Dünya siyasetinin gözü kulağı, Fransa’nın ev sahipliği yaptığı G7 Zirvesi’nden gelen tarihi nitelikteki diplomatik açıklamalara çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile 100 günü aşkın süredir devam eden sıcak savaşı resmen sona erdirecek kapsamlı barış anlaşmasının imzalandığını ve metnin “çok yakında” kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.
“Anlaşmanın tamamı imzalandı”
G7 Zirvesi’nin düzenlendiği Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen Donald Trump, barış protokolünün perde arkasına dair kritik bilgileri doğruladı:
-
İmzalar Tamam: Trump, “Anlaşmanın tamamı imzalandı” diyerek, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın bir gün önce metne resmi imzaları attığına yönelik istihbaratı kesinleştirdi.
-
İsviçre’de Resmi Tören: Küresel ekonomiyi derinden etkileyen bu mutabakatın nihai imzaları ve resmi ilanı, bu hafta cuma günü İsviçre’de gerçekleştirilecek törenle kayıtlara geçecek.
Hürmüz Boğazı cuma gününe kadar tamamen açılıyor
Savaş nedeniyle küresel enerji ve emtia sevkiyatının tıkanmasına yol açan en kritik kördüğüm çözülüyor. Başkan Trump, küresel petrol akışının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın askeri açıdan kısmen temizlendiğini ve cuma gününe kadar tamamen ticari gemi trafiğine açılacağını müjdeledi.
Bu lojistik operasyonun uluslararası güvenliği için Avrupa sahneye çıkıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa, Birleşik Krallık ve yaklaşık 20 ülkenin katılımıyla, Hürmüz Boğazı’nın güvenli şekilde yeniden açılmasını koordine edecek büyük bir denizcilik ve donanma görev gücüne öncülük edeceklerini açıkladı.
Nükleer silah maddesi ve “Güçlü Denetim”
Anlaşmanın askeri ve diplomatik omurgasını oluşturan en net madde, İran’ın nükleer programına yönelik oldu. Trump, İran’ın kitle imha ve nükleer silaha sahip olmamayı resmi olarak kabul ettiğini savundu. Bu taahhüdün kağıt üzerinde kalmayacağını vurgulayan ABD Başkanı, sürecin sahada kurulacak “güçlü bir denetim mekanizması” yoluyla harfiyen uygulanacağını belirtti.
Sırada 60 günlük kritik takvim var
Cuma günü İsviçre’de atılacak imzalarla anlaşma resmen yürürlüğe girdiğinde, Orta Doğu diplomasisinde zamana karşı yeni bir yarış başlayacak. Taraflar, İran’ın nükleer tesislerinin geleceği ve Washington’ın Tahran’a uyguladığı ekonomik yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesi başlıklarında 60 günlük yoğun bir müzakere sürecine giriş yapacak.
Trump, Tahran’daki yeni lider kadrosuyla çok iyi anlaştığını belirterek, iki ülke arasında geleceğe yönelik olumlu ve sürdürülebilir bir ilişki kurulmasını umduğunu sözlerine ekledi.
Uzman Gözüyle: “Nihai çözüm değil, temkinli bir başlangıç”
Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Kıdemli Araştırmacısı Abbas Aslani, varılan mutabakatın kağıt üzerinde büyük bir başarı olduğunu ancak sahada zorlu sınavlar vereceğini hatırlattı:
“Bu mutabakat nihai ve kusursuz bir çözüm değil, sadece diplomaside yeni bir başlangıçtır. İran, geçmişteki nükleer anlaşma tecrübeleri (JCPOA) nedeniyle oldukça temkinli hareket edecek ve Washington’ın taahhütlerini sahada nasıl uygulayacağını çok yakından izleyecektir. Ayrıca, bölgede diplomatik süreci kendi güvenliği için tehdit olarak gören İsrail’in bu barış koridorunu engellemeye yönelik hamleler yapabileceği unutulmamalıdır. Anlaşmanın uygulanması, imzalanmasından çok daha zorlu bir süreç olacaktır.”