Alüminyum fiyatları, küresel piyasalarda artan arz endişeleri ve Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin doğrudan etkisiyle 2022 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Jeopolitik riskler ve ABD’nin tarife kararı
Fiyatlardaki sert yükselişte, özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların arz tarafında yarattığı baskı ve ABD’nin aldığı yeni ticaret kararları belirleyici oldu. Süreci tetikleyen temel gelişmeler şu şekilde sıralandı:
-
Orta Doğu’da Üretim Baskısı: Bölgede yaşanan savaşın, önemli bir üretim merkezi olan Orta Doğu’daki bazı alüminyum tesislerinde kapanma veya üretim kısıntılarına yol açması tedarik zincirini derinden etkiledi.
-
Diplomatik Çıkmaz: İran’ın, İsrail’in Lübnan’daki eylemlerini gerekçe göstererek müzakereleri askıya alması, ABD Başkanı Donald Trump’ın yürüttüğü ateşkes ve diplomatik çözüm çabalarını zorlaştırdı.
-
232. Madde Güncellemesi: ABD Başkanı Trump’ın, ulusal güvenlik gerekçesiyle uygulanan 232. Madde kapsamındaki bazı çelik, alüminyum ve bakır ithalat tarifelerinde değişikliğe giden yeni bir kararname imzalaması, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı daha da artırdı.
LME’de rekorlar ve “backwardation” etkisi
Arz sıkışıklığı beklentileri sadece spot fiyatları değil, aynı zamanda vadeli işlem piyasalarındaki makas aralıklarını da tarihi seviyelere taşıdı. Piyasada öne çıkan göstergeler şu şekilde tabloya yansıdı:
| Piyasa Göstergesi | Güncel Durum / Değer |
| LME Alüminyum Zirvesi | 3.775 Dolar / Ton (Erken işlemlerde %1,6 yükseliş) |
| Güncel İşlem Fiyatı | 3.770,50 Dolar / Ton (%1,47 Artış) |
| Nakit-Vadeli Kontrat Primi | 111,75 Dolar (2007’den bu yana en yüksek fark) |
| Yılbaşından İtibaren Getiri | Yaklaşık Yüzde 25 |
Özellikle nakit alüminyum kontratlarının üç aylık vadeli kontratlara göre priminin ton başına 111,75 dolara çıkması piyasalarda dikkat çekti. Son olarak 2007 yılında bu seviyelerde görülen bu güçlü makas aralığı, kısa vadeli arzın giderek daraldığına dair en net piyasa sinyali olarak değerlendiriliyor.