Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konkordato sistemini suistimal eden denetim firmalarına karşı ciddi adımlar attıklarını açıkladı. Şimşek, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun (KGK) yürüttüğü denetimlerde ortaya çıkan usulsüzlükler nedeniyle birçok kuruluşun faaliyet izninin iptal edildiğini duyurdu. “Konkordato sürecinin amacına uygun ve sağlıklı işlemesine yönelik gerekli tüm çalışmaları kararlılıkla yürüteceğiz.” diyen Şimşek, Adalet Bakanlığı ile ortaklaşa yapılan düzenlemelerin sürdüğünü vurguladı.
KGK: 10 denetim kuruluşu ve 13 denetçinin yetkisi iptal edildi
Kamu Gözetimi Kurumu’nun yaptığı açıklamaya göre, konkordato süreçlerini kötüye kullandığı tespit edilen:
- 10 denetim kuruluşunun faaliyet izni tamamen iptal edildi,
- 13 sorumlu denetçinin yetkisi kaldırıldı,
- 14 kuruluşa toplam 82 milyon 119 bin TL idari para cezası kesildi.
Ayrıca: – 1 denetim kuruluşunun konkordato yetkisi 2 yıl askıya alındı, – 3 sorumlu denetçi ve 4 denetçinin yetkileri 2 yıl süreyle durduruldu, – 3 denetim kuruluşu ve 1 denetçiye ise uyarı cezası verildi.
Konkordato sisteminin temel işleyişi ve suistimalin boyutları
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe riski taşıyan şirketlerin iflastan korunmak amacıyla başvurduğu yasal bir düzenlemedir. Bu süreçte şirketler bir ödeme planı sunar ve mahkemeden koruma talep eder. Ancak bu sürecin istismarı hâlinde: – Piyasa dengesi bozulmakta, – Borçlu şirketler haksız kazanç elde etmekte, – Alacaklı hakları zedelenmekte, – Ekonomik güven ortamı zarar görmektedir.
Raporlar uygun kanıt olmadan düzenlendi
KGK’nin yürüttüğü incelemelerde ciddi usulsüzlükler tespit edildi: – Raporların 1 ila 7 gün gibi kısa sürelerde hazırlandığı, – 5.000 – 10.000 TL gibi düşük bedellerle denetim sözleşmeleri yapıldığı, – Yeterli ve uygun denetim kanıtları toplanmadan olumlu görüş bildirildiği ortaya çıktı. Bu durum, konkordato sürecinin güvenilirliğini ve yargı sürecinin sağlıklı işlemesini tehlikeye attı.
Konkordato denetimleri yalnızca yetkili firmalarca yapılabilecek
Yaşanan suistimallerin ardından KGK, yeni idari düzenlemelere giderek: – Yalnızca yetkilendirilmiş denetim kuruluşlarının konkordato raporu düzenleyebileceğini, – Faaliyet izni iptal edilen kuruluşların ortak ve yöneticilerinin 3 yıl süreyle bu işi yapamayacağını, – Yeni yetki alacak kuruluşların 3 yıl denetim faaliyeti yürüttükten sonra konkordato sürecine girebileceğini açıkladı.
Konkordato başvurularında bildirimsizlik oranı yüksek
KGK ve Adalet Bakanlığı’nın ortak veri analizine göre: – 2021-2025 döneminde toplam 5.293 konkordato talebi gerçekleşti. – Bunların yalnızca 2.083’ü KGK’ye bildirildi. – Geri kalan 3.210 başvuruda yetkisiz ya da bildirim yapmayan denetim kuruluşları yer aldı. Ayrıca bildirilen denetimlerin yüzde 87’si yalnızca 16 denetim kuruluşu tarafından gerçekleştirildi. Bu durum, işlerin sınırlı sayıda firma etrafında yoğunlaştığını ve potansiyel piyasa tekelleşmesi riskini ortaya koyuyor.
Finansal sistem açısından konkordato süreçlerinin önemi
Konkordato, yalnızca bir iflas erteleme aracı değil; aynı zamanda borç yeniden yapılandırma ve istihdamın korunması açısından da büyük önem taşıyor. Ancak bu sistemin kötüye kullanılması halinde: – Bankacılık sektörü tahsili gecikmiş alacaklar nedeniyle zarar görebilir, – Reel sektörde haksız rekabet ortaya çıkabilir, – Güven sorunu nedeniyle kredi kanalları daralabilir. Bu nedenle konkordato süreçlerinde düzenleyici kurumların rolü kritik öneme sahip.
Şimşek: Süreci Adalet Bakanlığı ile birlikte yöneteceğiz
Mehmet Şimşek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Konkordato müessesesini suistimal eden firmalara ve aracılarına yönelik cezaları ağırlaştırmak için gereken tüm çalışmaları kararlılıkla yürütüyoruz. Adalet Bakanlığımızla bu konuda ortak bir çalışma gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu iş birliği, yalnızca mali değil; aynı zamanda hukuki düzenlemeleri de kapsayan bütüncül bir denetim yapısının inşa edilmekte olduğunu gösteriyor.
KGK incelemeleri devam ediyor
Kamu Gözetimi Kurumu, konkordato denetim süreçlerine ilişkin denetim ve izleme faaliyetlerini sürdürüyor. Yeni incelemelerde tespit edilecek suistimaller için benzer yaptırımların devam edeceği bildirildi. Bakanlık, finansal sistemin sağlığı açısından bu denetimlerin şeffaf ve titiz bir şekilde yürütüleceğini vurguladı.
Sonuç: Konkordato güvenilirliğini yeniden kazanıyor
Yapılan düzenlemeler ve uygulanan müeyyideler, konkordato sisteminin sağlıklı, adil ve şeffaf bir zemine oturtulması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Hem borçlu şirketlerin korunması hem de alacaklı haklarının gözetilmesi adına denetim süreçlerinin sıkılaştırılması kritik bir reform olarak öne çıkıyor. Gelecekte bu düzenlemelerin etkisiyle, konkordato müessesesinin piyasada yeniden güvenle kullanılabileceği bir ortamın oluşması bekleniyor.