Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), ABD ile İran arasında tırmanan ve küresel tedarik zincirlerini sarsan çatışmaların Orta Doğu ekonomileri üzerindeki yıkıcı bilançosunu yayımladı. ESCWA İcra Sekreteri Rania al-Mashat, savaşın henüz ilk ayında Arap ekonomilerinde devasa boyutlarda bir makroekonomik tahribat yarattığını belirterek uluslararası kamuoyuna acil eylem çağrısında bulundu.
150 milyar dolarlık devasa maliyet ve GSYH tahribatı
Küresel piyasaların ve yatırımcıların odağında yer alan ABD-İran çatışması, bölge ekonomileri için sürdürülemez bir yük haline gelmiştir. ESCWA İcra Sekreteri Rania al-Mashat’ın açıkladığı verilere göre, bu jeopolitik şokun Arap ekonomilerine faturası yalnızca ilk ayında 150 milyar doları bulmuştur. Bu astronomik rakam, bölgesel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 4’üne tekabül etmektedir. Bir ekonominin yalnızca 30 günlük bir zaman diliminde böylesine keskin bir değer kaybı (value destruction) yaşaması, bölgenin makroekonomik istikrarına vurulmuş ağır bir darbedir. Bu kayıp; artan sigorta (risk primi) maliyetleri, iptal edilen siparişler, sermaye çıkışları (capital flight) ve durma noktasına gelen bölgesel ticaret hacminden kaynaklanmaktadır. Yatırımcıların risk iştahındaki ani daralma, Orta Doğu pazarını gelişmekte olan piyasalar (emerging markets) endekslerinde defansif ve son derece riskli bir konuma itmektedir.
Hürmüz ve Bab el-Mendeb krizinin enerji tedarik zincirine yansıması
Savaşın yarattığı en büyük asimetrik risk, küresel enerji ve emtia taşımacılığının şah damarı konumundaki Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb üzerinde oluşan seyrüsefer (navigation) tehditleridir. Al-Mashat’ın altını çizdiği üzere, dünya üzerinde deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’i ve Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) ticaretinin yüzde 19’u bu dar boğazlardan (chokepoints) geçmektedir.





