2025’in son haftalarına girilirken, kurumsal kripto yatırım araçlarına yönelik dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Özellikle ABD piyasalarında işlem gören spot bitcoin ETF’leri ile ethereum ETF’leri, geçtiğimiz hafta ciddi sermaye çıkışlarıyla karşılaştı. Verilere göre, yalnızca bir haftalık süreçte spot bitcoin ETF’leri toplam 497 milyon dolar net çıkış kaydederken, ethereum ETF’lerinden 644 milyon dolarlık sermaye çıkışı gerçekleşti. Böylece toplam net çıkış 1,14 milyar dolara ulaştı.
Bitcoin ETF’lerinde öne çıkan fon: BlackRock’un IBIT fonu
En fazla çıkış, dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden biri olan BlackRock’un IBIT fonunda gerçekleşti. Bu fon, geçtiğimiz hafta boyunca 240 milyon dolarlık net çıkışla dikkat çekti. Bitwise’ın BITB fonundan ise 115 milyon dolarlık bir çözülme yaşandı. Buna karşın, Fidelity’nin FBTC adlı fonuna 33,15 milyon dolarlık sınırlı bir net giriş kaydedildi. Bu gelişme, bazı yatırımcıların geri çekilse de, hala düşük hacimli de olsa giriş yönünde pozisyon aldığını gösteriyor.
Ethereum ETF’lerinde sert çözülme: BlackRock yine başrolde
Kripto para piyasalarının ikinci büyük varlığı olan ethereum cephesinde ise çıkışlar daha da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Toplamda dokuz ayrı ETF fonunun tümü geçen hafta net çıkış kaydetti. Özellikle BlackRock’un ETHA fonu, 558 milyon dolarlık çıkışla bu hareketin başını çekti. Bu çıkış, haftalık ethereum ETF çözülmesinin yaklaşık %80’ine denk geliyor. Ayrıca Grayscale’in ETHE fonu da 32,36 milyon dolarlık bir çıkış yaşadı. Tüm bu veriler, yatırımcıların ethereum tarafında daha yüksek oranda pozisyon azalttığını gösteriyor.
Kurumsal ilgi azalıyor mu, yoksa geçici bir düzeltme mi?
Analistler, son dönemdeki bu sert çıkışların birkaç temel nedeni olabileceğini belirtiyor. Bunların başında yıl sonuna yaklaşılırken portföy düzenlemeleri ve kar realizasyonlarının gelmesi muhtemel görünüyor. Özellikle yüksek oynaklık gösteren kripto varlıklar açısından, kurumsal yatırımcılar mali yıl sonu bilançolarını optimize etme eğiliminde olabilir. Bununla birlikte, Fed’in faiz politikalarındaki belirsizlik ve geleneksel piyasalarda risk algısındaki artış da bazı yatırımcıların daha güvenli varlıklara yönelmesine neden olmuş olabilir. Bu durum, kripto temelli ETF’lerin kısa vadede daha fazla dalgalanma yaşamasına yol açıyor.
Yatırımcı algısı değişiyor: Uzun vadeli beklentilerde kırılma mı var?
Kripto paraların 2025 yılındaki yükselişine rağmen, kurumsal yatırımcıların özellikle yılın son çeyreğinde daha temkinli davrandığı görülüyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri olarak, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) yeni düzenleme sinyalleri gösteriliyor. Bazı uzmanlar, yatırımcıların bu süreçte temkinli davranarak, daha net regülasyon çerçevesi oluşana kadar ETF fonlarında pozisyon azaltma eğiliminde olduklarını ifade ediyor. Özellikle bitcoin ve ethereum ETF’leri gibi yeni nesil yatırım araçlarının volatilitesi, kısa vadeli stratejilerde risk oluşturabiliyor.
Fon yöneticileri: Dalgalanma geçici olabilir
Fidelity ve Bitwise gibi bazı büyük fon yöneticileri ise son çıkışların kalıcı bir trend olmadığını savunuyor. Şirketlerin yayınladığı haftalık yatırımcı bültenlerinde, piyasalarda yeniden giriş için fırsat kollandığı, uzun vadeli beklentilerin halen pozitif olduğu belirtiliyor. Özellikle 2026 yılında faizlerin düşme olasılığı ve yeni spot kripto ETF’lerinin piyasaya sürülmesi, yeniden sermaye girişlerini tetikleyebilir. Ancak bunun için kripto piyasalarında istikrarın sağlanması ve yatırımcı güveninin tazelenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sonuç: Kripto ETF piyasasında türbülans dönemi
Geçtiğimiz hafta yaşanan net çıkışlar, kripto para piyasaları açısından önemli bir uyarı sinyali niteliği taşıyor. Özellikle kurumsal yatırımcıların yıl sonu itibarıyla pozisyon azaltma stratejileri, hem bitcoin hem de ethereum ETF’leri için kısa vadede satış baskısı yaratabilir. Ancak uzun vadeli yatırım perspektifinden bakıldığında, ETF ürünlerinin gelecekte daha geniş yatırımcı kitleleri tarafından tercih edilmesi olası. Yatırımcılar için bu dönemde piyasa gelişmelerini yakından takip etmek ve risk yönetimine odaklanmak kritik önem taşıyor.