpülüyor.
Bu görünüm, sadece ABD değil, küresel finans ve yatırım ortamı açısından da önemli sinyaller veriyor. Gelişmekte olan piyasalar için sermaye akışı, büyüme ve ihracat dinamikleri açısından bu temkinli beklentiler dikkate alınmalı.
Kaynak: ForInvest Haber