Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910 oldu. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek yıllık satış adedi olarak kaydedildi. Aralık ayında ise Türkiye genelinde konut satışları, 2024 yılının aynı ayına göre yüzde 19,8 artarak 254 bin 777 olarak gerçekleşti.
İstanbul, Ankara ve İzmir en çok konut satılan iller oldu
2025 yılında en fazla konut satışının gerçekleştiği il, 280 bin 262 ile İstanbul oldu. İstanbul’u 152 bin 534 satışla Ankara ve 96 bin 998 satışla İzmir takip etti. En az konut satılan iller ise 727 ile Ardahan, 1.251 ile Bayburt ve 1.559 ile Hakkari oldu.
İpotekli satışlarda yıllık bazda yüzde 49 artış yaşandı
İpotekli konut satışları, Aralık 2025’te bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,2 artarak 29 bin 149 oldu. 2025 yılının tamamında ipotekli satışlar yüzde 49,3 artarak 236 bin 668’e ulaştı. Bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yıl genelinde yüzde 14,0, Aralık ayında ise yüzde 11,4 olarak kaydedildi. Aralık ayında ipotekli satışların 7 bin 666’sı, yıl genelinde ise 57 bin 639’u ilk elden gerçekleşti.
Diğer konut satışlarında da artış sürdü
Türkiye genelinde diğer satış türleri incelendiğinde, Aralık ayında yüzde 19,2’lik bir artışla 225 bin 628 konut el değiştirdi. 2025 yılı toplamında ise bu sayı yüzde 10,1 artarak 1 milyon 452 bin 242’ye ulaştı.
İlk el konut satışlarında yüzde 11,6’lık artış görüldü
Aralık ayında ilk el konut satışları, 2024’ün aynı ayına göre yüzde 26,2 artarak 96 bin 690’a yükseldi. 2025 yılı genelinde ilk el satışlar yüzde 11,6’lık artışla 540 bin 786 olarak kaydedildi. Bu, toplam satışların yüzde 32’sine karşılık geliyor.
İkinci el satışlar 2025’te 1,1 milyonu aştı
2025 yılında ikinci el konut satışları ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 15,6 artarak 1 milyon 148 bin 124 oldu. Aralık ayında ise 158 bin 87 ikinci el konut satışı gerçekleşti. Bu satış türü toplamın büyük kısmını oluşturdu.
Yabancıya satışlarda düşüş yaşandı
2025 yılında yabancılara yapılan konut satışları, bir önceki yıla göre yüzde 9,4 azalarak 21 bin 534’e geriledi. Bu, toplam konut satışlarının yalnızca yüzde 1,3’üne denk geliyor. Yabancıya satışlarda ilk sırayı 7 bin 989 konutla İstanbul aldı. Onu 7 bin 118 konutla Antalya ve 1.800 konutla Mersin izledi. Aralık ayında yabancılara satış ise yüzde 5,1 artışla 2 bin 541 adet olarak gerçekleşti. Bu ayda toplam satışlar içindeki yabancı payı yüzde 1,0 oldu.
Konut fiyatlarında reel gerileme ikinci yılına girdi
Reel konut fiyatları üst üste ikinci yıl da düşüş gösterdi. TCMB ve TÜİK verilerine göre, 2024 yılında konut fiyatları enflasyondan arındırıldığında yüzde 10,4 oranında geriledi. Bu düşüş, 2025 yılında da yüzde 1,4 ile devam etti. Konut fiyatları reel olarak en güçlü artışını yüzde 53,3 ile 2022 yılında yaşamıştı. 2023 yılında bu artış yüzde 11,1’e gerilerken, 2024 ve 2025 yıllarında fiyatlar negatif seyre geçti. Uzmanlar, bu durumun yüksek enflasyon sonrası oluşan fiyat balonunun çözülmeye başladığını gösterdiğini belirtiyor.
2018 benzeri bir düzeltme süreci yaşanıyor
Tarihsel veriler, konut fiyatlarında reel düşüşün en son 2017-2019 döneminde yaşandığını gösteriyor. Özellikle 2018 yılında konut fiyatlarında reel bazda yüzde 12,3 oranında bir değer kaybı yaşanmıştı. 2024 ve 2025 yıllarındaki düşüş, bu döneme benzer bir düzeltme süreci olarak değerlendiriliyor. Bu süreç, piyasada daha sağlıklı fiyat oluşumlarının önünü açabilir.
Konut piyasasında arz-talep dengesinin etkisi büyük
Konut piyasasındaki fiyat hareketlerinin temelinde, artan talep, krediye erişim koşulları ve yeni konut arzındaki yavaşlama gibi birçok faktör bulunuyor. 2025 yılında konut talebindeki artışa rağmen fiyatlardaki reel düşüş, tüketici davranışlarında bir değişimi de yansıtıyor. Özellikle yatırım amaçlı konut alımlarında bekle-gör eğiliminin hakim olması, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına yol açtı.
Konut piyasasında 2026 yılına dair beklentiler
2026 yılına girilirken uzmanlar, konut satışlarında ılımlı bir artışın sürebileceğini, ancak fiyatların reel bazda denge arayışını sürdüreceğini belirtiyor. Kredi faiz oranlarının seyrine ve makroekonomik göstergelere bağlı olarak piyasada yeniden hareketlenme yaşanabileceği ifade ediliyor. Öte yandan konut yatırımcılarının, artan inşaat maliyetleri, arsa fiyatları ve bölgesel arz darlıklarını da dikkate alarak karar verdiği bir döneme girildi.