Londra Metal Borsası’nda (LME) bakır fiyatları, ABD dolarının zayıflaması ve dünyanın en büyük metal tüketicisi Çin’in ekonomiyi desteklemeye yönelik mali teşvik adımlarının etkisiyle yükseldi. Çinko son dört yılın zirvesini görürken, alüminyum piyasası ABD-Kanada tarife görüşmelerine odaklandı.
Zayıf dolar ve Çin teşviklerinin baz metallere etkisi
Küresel emtia piyasalarında makroekonomik beklentiler ve parasal genişleme sinyalleri emtia fiyatlarını yukarı taşımaya devam etmektedir. Londra Metal Borsası’nda (LME) işlem gören bakır fiyatları, Amerikan Doları’nda gözlemlenen değer kaybı ve Çin hükümetinin iç talebi canlandırmak amacıyla devreye soktuğu yeni mali önlemlerin yarattığı iyimserlikle yüzde 1,1 oranında artış kaydederek ton başına 14 bin 187 dolara yükselmiştir. Bakır gibi uluslararası piyasalarda Amerikan Doları cinsinden fiyatlanan sanayi metalleri, doların küresel para birimleri karşısında gevşemesiyle birlikte yabancı para birimi taşıyan ithalatçılar için daha ucuz hale gelmekte ve bu durum fiziki talebi doğrudan desteklemektedir. Öte yandan, Çin yuanının dolar karşısında son üç buçuk yılın en güçlü seviyesine tırmanması, Çinli sanayicilerin ve ithalatçıların küresel piyasalardan metal alım gücünü artırmıştır. Çin idaresinin açıkladığı mali destek paketleri, ülkede imalat ve inşaat sektörlerinin yeniden ivme kazanabileceği beklentisini güçlendirerek metal kompleksindeki alıcılı seyri besleyen ana faktör olmuştur.
Bakır piyasasında Yangshan primi ve spot piyasa dinamikleri
Bakır piyasasındaki fiziki arz ve talep dengesine ilişkin göstergeler ise kendi içinde karmaşık bir görünüm sunmaktadır. LME’de yakın vadeli bakırın gösterge kontrata göre taşıdığı prim (spot prim), piyasaya giren fiziki metal arzının artmasıyla birlikte ton başına 436 dolar gibi yüksek bir seviyeden 77 dolara gerileyerek kısa vadeli arz sıkışıklığının bir miktar gevşediğine işaret etmiştir. Buna karşın, Çin’in dışarıdan rafine bakır ithal etme iştahını ve yerel pazardaki fiziki talep gücünü doğrudan yansıtan Yangshan primi, yüzde 7 oranında belirgin bir artış göstererek ton başına 93 dolara tırmanmıştır. Yangshan primindeki bu sıçrama, Çin iç piyasasında stok eritme sürecinin ardından fiziki metale olan talebin yeniden canlandığını ve ithalat penceresinin tüccarlar için cazip hale geldiğini kanıtlamaktadır. Vadeli işlem piyasalarındaki spot primin gevşemesine rağmen Çin merkezli fiziki primlerin yükselmesi, Batı pazarlarındaki finansal likidite ile Doğu’daki reel sanayi talebi arasındaki dengelenme sürecini gözler önüne sermektedir.
Çinko fiyatlarında dört yılın zirvesi ve sanayi talebi
Çelik sanayisinde paslanmaya karşı koruyucu olarak kullanılan çinko, baz metaller kompleksi içerisinde en güçlü yükseliş performanslarından birini sergilemiştir. LME çinko kontratları yüzde 1,2 oranında değer kazanarak ton başına 3 bin 805,50 dolara çıkmış, seans içerisinde 3 bin 810 dolar seviyesini test ederek son dört yılın en yüksek fiyat seviyesine ulaşmıştır. Çinkoda gözlemlenen bu sert yükselişin arkasında, küresel izabe tesislerindeki maden konsantresi eksikliği nedeniyle yaşanan üretim kısıntıları ve Çin’deki altyapı projelerinin hız kazanması yatmaktadır. Çinko stoklarının kritik seviyelerde bulunması, sanayicilerin alımlarını öne çekmesine neden olmakta ve fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı katlamaktadır. Çinko piyasasındaki bu dört yıllık rekor, küresel sanayi üretiminde belirli alt sektörlerdeki fiziki sıkışıklığın devam ettiğini göstermektedir.
Alüminyum piyasasında ABD-Kanada tarife görüşmeleri
Havacılık, otomotiv ve ambalaj sektörlerinin temel hammaddesi olan alüminyum da küresel ralliden nasibini almıştır. LME alüminyum fiyatı yüzde 0,7 artış kaydederek ton başına 3 bin 228 dolara yükselmiştir. Alüminyum piyasasındaki fiyatlamalarda makroekonomik faktörlerin yanı sıra ticaret politikaları ve jeopolitik gelişmeler de yakından takip edilmektedir. Özellikle Kanada ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yürütülen ticaret anlaşması görüşmeleri piyasa aktörlerinin radarında ilk sırada yer almaktadır. Müzakerelerden sızan bilgilere göre, olası bir uzlaşma durumunda ABD’nin Kanada alüminyumuna uyguladığı gümrük tarifesini yarı yarıya indirerek yüzde 25 seviyesine çekebileceği belirtilmektedir. Kuzey Amerika’daki tedarik zincirlerinde maliyetleri düşürme potansiyeli taşıyan bu gelişme, alüminyum ticaretindeki rotaların ve bölgesel primlerin yeniden şekillenmesine zemin hazırlamaktadır.
Diğer baz metallerdeki genel yükseliş eğilimi ve makro görünüm
Sektörün geneline yayılan alıcılı seyir, diğer baz metallerin günlük kapanış performanslarında da kendini göstermiştir. LME tahtasında kurşun yüzde 0,1 oranında sınırlı bir artışla 1.902,50 dolara, lehim sanayisinin ana girdisi kalay yüzde 0,4 yükselişle 55 bin 705 dolara ve paslanmaz çelik imalatında kullanılan nikel ise yüzde 0,7 kazançla 16 bin 995 dolara tırmanmıştır. Metallerin genelinde gözlemlenen bu pozitif korelasyon, küresel risk iştahının arttığı ve yatırımcıların zayıf dolar ortamında emtiaya yöneldiği bir piyasa yapısını doğrulamaktadır. Önümüzdeki dönemde, Çin hükümetinin teşvik paketlerinin sahada yaratacağı reel fiziki talep artışı ile merkez bankalarının faiz politikaları, sanayi metallerinin kalıcı bir boğa piyasasına girip girmeyeceğini belirleyecek temel parametreler olacaktır.





