2025 yılı itibarıyla otonom araç hizmetleri, büyük şehirlerde giderek daha yaygın bir hale gelirken, robotaksi pazarı ana akım ulaşıma entegre olmaya başladı. Bu dönüşüm sürecinde Alphabet’in iştiraki olan Waymo, sektördeki liderliğini pekiştirerek rakiplerinin önüne geçti. Şirket, küresel ölçekte yaygınlaşan mobilite teknolojileri arasında önemli bir rol üstleniyor.
Waymo, 2025’te 26 pazarda aktif ya da test aşamasında
Waymo, 2025 yılı itibarıyla ABD’de ve yurtdışında toplam 26 farklı pazarda faaliyet gösteriyor, test sürüşleri yapıyor ya da yakın zamanda hizmet vermeyi planlıyor. Hâlihazırda Austin, San Francisco Körfez Bölgesi, Phoenix, Atlanta ve Los Angeles gibi metropollerde halka açık sürücüsüz yolculuklar sunan şirket, kullanıcı memnuniyetini artırmayı ve kentsel ulaşım maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor.
Şirketin bu şehirlerde gerçekleştirdiği operasyonlar, şehir içi ulaşım altyapısının dönüşümünü hızlandırıyor. Özellikle Austin gibi teknoloji merkezlerinde yapılan pilot uygulamalar, otonom sürüşün kullanıcılar tarafından benimsenmesini kolaylaştırıyor. Waymo, yalnızca ABD’de değil, Avrupa ve Asya pazarlarında da lisanslama ve mevzuat hazırlıkları yürütüyor. Şirketin bu pazarlara önümüzdeki 2 yıl içinde girmesi bekleniyor.
Rakipler sahada: Zoox ve Tesla da yarışa dahil
Waymo’nun yükselişi, rakip şirketlerin de daha agresif stratejiler benimsemesine yol açtı. Amazon’un çatısı altındaki Zoox, Las Vegas Strip çevresinde ve San Francisco’nun belirli bölgelerinde halka ücretsiz sürücüsüz yolculuklar sunmaya başladı. Bu adım, kullanıcı davranışlarını analiz etmek ve potansiyel pazar talebini ölçmek adına önemli bir test süreci olarak değerlendiriliyor.
Tesla ise “Robotaxi” markalı hizmetini Austin ve San Francisco Körfez Bölgesi’nde devreye aldı. Ancak Aralık 2025 itibarıyla bu araçlarda hâlâ insan sürücüler veya güvenlik görevlileri bulunduruluyor. Elon Musk, Kasım ayında yapılan yıllık hissedar toplantısında bu konuyu değerlendirirken, “Waymo, düzenleyici süreçlerde yolu açtı” diyerek rakibini övdü.
Bu açıklama, sektörde artan rekabetin yanında iş birliği ihtimalini de gündeme getiriyor. Özellikle otonom sürüş teknolojileri konusunda mevzuatların ve sigorta politikalarının hâlâ gelişmekte olması, şirketlerin ortak bir çerçevede hareket etmesini zorunlu kılıyor.
Baidu’nun Apollo Go servisi Çin’de pazar lideri oldu
Asya pazarında ise rekabetin kazananı Baidu oldu. Şirketin geliştirdiği Apollo Go hizmeti, Çin’in birçok büyük şehrinde aktif şekilde kullanılıyor. Ülkenin batısında ve kıyı şehirlerinde yaygınlaşan hizmet, özellikle genç kullanıcılar ve teknoloji meraklıları tarafından tercih ediliyor.
Çin’deki düzenleyici otoritelerin daha esnek ve inovasyon odaklı yaklaşımı, otonom ulaşım teknolojilerinin daha hızlı benimsenmesini sağladı. Apollo Go’nun sunduğu fiyat avantajları da kullanıcıların tercihini etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Waymo’nun ticari başarısı: 20 milyona yakın yolculuk
Waymo’nun ticari anlamda gösterdiği başarı, yatırımcıların ve sektörün dikkatini çekiyor. 2025 yılı itibarıyla şirket, yaklaşık 14 milyon yolculuk gerçekleştirdi. Haftalık ücretli yolculuk sayısı 450 bine yaklaşırken, 2020’den bu yana toplamda 20 milyonu aşkın yolculuk hedefi yıl sonuna kadar aşılacak gibi görünüyor.
Bu ölçekte bir kullanım, Waymo’nun operasyonel verimliliğini artırmasının yanı sıra, kullanıcı güveni açısından da önemli bir gösterge. Ayrıca, reklam gelirleri, veri analitiği ve kurumsal iş birlikleri gibi yan gelir kalemlerinin artması, şirketin kârlılığını destekliyor.
Tüketici güveni hala düşük, maliyetler yüksek
Her ne kadar operasyonel rakamlar pozitif olsa da, tüketici güveni henüz arzu edilen seviyeye ulaşmış değil. Amerikan Otomobil Birliği’nin (AAA) 2025 başında yaptığı ankete göre ABD’li sürücülerin yüzde 66’sı otonom araçlardan korktuğunu, yüzde 25’i ise kararsız olduğunu belirtti. Bu oranlar, teknolojinin psikolojik ve kültürel adaptasyonunun zaman alacağını gösteriyor.
En sık dile getirilen şikâyetler arasında gürültü kirliliği, trafik yoğunluğu ve düzensiz sürüş davranışları yer alıyor. Buna karşın Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), şu ana kadar ciddi kazaların sınırlı kaldığını ve genel güvenlik performansının beklentilere uygun olduğunu duyurdu.
Fiyatlandırma açısından bakıldığında ise robotaksi hizmetleri hâlâ geleneksel insan sürücülü Uber ve Lyft gibi alternatiflerden daha pahalı. Bu durum, kullanıcı kitlesinin sınırlı kalmasına neden oluyor. Ancak analistler, 2026 ve sonrasında ölçek ekonomisi ve yapay zekâ optimizasyonları sayesinde bu maliyetlerin düşmesini bekliyor.
Robotaksi geleceği: Finansal yatırımlar artıyor
Sektördeki büyüme potansiyeli, yatırımcıların da dikkatini çekmiş durumda. Risk sermayesi fonları ve otomotiv devleri, son iki yılda robotaksi ve otonom sürüş sistemlerine yönelik toplamda 50 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdi. 2026’ya kadar bu rakamın 80 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Yatırımların odağında batarya teknolojileri, sensör sistemleri, 5G entegrasyonu ve veri güvenliği gibi alanlar bulunuyor. Ayrıca Waymo, Tesla ve Baidu gibi öncü şirketler, patent portföylerini genişleterek teknolojik üstünlüklerini korumaya çalışıyor.
Özellikle şehir içi mobilite çözümleri geliştiren girişimlerin büyük teknoloji firmaları tarafından satın alınması, konsolidasyon trendini de beraberinde getiriyor. Bu eğilim, pazardaki rekabetin yönünü ve stratejik ortaklıkların doğasını yeniden şekillendirebilir.
Sonuç: Robotaksi artık geleceğin değil, bugünün konusu
2025 yılı itibarıyla robotaksi hizmetleri yalnızca bir teknoloji trendi olmaktan çıkıp, kentsel ulaşımın gerçek ve etkili bir parçası haline geldi. Waymo’nun liderliği, diğer oyuncuların hızlı hareket etmesine neden olurken, tüketici algısı ve fiyat dinamikleri hala çözülmesi gereken konular arasında.
Önümüzdeki dönemde düzenleyici çerçevelerin daha netleşmesi ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi ile birlikte, robotaksi pazarının hem ekonomik hem de sosyal etkileri daha da artacak gibi görünüyor. Bu süreçte, yatırımcılar kadar şehir planlamacıları ve ulaşım otoriteleri de bu dönüşümün parçası olmak zorunda kalacak.