Almanya’da işgücü piyasası, zayıflayan ekonomik göstergelerin etkisiyle baskı altında kalmaya devam ediyor. İfo Enstitüsü tarafından açıklanan Aralık ayı İstihdam Barometresi, 91,9 puana gerileyerek Mayıs 2020’den bu yana görülen en düşük seviyeye indi. Kasım ayında barometre 92,5 puan seviyesindeydi.
İstihdam barometresi 2020 kriz döneminden beri en düşük seviyede
İfo İstihdam Barometresi’nin Aralık ayındaki gerilemesi, Almanya ekonomisinde iş gücü talebinin giderek zayıfladığını gösteriyor. Bu düşüş, COVID-19 pandemisinin ilk dönemlerinden bu yana en kötü performans olarak kayıtlara geçti. İfo Anketler Başkanı Klaus Wohlrabe, “2025’te özellikle sanayi sektöründe kademeli işten çıkarmalar yaşadık. Zayıf ekonomik görünüm, iş gücü piyasasını yavaşlatmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Sanayide istihdam düşüşü neredeyse tüm alanlara yayıldı
Sanayi sektörü, istihdam konusunda en olumsuz tabloyu çizen alan olarak öne çıkıyor. Otomotiv, makine üretimi ve hazır giyim gibi ana sektörlerde şirketler, çalışan sayısını azaltma planlarını devreye sokmuş durumda. Özellikle hazır giyim üreticileri, maliyet baskısı ve azalan sipariş hacmi nedeniyle personel azaltımına yöneliyor. İfo verileri, sanayi şirketlerinin üretim beklentilerinin zayıf kaldığını, bu durumun da istihdam kararlarına doğrudan yansıdığını ortaya koyuyor. İhracat pazarlarındaki belirsizlikler ve artan enerji maliyetleri, sektörde riskleri artırmaya devam ediyor.
Hizmet sektöründe de istihdam eğilimi negatif
İstihdam barometresindeki gerileme yalnızca sanayiyle sınırlı kalmadı. Hizmet sektöründe de benzer bir tablo mevcut. Bankacılık, sigortacılık, medya ve dijital platformlarda işe alım eğilimi zayıflarken, birçok kuruluş mevcut personel yapısını koruma veya azaltma yönünde karar alıyor. Dijitalleşmenin hızlanması, yapay zekâ uygulamalarının artması ve otomasyon, bazı hizmet alanlarında iş gücü ihtiyacını azaltırken, verimlilik odaklı dönüşüm projeleri de personel azaltımını beraberinde getiriyor.
Ticaret sektörü yeni yılda daha az çalışan hedefliyor
Perakende ve toptan ticaret sektörlerinde de yeni yıl planlamalarında çalışan sayısında azaltıma gidilmesi hedefleniyor. Enflasyon baskısı, tüketici harcamalarında yaşanan düşüş ve artan lojistik maliyetler, ticaret şirketlerinin maliyet optimizasyonu ihtiyacını artırıyor. Almanya genelinde mağaza kapatma ve yeniden yapılanma süreçlerinin hız kazanması, istihdam piyasası açısından olumsuz sinyaller veriyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, belirsizliğe karşı iş gücü planlarını daha temkinli yapıyor.
İnşaat sektöründe dengeli bir görünüm
İnşaat sektörü ise diğer alanlara kıyasla daha dengeli bir istihdam görünümüne sahip. İfo verilerine göre inşaat şirketleri, olumlu ve olumsuz beklentileri dengeleyerek mevcut çalışan sayısını korumayı planlıyor. Kamu destekli projeler, sosyal konut inşaatları ve altyapı yatırımları sektörün dirençli kalmasını sağlarken; öte yandan artan faiz oranları ve inşaat maliyetleri, özel sektör projelerinde yavaşlamaya neden oluyor. Bu çift etkili yapı, istihdamı nötr bölgede tutuyor.
Turizm ve danışmanlık sektörlerinde işe alım planı
İfo İstihdam Barometresi raporunda iyimserlik taşıyan iki önemli sektör dikkat çekti: Turizm ve yönetim danışmanlığı. Bu iki alanda faaliyet gösteren firmalar, 2026’ya girerken yeni personel alımlarına açık bir görünüm sergiliyor. Turizm sektöründe pandemi sonrası toparlanma devam ederken, artan seyahat talebi istihdamda artış potansiyelini beraberinde getiriyor. Yönetim danışmanlığı alanında ise şirketlerin dijital dönüşüm projelerine hız vermesi, nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyacı artırıyor.
Makroekonomik etkiler: Almanya iş gücü maliyetiyle karşı karşıya
Almanya’da işten çıkarmalardaki artış, sadece bireysel düzeyde değil, ülke ekonomisi açısından da önemli yansımalar oluşturuyor. İşsizliğin artması, tüketim harcamalarının daralması ve iç talebin zayıflaması gibi faktörler, büyüme beklentilerini aşağı çekebilir. Ayrıca Almanya’nın euro bölgesi içerisindeki ekonomik istikrar rolü, bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilir. İş gücü piyasasındaki daralma, Avrupa Merkez Bankası’nın para politikaları üzerinde de baskı oluşturabilir.
2026’ya yönelik beklentiler: Yavaş toparlanma umudu
Uzmanlar, 2026 yılına girerken Almanya’da iş gücü piyasasında bir miktar toparlanma beklese de, bunun kademeli ve sektör bazlı olacağını öngörüyor. Özellikle enerji, yeşil teknoloji, yapay zekâ ve dijital altyapılar gibi alanlarda yeni istihdam fırsatlarının doğması olası. Ancak klasik sektörlerdeki daralmanın hızla telafi edilmesi beklenmiyor. Bu nedenle hükümetin vergi teşvikleri, istihdam destek paketleri ve bölgesel kalkınma programları yoluyla piyasayı desteklemesi kritik önem taşıyor.