Avrupa Birliği otomotiv pazarı 2025 yılında istikrarlı büyümesini sürdürürken, elektrikli ve hibrit araçların pazar payındaki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Yeni otomobil kayıtları yükselirken, benzinli ve dizel araçların payı gerilemeye devam ediyor.
AB’de yeni otomobil kayıtları artıyor, elektrikli modeller öne çıkıyor
Avrupa Birliği (AB), 2025 yılı Kasım ayı sonuna kadar geçen sürede yeni otomobil kayıtları açısından büyümesini sürdürdü. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verilerine göre, Ocak-Kasım döneminde yeni araç kayıtları, geçen yılın aynı dönemine göre %1,4 artış gösterdi. Ancak bu artıştaki en dikkat çekici unsur, tam elektrikli ve hibrit araçlara olan talepte yaşanan güçlü yükseliş oldu. Bu eğilim, AB’nin yeşil dönüşüm politikaları ve karbon emisyonunu azaltma hedefleriyle büyük ölçüde örtüşüyor. Elektrikli araçların yükselişi, geleneksel yakıtla çalışan araçların pazar payındaki ciddi daralmayla aynı döneme denk geldi. Bu da otomotiv sektöründe yapısal bir dönüşümün sürdüğünü ortaya koyuyor.
Batarya-elektrikli araçlarda pazar payı %16,9’a ulaştı
Bataryalı tam elektrikli araçlar (BEV), 2025 yılının ilk on bir ayında AB otomobil pazarının %16,9’unu oluşturdu. Bu oran, geçtiğimiz yıllara kıyasla önemli bir artışa işaret ederken, aynı zamanda yıl sonu projeksiyonları ile büyük ölçüde uyumlu bir seyir izliyor. Söz konusu dönemde, toplam 1.662.399 yeni batarya-elektrikli araç trafiğe kaydedildi. Almanya, Belçika, Hollanda ve Fransa gibi büyük pazarlarda çift haneli artışlar dikkat çekerken, bu dört ülke toplam kayıtların %62’sini oluşturdu. Kasım ayında, BEV satışlarında yıllık bazda %44,1 oranında artış kaydedildi. Bu artış, elektrikli araç teknolojilerine olan talebin her geçen gün arttığını ve Avrupa otomotiv pazarının dönüşümünün hızlandığını gösteriyor.
Hibrit araçlar pazarın üçte birini oluşturuyor
Hibrit-elektrikli araçlar (HEV), 2025 yılında büyük bir ivme yakaladı. Ocak-Kasım döneminde 3.408.907 adet hibrit araç kaydedildi ve bu segmentin pazar payı %34,6’ya ulaştı. Böylece hibritler, toplam yeni araç pazarının neredeyse üçte birini temsil eder hâle geldi. İspanya, Fransa, Almanya ve İtalya gibi büyük pazarlarda hibrit satışları güçlü büyüme gösterdi. Bu ülkelerdeki teşvik sistemleri, çevreci mobilite politikaları ve kullanıcı alışkanlıklarındaki değişim, bu performansın başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Hibrit araçlar, tüketicilere hem elektrikli sürüş hem de içten yanmalı motor teknolojisini birlikte kullanma avantajı sunduğu için geçiş döneminde önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Plug-in hibrit satışları yüzde 9,3 pazar payına ulaştı
Plug-in hibrit araçlar (PHEV), 912.723 adet satışla %9,3 pazar payına sahip oldu. Bu araçların şarj edilebilir bataryaları, kısa mesafelerde tamamen elektrikli kullanım imkânı sunarken, uzun yolculuklar için benzinli motor desteği sağlıyor. Kasım ayı verileri, PHEV satışlarında önemli yıllık artışlar olduğunu ortaya koydu: İspanya: %113 artış İtalya: %80,6 artış Almanya: %62,7 artış Bu veriler, plug-in hibrit modellerin, şehir içi ve şehir dışı kullanım avantajlarını birleştirdiği için Avrupa’da yaygınlaşmaya devam ettiğini gösteriyor.
Benzinli ve dizel araçların pazar payı gerilemeye devam ediyor
Elektrikli araçlardaki artış, geleneksel içten yanmalı motorlu araçların pazar payını aşağı çekti. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde benzinli araç satışları %18,6 düşerek 2.665.739 adede geriledi. Bu segmentin toplam pazar payı %27’ye düştü. Dizel araçlarda da kayda değer bir daralma yaşandı. Satışlar %24,4 düşerek toplam pazarın yalnızca %9’unu oluşturdu. Kasım ayı özelinde ise benzinli araç satışları %21,9, dizel araçlar ise %23,2 oranında azaldı. Ülkelere göre yıllık bazda benzinli araç kayıtlarındaki düşüşler şöyle oldu: Fransa: %32,1 düşüş Almanya: %22,4 düşüş İtalya: %17,4 düşüş İspanya: %14,6 düşüş Bu düşüşler, karbon emisyon hedefleri doğrultusunda hem kamu politikalarının hem de tüketici tercihlerinin değişmeye başladığını gösteriyor.
Şarj altyapısı ve teşvikler geçişi hızlandırıyor
Elektrikli araçlara geçişin hızlanmasında altyapı yatırımları büyük rol oynuyor. Avrupa genelinde hızlı şarj istasyonlarının sayısındaki artış, kullanıcı deneyimini iyileştirerek elektrikli araçlara olan güveni artırdı. Birçok AB ülkesinde yürürlükte olan: Araç alım teşvikleri Düşük vergi uygulamaları Bedelsiz veya indirimli şarj imkanları Elektrikli araç plakalarına özel şehir içi trafik kolaylıkları gibi politikalar da satışları destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca üreticilerin sunduğu çeşitli fiyat segmentlerinde yeni modeller, tüketicilere daha geniş bir tercih alanı sağlıyor. Elektrikli araçların toplam sahip olma maliyetlerinin (TCO) düşmesi, bu modellerin cazibesini artırıyor.
Ancak riskler sürüyor: Tedarik zinciri ve ekonomi
Pozitif görünümüne rağmen, otomotiv sektörü hâlâ bazı risklerle karşı karşıya. Küresel tedarik zincirindeki kırılganlıklar ve yarı iletken kıtlığı gibi problemler üretim süreçlerini zorlaştırabiliyor. Ayrıca ekonomik belirsizlikler, tüketici talebini yavaşlatabilecek potansiyele sahip. Yüksek faiz oranları, krediye erişimi kısıtlayarak otomobil satın alma kararlarını etkileyebilir. Bazı ülkelerde teşviklerin daraltılması da 2026 ve sonrası için talepte yavaşlamaya neden olabilir. Sektör analistleri, geçişin sürdürülebilir olması için şu üç başlığın hayati önem taşıdığını belirtiyor: Şarj altyapısının yaygınlaştırılması Vergisel teşviklerin korunması Arz güvenliğinin sağlanması Bu üç alanda eşgüdümlü ilerleme sağlandığı takdirde, Avrupa’nın 2035 sonrası içten yanmalı araç satışlarını sona erdirme hedeflerine ulaşma olasılığı artacaktır.