ABD’de ipotek (mortgage) başvuruları, 28 Kasım 2025 ile sona eren haftada bir önceki haftaya kıyasla %1,4 oranında azaldı. Mortgage Bankers Association (MBA) tarafından açıklanan verilere göre, mevsimsellikten arındırılmış Piyasa Bileşik Endeksi de aynı oranda düşüş gösterdi. Bu gelişme, hem borçlanma maliyetlerindeki sınırlı düşüşe hem de ekonomik belirsizliklerin hanehalkı kararları üzerindeki etkisine işaret ediyor.
Başvurularda haftalık bazda düşüş, yıllık bazda iyileşme
MBA’nın ForInvest Haber ile paylaştığı haftalık rapora göre, mevsimsellikten arındırılmamış verilerle hesaplanan bileşik endeks, önceki haftaya göre %33 oranında geriledi. Bu düşüşte, Şükran Günü tatil haftasının işlem günlerini azaltması da etkili oldu. Yeniden finansman endeksi haftalık bazda %4 düşerken, geçen yılın aynı dönemine göre %109 oranında daha yüksek kaldı.
Satın alma başvuruları ise haftalık %3 artış gösterdi. Bu artış, mortgage faiz oranlarında gözlenen düşüşün, sınırlı da olsa konut alımı yönlü talebi canlandırdığına işaret ediyor. Ancak piyasa gözlemcileri, bu artışın kalıcı olup olmayacağının, gelecek haftalarda açıklanacak istihdam ve enflasyon verilerine bağlı olacağını belirtiyor.
Mortgage oranları düşüyor, ancak talep sınırlı artış gösteriyor
MBA Başkan Yardımcısı ve Başekonomisti Joel Kan, değerlendirmesinde, “Daha zayıf işgücü piyasası ve gerileyen tüketici güveni verileri, tahvil getirilerini aşağı çekti. Bu da mortgage faiz oranlarını son haftada düşürdü” açıklamasında bulundu. 30 yıl vadeli sabit faizli mortgage oranı, ay boyunca artış gösterdikten sonra Kasım sonunda %6,32 seviyesine geriledi.
Kan, “Yeniden finansman faaliyetleri borçluların daha düşük oranları beklemesiyle hem konvansiyonel hem de devlet destekli kredilerde azaldı. Satın alma başvurularında sınırlı artış gözlemliyoruz, ancak ekonomik tablo belirsizliğini koruduğu sürece haftalık sonuçlar karışık seyretmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
Refinansman ve ARM başvurularında değişimler dikkat çekti
Verilere göre, yeniden finansman başvurularının toplam mortgage başvuruları içindeki payı %53,4’ten %53’e geriledi. Bu düşüş, borçlanma maliyetlerindeki aşağı yönlü sınırlı hareketin, refinansman kararlarını önemli ölçüde etkilemediğini gösteriyor.
Diğer yandan, ayarlanabilir faizli mortgage (ARM) kredilerine olan ilgi hafif artış gösterdi. ARM başvurularının toplam içindeki payı %8’e yükseldi. Bu artış, bazı borçluların kısa vadeli düşük faiz avantajını kullanmak istemesinden kaynaklanıyor. Ancak ARM kredilerindeki faiz değişkenliği nedeniyle bu tür kredilerdeki hareketlerin dikkatle izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Kredi türlerine göre başvuru oranları farklılık gösteriyor
Mortgage başvurularında devlet destekli programların paylarında da değişim yaşandı. Federal Konut İdaresi’nin (FHA) payı %18,6’dan %18,3’e gerilerken, Gaziler İdaresi’nin (VA) payı %15,4’ten %15’e düştü. Tarım Bakanlığı kredileri (USDA) ise %0,4’ten %0,3’e geriledi.
Bu değişimler, hükümet destekli mortgage ürünlerine olan talebin ekonomik güven ve istihdam durumu ile doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Özellikle düşük gelirli hanehalklarının kullandığı FHA kredilerindeki düşüş, bu segmentteki talep daralmasını yansıtıyor olabilir.
ABD konut piyasasında belirsizlikler devam ediyor
Mortgage piyasasında görülen bu kısa vadeli dalgalanmalar, ABD konut piyasasının genel eğilimi açısından dikkatle takip ediliyor. Yüksek faiz oranları ve ekonomik büyümede yaşanan yavaşlama sinyalleri, hanehalklarının konut alımı kararlarını ertelemesine neden oluyor.
ABD genelinde konut satışları son aylarda ivme kaybederken, yeni konut inşaatlarında da düşüş gözlemleniyor. Bu gelişmeler, yapı sektörünün büyüme üzerindeki katkısını sınırlıyor. Ayrıca, ev sahipliği maliyetlerinin yükselmesi, özellikle ilk kez ev alacak kesimi zorlamaya devam ediyor.
Finansal piyasalar mortgage verilerini yakından izliyor
MBA verileri, yalnızca konut piyasası için değil, aynı zamanda tüketici güveni, faiz beklentileri ve makroekonomik yönelimler açısından da önemli bir gösterge kabul ediliyor. Özellikle 30 yıllık sabit oranlı mortgage faizlerinde görülen her düşüş, tahvil piyasalarında beklentilerin değiştiğine işaret ediyor.
2025 son çeyreğinde, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımlarına ara vermesiyle mortgage oranlarında yumuşama eğilimi gözlemlenmişti. Ancak istihdam, çekirdek enflasyon ve perakende satışlar gibi verilerdeki oynaklık, faizlerin önümüzdeki aylarda nasıl şekilleneceği konusundaki belirsizliği artırıyor.
Yatırımcılar konut kredisi trendlerini analiz ediyor
Konut piyasasında yaşanan her dalgalanma, emlak yatırım fonları (REITs), mortgage tahvilleri (MBS) ve banka hisseleri gibi yatırım enstrümanlarını da etkiliyor. Özellikle mortgage faiz oranlarının geleceği, bu ürünlerde pozisyon alan yatırımcıların kararlarını doğrudan yönlendiriyor.
Uzmanlara göre, ipotek başvurularındaki sınırlı artış ve faizlerdeki düşüş trendi, kısa vadede olumlu algı yaratsa da, ekonomik görünümde net bir iyileşme olmadan güçlü bir toparlanma beklenmemeli. MBA verileri, bu nedenle piyasa katılımcıları için “erken sinyal” işlevi görmeye devam ediyor.
Sonuç: Mortgage piyasasında temkinli iyimserlik
ABD mortgage piyasasında, 28 Kasım haftası verileri, faiz oranlarında yaşanan düşüşe rağmen başvuruların sınırlı düzeyde kaldığını gösteriyor. Refinansman faaliyetlerinin azalması ve satın alma başvurularındaki kısıtlı artış, konut piyasasında yön arayışının sürdüğünü işaret ediyor.
Bu gelişmeler, hem tüketici davranışlarını hem de finansal piyasaların faiz politikalarına bakışını etkilemeye devam edecek. Aralık ayında açıklanacak istihdam ve enflasyon verileri, mortgage piyasasının yıl sonu trendi açısından belirleyici olacak.