Almanya’nın imalat sektörü, 2025 yılının son ayında talepteki zayıflığın etkisiyle yeniden daralma sürecine girdi. S&P Global tarafından derlenen HCOB satın alma yöneticileri endeksi (PMI), Aralık 2025’te 47,0 seviyesine gerileyerek sektördeki ivme kaybını ortaya koydu.
Aralık’ta üretim 10 ay sonra ilk kez geriledi
Kasım ayında 48,2 olan nihai PMI endeksi, Aralık’ta 47,0 seviyesine gerileyerek 50 eşik değerinin altında kaldı. Ön açıklamada bu veri 47,7 olarak ölçülmüştü. Endeksteki bu düşüş, son 10 ayda üretimde ilk kez yaşanan gerilemeye işaret etti. PMI verisindeki gerilemenin temel nedenlerinden biri, ihracat satışlarındaki keskin düşüş oldu. Aralık ayı itibarıyla ihracat, üst üste beşinci ayda da düşüş gösterdi. Üstelik bu düşüş, Aralık 2024’ten bu yana kaydedilen en hızlı oran olarak öne çıktı.
İstihdam ve satın alma faaliyetlerinde sert düşüş
Anket verileri, yalnızca üretimde değil, istihdam, satın alma faaliyetleri ve girdi stoklarında da önemli düşüşlerin yaşandığını ortaya koydu. İş gücü sayısında yaşanan düşüş, son altı ayın en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Ayrıca satın alma faaliyetlerinde de keskin gerileme dikkat çekti. Hamburg Commercial Bank Başekonomisti Cyrus de la Rubia, verileri şu şekilde değerlendirdi: “İmalat sektörü 2025’in başlarında toparlanma işaretleri vermişti, ancak Aralık ayında yatırım ve tüketim mallarındaki zayıflıkla birlikte sektör yeniden derin bir daralmaya girdi.”
2026’ya dair temkinli iyimserlik öne çıkıyor
Söz konusu daralmaya rağmen üreticiler, 2026 yılına yönelik beklentilerde iyimserliğini koruyor. Yeni ürün lansmanları, hükümet destekli altyapı projeleri ve savunma ekipmanlarına yönelik talepin sektöre destek olabileceği öngörülüyor. Cyrus de la Rubia, bu beklentilere ilişkin şunları ifade etti: “Altyapı yatırımlarının başlaması ve savunma sanayi ekipmanlarına olan güçlü talep, 2026 yılında imalat sektörünü destekleyebilir. Ancak mevcut veriler, ekonomide toparlanmanın zamana yayılacağını gösteriyor.” Almanya’da imalat sektöründeki daralma, Avrupa genelinde devam eden jeopolitik riskler, düşük küresel talep ve enerji maliyetlerinin yüksekliği gibi faktörlerin birleşimiyle şekillenmeye devam ediyor. Bu gelişmeler, 2026 için sanayi politikaları ve teşviklerin önemini artırıyor.
Kaynak: ForInvest Haber